16 Ağustos 2018 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
02 Mart 2018 Cuma 09:12

Isparta Şehir Hastanesi’nde Yüreğe Dokunan Bir Merkez

Isparta Şehir Hastanesi’nde Yüreğe Dokunan Bir Merkez
Isparta Şehir Hastanesi’nde Yüreğe Dokunan Bir Merkez

DEMOKRAT GAZETESİ'NİN ÖZEL HABERİ

Onların büyük bir bölümü ‘son dönem’ hastaları… Kalan yaşamlarını daha kaliteli ve ağrısız geçirebilmek için hastanedeler… Hastane personeli; onlar ve onların yakınları için adeta seferber olmuş… Sadece tıbbi gereksinimleri değil, sosyal etkinlikler, özel geceler, eğlenceler düzenleniyor. Tek bir amaç var; hastaların ve yakınlarının yüreğine dokunmak… Hayır, söz ettiğimiz yer özel bir bakım evi değil, Isparta Şehir Hastanesi Palyatif Servisi…


Alzheimer… Parkinson… Kanser… Hepsinin ayrı ve ciddi hastalıkları var… Ne acı ki büyük bir bölümünün de yaşamda son dönemleri… Hastalar kadar yakınları da büyük sıkıntılar yaşıyor. Ancak, hem hastaların son dönemlerini daha kaliteli yaşayabilmeleri, hem de hasta yakınlarına teknik ve psikolojik destek vererek onların sürece uyum sağlamaları amacıyla seferber olan bir ekip var. Doktorlar, hemşireler, yaşlı bakım teknikerleri ile birlikte yaklaşık 20 kişilik Palyatif Servis ekibi tüm enerjisini hastalar ve yakınları için harcıyor.

Isparta Şehir Hastanesi Palyatif Servisi kapılarını Demokrat ekibine açtı ve orada yapılan çalışmaları en ince ayrıntılarına kadar ekibimize anlattı.

AVCUNUZDA BİR KALP VAR
Fatma Gökalp… Fulya Gül… Özlem Özorak… Şerife Sadice Öz… Çiğdem Bahar Akyokuş… ve adını sayamadığımız bir çok ‘Palyatif Meleği’… Isparta Şehir Hastanesi’nin yüreklere dokunan, gönülleri okşayan servisi Palyatif Servis’ten içeriye girdiğimizde hepsinin üzerinde avuç içinde kalp aramalı formalarıyla etrafına enerji saçan, umut saçan ‘Palyatif Melekleri’ karşılıyor bizi…

Şehir Hastanesi’nin hiçbir servisinde olmayan, o koridorun sonundaki koltuklarda kahvelerimizi içerken servis sorumlu hemşiresi Fatma Gökalp, servis doktorları Özlem Özorak ve Fulya Gül Palyatif Servisi anlatıyor… Sohbetin aralarında da enerjileriyle tüm hasta ve hasta yakınlarının sevgisini kazanan Şerife Sadice Öz ve Çiğdem Bahar Akyokuş sohbete eşlik ediyor…



HAYATA YILLAR DEĞİL YILLARA HAYAT EKLİYORLAR
Dünya Sağlık Örgütü 2006 yılında Palyatif Bakım’ı “Yaşamı tehdit eden hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan problemlerle karşılaşan hasta ve ailede; ağrının ve diğer problemlerin, erken tanılama ve kusursuz bir değerlendirme ile fiziksel, psikososyal ve spiritüel gereksinimlerin karşılanması yoluyla acı çekmenin önlenmesi ve hafifletilmesine yönelik uygulamaların yer aldığı ve yaşam kalitesini geliştirmenin amaçlandığı bir yaklaşım" olarak tanımlamış. Isparta Şehir Hastanesi Palyatif Servisi de tam olarak bu yaklaşımla hizmet veriyor.

Palyatif Bakım’ın son derece anlamlı bir amacı var. Hastanın hayatına yıllar eklemek değil, kalan yıllarına hayat eklemek. Servis doktorlarından Anestezi Uzmanı Özlem Özorak, “Yaşamı tehdit eden hastalıkları olan hastalarımızı ve hasta yakınlarına destek oluyoruz. 20 yataklı bir servis. Tam kapasite çalışıyoruz. Özverili bir ekibimiz var. Hastalarımızın yaşam kalitelerini artırmak için çabalıyoruz” dedi.

“YÜREĞİNİZE DOKUNUYORUZ”
Palyatif Servisi diğer servislerden ayıran en önemli özellik, gerçekten hasta ve hasta yakınlarının yüreklerine dokunmak… Servisin sorumlu hemşiresi Fatma Gökalp, yaptıkları sosyal etkinlikleri anlatırken, bütün ekibiyle birlikte gözleri parlıyor.

Neler yapmamışlar ki; koyu Beşiktaşlı bir hastaları için serviste düzenlenen Beşiktaş Gecesi, yılbaşı kutlaması, 8 Mart Kadınlar günü kutlamaları ve daha neler neler… Sevgi Evlerinde kalan çocukları Palyatif Servise davet edip, serviste kalan hasta yakınlarının ördükleri atkı ve bereleri hediye ettikleri etkinliği anlatırken bütün ekip o haklı gururu yaşıyor.



SADECE MEDİKAL DEĞİL MANEVİ DESTEK VERİYORLAR
Fatma Hemşire; “Palyatif Servisi’nin ilk açılma amacı kanser hastalarına ve yakınlarına manevi destek sağlamaktı. Yurt dışında böyle evler var. Bu Sağlık Bakanımızın güzel bir projesi olarak hayata geçti. Daha sonraki süreçte sadece kanser değil, KOAH, Parkinson, Alzheimer, beslenme sorunlu hastaları da kabul etmeye başladık. Bizim için önemli olan manevi destek. Hastaya ilaç verirsiniz, serum verirsiniz ağrısını kesersiniz, tedavi edersiniz. Ama bir insana değerli olduğunu hissettirdiğiniz zaman gülümsemesini görüyorsunuz. Bir hemşire kesinlikle palyatifte çalışmalı. Manevi hazzı anlatamam. Geri dönüşleri yaşıyorsunuz. Hastayla ağlamak, hastayla gülmek, hasta yakınıyla aynı duyguları hissetmek bizler için çok önemli” diye konuştu.



HATA YAKINLARINA EĞİTİM VERİLİYOR
Hasta yakınlarının evde nasıl davranacağını bilmediğini ve bunun büyük bir sorun olduğunu anlatan Fatma Gökalp, “Hasta yakını evde nasıl davranacağını bilmiyor. Düne kadar yürüyen, konuşan hastası bir anda yatağa bağımlı hale geliyor ve hasta yakını ne yapacağını bilemiyor. Biz burada ilk etapta hasta yakınına hastaya nasıl bakabileceğinin eğitimini veriyoruz. Yaşlı bakım teknikeri arkadaşlarımız var. Yatma pozisyonuna kadar bütün eğitimleri hasta yakınına veriyoruz. Hastanın beslenmesinden nasıl davranması gerektiğine kadar bütün eğitimleri veriyoruz. Bizim gözetimimizde bütün bakımı tedavisi yapılıyor. Bu süreç uzun bir süreç tabi, hasta yakını eve gitmekten korkuyor. O korkuyu yenene kadar da hastalarımızı yakınlarını burada misafir ediyoruz” dedi.

HASTANE YÖNETİMİ HEP ARKAMIZDA OLDU
Bizim de servise girer girmez hissettiğimiz manevi havayı örnekleriyle anlatan Fatma hemşire; “Bu servis ayrı bir mahalle gibi. Buranın ayrı bir manevi havası var. Bizim servisimizdeki formülümüz yüksek sevgi ve sabır. Bizim hastalarımız uzun süre yatan hastalar olduğu için burada personel, hastalar, hasta yakınları aile gibi oluyor. Elbette bizim bu çalışmalardaki en büyük desteğimiz hastane idaresi. Ben ekibimiz adına emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.





İŞTE PALYATİF'İN MELEK TEYZESİ

Melek Tanık… 87 Yaşında… Tam 10 Aydır Isparta Şehir Hastanesi Palyatif Servisi’nde kucağından bir an bile ayırmadığı oyuncak bebeği ile birlikte yatıyor… İşte Melek Teyze’nin yüreklere dokunan hikayesi…

Henüz Atatürk aramızdan ayrılmamıştı Melek teyze dünyaya geldiğinde… 1931 yılında dünyaya merhaba demesinin üzerinden 87 yıl geçti… Neler neler sığdırdı Melek teyze 87 yıllık yaşamına… Ama hiçbir acı 4 yaşındaki kızını kaybetmesinden daha ağır gelmedi ona…

İsyan etmedi… Allah’a sığındı hep… Melek teyze bir süre önce rahatsızlandı… Yaşadığı acılardan olsa gerek sık sık unutmaya başladı… Doktorlar Alzeheimer teşhisi koydu… Başka bir rahatsızlığı sebebiyle ameliyat oldu… Sonra yatağa bağımlı hale geldi. 1 yıla yakın kızı Filiz hanım baktı ona evde…

Uzun süren yatağa bağımlılıktan dolayı yatak yaraları oluştu. En çaresiz anlarında Isparta Şehir Hastanesi’nin Palyatif Servisinde soluğu aldılar. 10 ay önce yattı servise hala orada Melek teyze ve kızı Filiz hanım…

20 Yataklı servisin Melek teyzesi o… serviste gördüğü tedavi bakım süresince yataktan kurtuldu… Şimdi tekerlekli sandalyede servisin koridorlarında dolaşabiliyor. Melek teyze servise giren çıkan herkesin ilgi odağı. 4 Yaşında kaybettiği kızının özlemini kucağındaki oyuncak bebekle gidermeye çalışıyor. Kucağından bir an bile düşmüyor o bebek… Gözü gibi sakınıyor onu… sürekli okşuyor, seviyor, ilgileniyor.

Servistekiler Melek teyzeyi öyle benimsemiş, öyle sevmişler ki; onun o oyuncak bebeğine yelek örenler, patik örenler bile olmuş… Servis çalışanları da yerlere göklere sığdıramadığı Melek teyzenin bir dediğini iki etmiyorlar… Hem Melek teyze hem kızı Filiz Hanım hem de servisin diğer sakinleri Palyatif Servis’in tüm ekibine minnettar…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR