23 Eylül 2017 Cumartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

İklim Isındı…

07 Eylül 2011 Çarşamba 11:52
İklim ısındı…
 
Aşk tatile girdi. Sıcak bir saate düştü, yüreğim. Ben sensiz sanki ateşleyim.

Çığ gibi büyüyor, nefsi arzularım. İsteklerim bitmiyor. Yalnızlık içime sinmiş, kaldırıp atamıyorum. İklim ısındı galiba! Ama, sen hâlâ bana karşı soğuksun. Ben ısınmışım, sensizlik içindeymişim ne anlamı var ki? Senin sıcaklığını almadıkça, anlamsız ısınmışlığım!

Ayrılıkların uzunu acı verir, aşkı bilene! Aşkı bilmeyense, bir eksikliğiyle yaşar. O çölde kaktüse sarılır, sense bahçede güle! Her öteni bülbül sanmaz… Gül. Sıcağın çöle dokunuşunda, gülün dikenli bir kaktüse döndüğünü görürsün! Hiçbir şey güldeki vefayı gösteremez… Sevgide öndedir, güzellikte öyle ve kokuda da! Geçemez kimse gülün önüne!
Gülde gördüm gülümseyişini… Kokunu hissettim ısınan iklimde! Uzaklardasın ya, gelir misin; gelmez misin? Neden, ümitlendirirsin uzak gönülleri! İklim ısındı mı, ne?

Sina Çöllerinde susuzluk mu çektin? Hangi işkenceye maruz kaldın? Hangi kuyu başında, duaya sarıldın? Uzaklardan aşkı tattın mı? Mektup mu yazdın, sevda çekene? Dünya gözüyle göremezsin, uzaklarda acı çekeni! Yazmalıydım sanki, bir unutulmuşluğun hissiyatına kavuşma adına! Her dudak anlar, pınar suyundan… Kalem değil miydi, yazarken eğilen… Düşerken kırılan. Her kibir, bilir ki bu gurur şeytandan! Kalbin kırılışına dayanamam ama bana da hak ver n’olur? Yaşanmamışlar da, yazılmıyor ki!

Her konuştuğunda, her yazdığında ve her acı çektiğinde yeni bir şey öğreniyor insan! Öğrenmenin yaşı yok ki, zaten! Ölüme giderken bile son saniye de, öğreneceğin şeyle gökyüzüne asılı kalıyor, gözlerin. Bir salıncak zinciri gibi sallanacak gözler ve yumulmadan öylece kalacak, sana doymayan bir sevgili el tarafından kapatılıncaya kadar; uzanacağı yere doğru uzanacak. Mezarını orada sanacak, toz bulutları arasındaki, gizemli maviliklerde… Olacaksın! Ne ısındığını bilecek iklimin ve ne de üşüdüğünü hissedeceksin… Ruhun uçuşu anında birkaç saniyelik bir soğukluk, birkaç saniyelik bir titreyiş… Öylece bakacaksın. Ne ölüme hızla gidişin farkını sen anlayacaksın, ne de yanındakiler!

Hayat bu işte! Yaşadığın da, yaşayacağında bundan ibaret… Sen hep çözmeyle uğraştın hayatı ama, başarılı olamadın. Gün oldu, o güne kandın; gün içinde kaldın, günü geçtin, geceden sonraki diğer güne uzandın ki, ben hiç yaşamamışım dedin. Hani, senin yarattıkların… Eserlerin nerde? Ne çölde izin kaldı, ne de közde! Kimi yıkadı, defnederken; kimi de, yaktı denize attı… Sonuçta, ya toprakta çürüdün ya da denizde küldün.

Yeni bir şey daha öğrendim, kendimle konuşurken! Kimle konuşacaksın ki? Yok, senin dilinden anlayan yok! Seni dinleyen yok! En büyük servet yalan olmuş… Ama sözün sahibine: “Yalan bütün bu dediklerin… Olamaz… Doğru olamaz… Yalan!” desen, ne yaparlar seni, biliyor musun? En iyisi kendi kendinle konuşmak! Başardım, bir şeyleri alt etmeyi başardım. İklimin sıcaklığına kanmış, kendimce bir şeyler karalıyorum. Hayallerim benle, onunla yaşıyorum. Hakikatlerime kimsenin iğrenç oyunlarını katmasına fırsat vermiyorum. Her gerçekle kendimce hesaplaşıyorum… Kendimle yarışıyorum.

Öğrendiklerini bazen kendine saklamalısın… Yani, bazen kendinde saklamalı, bazen de o öğrendiklerinle yaşamalısın… Yaşamalısın ki, yaşasın arzu ve isteklerin! O yaşadıkların arasındaysa sevdiğin; her gönlü sen bilirsin, her yüreği senden bilirsin. Nitekim, yaşadıklarında sen gibi insandır. Senin taşıdıklarından, onda da var… Yürekse yürek, gönülse gönül, kalpse kalp! Aynı anda aynı şeyi düşünüyorsan birsin demektir. Başaracağına inanıyordum zaten. Tek vücut olmalı değil mi? Seninde hiç sesin çıkmıyor ki… Anlayıp, anlamadığını veya anlaşılıp, anlaşılmayacağımı nasıl bileceğim.

İklim ısındı… Hiçbir şey eskisi gibi değil! Ne çocuklar eskiden olduğu gibi çizgi oynuyor, ne gökyüzüne balon salıyorlar, ne uçurtma uçuruyorlar, ne çocukluk aşkları var, ne de o karşılıksız sevgiler var… Geçmişte kaldı her şey!

Şimdi sana sorsam: “Dünü mü, istersin; bugünü mü? Ne dersin? Tercihin iklimden yana mı kullanırsın, dünde kalan benden yana mı, kullanırsın…” Yap tercihini bakalım.

Düne takıldım… Isınan iklime rağmen şu yaz akşamı, üşüyor musun yoksa?
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR