22 Eylül 2017 Cuma

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

İki Şiir Bir Deneme

31 Mayıs 2012 Perşembe 22:45

Sevgili dostum yazar ve şair Kadir Yavuz, maşallah yine sessiz uçak misali ikisi ‘’Eylül Yağmurları ‘’ ve ‘’Dün gece’’ şiir, denemelerinden bir araya getirdiği ‘’Antiparantez’’ olmak üzere repertuarına sessiz sedasız üç kitap daha ekledi...

Son yıllarda okumanın ve yazmanın bir garip olduğu dünyada, hala bu garip düzene inat büyük bir özveriyle yazmaya devam eden değerli dostumu, 20 civarında yayımladığı eserlerinden ve bu gayretinden dolayı tebrik ediyorum…

Eylül Yağmurları şiir kitabından aynı adlı siir.

Son çaresizlik! Belki de son bir bakış                                                                                                               İçten bir ağlayıştır, eylül yağmurları.
Gülüp geçersin belki! Son duraktaki ayrılış                                                                                                          Olmalı bu ağlayış, sızlayış ve haykırış…

Diyerek başlayan dizelerle çok hoş ve başka bir dünyaya seyahat ediyor insan…

Zaman zaman fırsat bulduğumuzda uzun uzun sohbet ederiz bir seferinde baya üzgün bir haldeydi ve bunun sebebini sorduğumda, bir tanıdığım, kendisine en son yayımlanan kitabımı taktim ettiğimde: ‘’bırak bu işleri, boş işler bunlar o kadar yoruluyorsun sonuç yine sıfır. Yazarak ve okuyarak hayat kazanmak senin işin olamaz. Bunun için ya medyatik olacaksın ya da bekrauntunun iyi olması gerekir.’’ Demesine baya içerlemiş.

Sayın Yavuz, bunun üzerine: çok gariptir; çağımızda işler o hale geldi ki okumak ve yazmak, anlayışlı insanlar arasında bile, ne teorik ne pratik hiçbir yararı ve değeri olmayan boş ve kuru bir iş olup kaldı. Bence bunun nedeni, yazmanın ana yollarını sarmış olan safsatalardır. Yazmayı, insanlar için ulaşılmaz, asık suratlı, çatık kaşlı ve belalı göstermek büyük bir hatadır. Onun yüzüne bu sahte, bu kaskatı bu çirkin maskeyi kim takmış? O ki hep bayram ve hoş zaman içinde yaşamayı emreder bize. Gamlı ve buz gibi soğuk bir yüz içimizde yazmanın barınamadığını gösterir. Yazmayı barındıran ruh, kendi sağlığıyla bedeni de sağlam etmeli. Huzur ve rahatın ışığı ta dışarıdan görünmelidir. Dış varlığı kendi kalıbına uydurmalı ve böylece ona sevimli bir gurur, hareketli ve neşeli bir tavır, memnun ve güler yüzlü bir hal vermelidir aslında.
 İşte bunu ben bunu hazmedemiyorum, demek ki bazı güzellikleri insanların görebilmesi için kolektif bir mücadele gerekli ama bu mücadeleyi verecek beş kişiyi bir araya getirmek mümkün değil.
Dedi.

Bunun üzerine bende, boş ver usta ‘’sen büyük bir limansın.’’ Hayatın boyunca çevrendekilerin seni anlamasını bekleme, kimse seni ve senin içinde kopan fırtınaları anlamaz. Bir sen varsın şu hayatta senden öte. Bazen haykırışlarımı duyuyorlar mı dersin, ama kimse fark etmez bile ne kadar bağırdığını, kulaklarını tıkamışlardır bile. O yüzden hiç bir zaman bekleme, sen sadece şimdilik kendine yaşa seni mutlaka birileri bir gün anlayacaktır. İşte o zaman sen onlar için Ünlü deneme ustası Kadir Yavuz. Ama benim için her zaman bu dönemin Michel Eyquem de Montaigne’sisin dedim.

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR