18 Temmuz 2018 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Mart 2018 Pazartesi 23:20

İstiklal Marşı’nın Coşkusu Salona Sığmadı

İstiklal Marşı’nın Coşkusu Salona Sığmadı
İstiklal Marşı’nın Coşkusu Salona Sığmadı

12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de oy birliği ile kabul edilen İstiklal marşının kabulünün 97. Yıldönümünde kutlama coşkusuna Kültür Sarayı Salonu yetmedi. 

12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü nedeniyle dün saat 14.00’de Kültür Sarayında bir tören düzenlendi. Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi Öğretmen ve Öğrencileri tarafından hazırlanan törene; Vali Şehmus Günaydın, Garnizon Komutanı P. Kd. Albay Ferat Vural, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Kemal Çokdinç, İl Jandarma Komutanı J. Albay Mustafa Özdurhan, İl Genel Meclisi Başkanı Ali Bolat, Vali Yardımcıları, İl Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Daire müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

KILINÇ; “AKİF, EN BÜYÜK 

VATANSEVER ÖRNEĞİDİR” 

Törende saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından törende günün anlam ve önemini içeren açılış konuşmasını Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi Müdürü Selami Kılınç yaptı. Kılınç konuşmasında; “İstiklal Marşı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilişinin 97. yıldönümü münasebetiyle burada toplanmış bulunuyoruz. İstiklal Marşı, vatanımızın ve milletimizin bağımsızlığının bir nişanesidir. İstiklal harbinin bütün şiddetiyle hüküm sürdüğü, bir milletin "Ya istiklal ya ölüm" dediği bir dönemin halet-i ruhiyesidir. Bir milletin çok zor bir dönemde verdiği kurtuluş mücadelesi ancak, bu kadar duygulu bu kadar hamasi ve bu kadar etkileyici dile getirilebilir. "Korkma!" hitabıyla başlayan istiklal marşı, aziz milletimize bir taraftan ümit aşılarken, diğer taraftan bir takım hesaplar içerisinde olanların da yüreklerine korku salmıştır. Her karış toprağı şehit kanları ile yoğrulmuş aziz vatanımızın kaybedilme endişesine karşı, geleceğe dair ümidin büyük şairi Mehmet Akif, milletine daima güveni ve mücadeleyi telkin etmiştir. Milli Mücadelenin destansı bir ifadesi olan İstiklal Marşı, "Korkma!" hitabından sonra ilerleyen dizelerde yeni bir hitapla idraklerimize seslenir: "Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın." derken, çok açık bir kararlılık, güçlü bir irade beyan ediyordu. 

Milletimizin Kurtuluş Savaşı'nda vermiş olduğu kahramanca mücadele, dünyadaki diğer mazlum milletlere örnek teşkil etmiştir. Mehmet Akif, milletimizin azim ve kararlılığını coşkuyla, milli marşımızda tam manasıyla anlamlandırmıştır. Mehmet Akif, en zor şartlarda bile ümidini muhafaza etmiş, Allah'tan ümit kesilmeyeceğini, onun bizi yine güçlü bir toplum haline getirmeye kadir olduğunu her fırsatta ifade etmiştir. 

“ONUN YAZDIĞI İSTİKLAL MARŞI İLELEBET 

YURDUMUZDA OKUNMAYA DEVAM EDECEKTİR” 

Bugün dönüp baktığımızda ne kadar haklı olduğunu görürüz. Büyük dava adamı, mütefekkir ve şair Mehmet Akif Ersoy'un milletimize ve onun kahraman ordusuna atfen yazdığı İstiklal Marşı, gerek duyuş-düşünüş bakımından, gerekse yüklendiği misyon bakımından, o gün olduğu gibi bugün de gerçek bir milli mutabakat metni konumundadır.  Şiirlerinde hayal mahsulü unsurlar bulamazsınız. Zaten kendisi de: "Hayır, benim hayal ile yoktur alış verişim, İnan ki her ne demişsem, görüp de söylemişim." mısralarında dile getirmiştir. Akif'te kibir, riya, haset, asla yoktur. 0, samimidir; prensip sahibidir, ilkelidir, tam ifadesiyle dürüsttür. Söylediğini yaşayan yaşadığını söyleyen ender insanlardan biridir. Mevlana'nın "Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün" sözünü içselleştiren kaç şairimiz vardır. Mehmet Akif, büyük bir şairdir. Ancak, onun burada da bir iddiası yoktur ve son derece mütevazıdır. Bana sor sevgili kari, sana ben söyleyeyim Ne hüviyetle şu karşında duran eş'arım Bir yığın söz ki, samimiyetti ancak hüneri; Ne tasannu bilirim, çünkü ne sanatkarın Şiir için "gözyaşı" derler onu bilmem yalnız. Aczımın giryesidir bence bütün asarım! Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem.  Dili yok kalbimin, ondan da ne kadar bizarım, Oku şayet sana bir yaslı yürek lazımsa; Oku, zira onu yazdım, iki söz yazdımsa diyen Akif, çok fazla tevazu göstermiştir. Çünkü o, hem tasavvuyu iyi bilir, hem de iyi bir sanatkardır.

“AKİF’İ RAHMETLE 

ANIYORUZ” 

Mehmet Akif, İstiklal Marşı'nı Türk Milleti'nin eseri olarak kabul ettiği için Safahat' a koymamış ve Kahraman Ordumuza hediye etmiştir. Çocuklarımıza, gençlerimize İstiklal Marşımızın yazıldığı günleri, o günlerin gerçeklerini başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm milli mücadele kahramanlarımızı anlatmak ve tanıtmak zorundayız. Geleceğimizi ancak, o zaman güvenli ellere bırakabiliriz. 12 Mart 1921 ulusal marşımız olarak kabul edilen bu büyük şaheseri milletimize bırakan değerli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle ve saygıyla anıyoruz” dedi. 

İSTİKLAL MARŞI ORATORYOSU 

BÜYÜK ALKIŞ ALDI 

Törende daha sonra; Aynı okulun Öğretmeni tarafından ‘Mehmet Akif ve Gençlik’ temalı sunum yapıldı. Ardından, Mehmet Akif Ersoy’un biyografisi sinevizyon olarak törene katılanlara sunuldu. Tören; . Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi öğretmen ve Öğrencileri tarafından hazırlanan ‘İstiklal Marşı Oratoryusu’nun sunumu ile sona erdi. 

 
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR