26 Eylül 2017 Salı

Neriman CANBOLAT / Ajans32

İlk Gözbebeğimin, İlk Göz Bebeğine...

01 Eylül 2014 Pazartesi 08:44

          Hayatımın anlamı, vazgeçilmezim, tek küçük aşkım, sanadır bu yazım. Sen benim tek baharım, küçük dünyam, yaşam kaynağım, huzur verenimsin. Yıllar sonra gelen mutluluğumsun. Hayatımın faizi biliyor musun Seni anlatmak, seni yazmak öğle çok kolay değil.

   Durağanlaşmaya başlamış dünyama iyi ki geldin. Hoş geldin AŞKIMMMMM. Bana o kadar tatlı duygular yaşattın ki bunu iki tatlı cümleyle anlatamam. Sanki yaşamamın anlamı, aldığım nefesimsin. Akıp giden hayatta sona yaklaşırken, gelişinle baharı tekrar yaşattın bana. Siyahıma beyaz oldun. Canımın canı biliyor musun ben seninle yeniden doğdum. Seni öpüp koklamak kova kova bal yemek gibi bir şey sanki. Seni ne kadar sevdiğimi bir bilsen bal peteğim. Neneeeeee diye arkamdan koşuşun ömrüme ömür katıyor.

   O yaramazca gülüşün en büyük servetim ve zenginliğim. Seni ilk kucağıma aldığımdan itibaren, kalbimdeki tüm güzel duygularımın adı sensin bebeğim.
   Annenin ilk sana hamileliğini öğrendiğimde hem sevindim hem de korktum. “ eyvah galiba, yaşlandım” dedim. Seninle yaşlanmanın tadını tabi ki daha sonra anladım. Yıllar sonra tekrar minik bir bebeği kucağa almak nasıl olacaktı. Oysa babanı ve amcanı kucağıma aldığım gün sanki çok yakın bir geçmiş gibi.

    Ne zaman büyümüştü benim minik sarı kuşumda baba oluyordu…  (acaba amcan ne zaman baba olacak)… Yüreğimin yarısı buruktu tabi ki. Çünkü deden seni görememişti. Oysa nasılda hevesliydi bir torun sahibi olmaya. Onun sevgisini ben verebilecek miydim acaba. Hayal kurardı daha sen anne karnına düşmeden. Seninle bakkala gidecekti minik ellerini tutarak. Parka götürecek okuluna deden bırakacaktı… Olmadı aşkım olmadı işte ALLAH dedeni yanına aldı seni göremeden. Ama hani şimdi mezarına gidiyoruz ya; işte! Seni mutlaka görüyordur. 9 ay boyunca anneyi hiç üzmedin.

     Hatta anneyi daha da güzelleştirdin. Ve o büyük gün gelmişti. 2 eylül 2011. (Tıpkı benim gibi başak burcu).Ben işteydim senin doğduğunda. Seni görmek için can atıyordum. Acaba kime benziyordun, nasıl bir şeydin. Doğumunla evimize, neşe, mutluluk, umut kısaca her şey her şey getirdin güzel kuşum. Gece seni görmeye geldiğimde anne ve babanın çok üzgün olduklarını gördüm. Annede sende çok yorgundunuz. Tabi ki 9 aylık uzun bir yoldan gelmiştin ve annecik seni bıkmadan usanmadan hiç mola vermeden taşımıştı.

     Normaldi bu yorgunluğunuz. Aaaa güzel bebeğim yüzünde kocaman kırmızı bir leke vardı. Çok korkmuştum kalacak diye ama öğlede olsaydın yine seni çok severdim balım. Hımmmm birde saçların hiç yoktu. Çizgi filmdeki kayyoya benziyordun. Gözlerin iki boncuk tanesiydi. Aman ALLAHIM kime benziyordun sen.

     Ama çok vakit geçmeden ciddi bir sağlık problemin olduğunu öğrenmiştik. Hepimiz perişan olmuştuk üzüntüden. Seni yoğun bakıma aldıkları an sanki dünyamız yıkılmıştı. Dua ettim Allaha benim ömrümü de sana versin diye. O acıyı şuan bile hissediyorum küçük meleğim. Şükür ki dualarımızı Yaradan duydu ve seni bize bağışladı yüreğimin diğer yarısı. 

  İşte; yıllar geçti ve sen çabucak büyüdün. Yarın senin doğum günün 3 yaşındasın. Evet, 3 yıl geçmiş sarı çiçeğim. Kum taneleri kadar çoğalsın ömrün. Nene senin yoluna ve seni veren Allaha kurban olsun. İyi ki doğdun gönlümün prensi. Bana bu güzel duyguları yaşattığın ve beni nene olarak seçtiğin için çok teşekkür ediyorum. Allah herkese önce hayırlı evlat, ardından da senin gibi hayırlı torun versin inşallah. Yeni yaşında çok uzaklardasın tatildesin anneyle, ama geleceksin.

   Eminim baba senin için kim bilir ne sürprizler hazırlıyordur. Tabi benim sana bu yazımda onlar için sürpriz olacak. Anlayacağın herkes sürpriz peşinde aşkım. Biliyor musun bana giderken “ seni özlicem nene” diyerek gitmiştin. Hâlâ içimi yakıyor o halin. Daha sonrada babadan öğrendim ağlamışsın arabada. Kurban olurum her gözyaşına senin. Şimdide ben ağlıyorum çiçeğim. Arabaya binerken elimden tutup “nene yanıma otur, yanımda dur” diye çağırırdın.

    Ama aklıma gelmişken arkada oturur ikimiz el ele tutuşur sen polis gördüğün an “ nene pıys (polis) der kafamızı yere eğer saklanırdık. Çok eğlenceli olurdu. İkimizde çok eğlenirdik. Baba ile anne bize bakar gülerdi. Müzik sesini duysan hareketli hemen oynardın ve “nene oyna” der bana nasıl oynayacağımı tarif ederdin. Sana bakarken tadı hâlâ yüreğimde olan babanı ve amcanı ilk kucağıma aldığım anı hatırlıyorum. Sanki bebekliklerine çocukluklarına doyamadığım sevgilerini sende tamamlıyorum. 

   En büyük keyfin dolaplarımı karıştırmaktı. Benden no (donduma ve sakız istemek. Benimle bakkala ,parka gitmeyi, birlikte vakit geçirmeyi çok seviyordun .Kucağıma almama bayılıyordun. Yoruldum dediğim zaman ben ben” diyordun. Sanki sen taşıyordun beni. Yerim seni ben aşkımmmm…. Aaaaa işte bunu yazmadan geçemem. Devrik cümle kullanmayı çok seviyordun. “ben seni sevmiyor ııhh hayır.” Hemen tercüme edeyim yani” ben seni seviyorum”. Anlamında. Yaaaaa kısaca öğle tatlısın ki bal böcüğüm vallahi bal yanında tatsız kalır be kuşum.

     Torun baldan tatlıdır diye bir deyim varya işte bu sana olan duygularımı anlatan çok doğru bir söz. Sen benim için sadece bir torun değil, arkadaşım kısaca her bir şeyimsin. Aaaa hatta patronumuzsun. İşyerimiz senin üzerine. Herkesin bir yaşam koçu vardır ya! Benim koçumda koyunumda sensin. Varlığın bana en büyük hediye. Biliyor musun yalnızlığımın çiçeği, canımın canı bebeğim ben sensiz yaşayamam. Çünkü seni çok seviyorum. Allaha her an dua ediyorum. Rabbim sana hayırlı uzun ömür versin diye. Evde kalan kıyafetlerini öperek kaldırıyorum.

      Telefonumun ekranındaki resmini öpüyorum. Doyamıyorum sana. Her gün görmek bile yetmiyor aşkım. Anne ve baban seni çok güzel yetiştiriyorlar. Onlarla ayrıca gurur duyuyorum. Biliyor musun arada ben seni şımartıyorum yasakları çiğnetiyorum baba bana kızıyor. Olsun senin yaramazlıklarını da seviyorum. Sana nasıl kızılacağını bilmiyorum ki! Beni gördüğün an Çobaklarını (çoraplarını) çıkartıp börülcelerini öpmemi istiyorsun.

     Yani ayak parmaklarının arkasını. Onlar benim börülcelerim. Babayla amcanın da çok severdim börülcelerini öpmeyi. Seni “nenesinin kuzusu” diye severdim. Eğer benden işin bitecekse “ hı hı neneyin duzusu” derdin. Ama eğer işin yoksa benimle “ hayır neneyin duzusu deil, babayın duzusu” derdin. Ene (enese) aşıktın adeta. Öncelei r ennnn diye çağırırdın. Sonra enessss demeye başladın. Bakalım amca demeye ne zaman başlayacaksın. Enesin motoruna binmeye bayılıyordun. Çok dikkatli ve akıllısın. Tıpkı anne ve babanın kopyasısın. Ne olacaksın diye sorulsa itfaiyeci  pilot diyordun. Bu arada senin dilinden de yazalım

   Dombez (domates), kinona (kumanda) ,helga (helva), imasil (ıslak mendil), ımasir (misafir) , tey (teyze), en çok sevdiğim afakım (ayakkabı), çobak (çorap), çitotta (çikolata), pıy (para) evet en büyük keyfin NO (dondurma)  “ nene no al” der beni bakkala götürürdün.
Evet yalnızlığımın çiçeği, sana olan duygularımı satırlara sığdıramam. Kim bilir bu satırları kendin okumaya başladığın zaman ben belki de olmayabilirim. Şunu sakın unutma bedenim yanında olmasa da, ruhum hep yanında olacak meleğim.

     İşte hep bu yüzden o gözlerine doyasıya bakıyor, saçlarını okşuyorum kokunu içime çekerek öpüyorum. Hayatının ne kadarında olacağımı bilmiyorum. Ama Eminim baban gibi annen, amcan gibi güzel insan olacaksın ve güzel bir baba olacaksın miniğim. Sen benim kışımın, küçücük bahar papatyasısın. Senin için dünyayı yakarım aşkım. Bir tek gözyaşın için ömrümü veririm. Beni hep gülerek hatırla emi. Çılgınlıklarımızı hatırla. Allah sana annen, babanla birlikte hiç ayrılmadan topluma mutlu, sağlıklı, başarılı ve huzurlu hayırlı bir ömür versin.

    Yaşamın hep güzel geçsin. Allah seni, anneni babanı ve enesi meleklerle korusun. En güzel şeyleri nasip etsin. İyi ki doğdun,  iyi ki varsın küçük arkadaşım. Minicik ellerini, avuçlarını, sıcacık bakan gözlerini ve minik börülcelerini koklayarak öpüyorum biricik aşkım. İlk göz ağrımın, ilk göz ağrısı seni çok seviyorum. Canımın canı torunum bu satırları kalemle değil yüreğimle, ruhumla, gözyaşlarımla yazdım sana. Allaha emanet ol nice yıllara aşkım.
 

 Not: Milas’a giderken sana başka çocukları sevmeyeceğim diye söz vermiştim ya, sözümde duruyorum kimseyi sevmiyorum bebeğim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR