22 Eylül 2017 Cuma

Nagihan ÇELİK / Ajans32

İyi Olmak Zordur

27 Mayıs 2016 Cuma 10:35
Canının dar olduğu zamanlar vardır. Burnunun ucundadır sanki. Dokundurmazsın kılına, canından can sökülür dokunulduğunda. Canı gibi sevenlerde yanında, burunlarından solurlar, canına kıl deyecek diye. Tam bir mayın tarlasıdır acil servis. Göz gözü görmez de, canının acısından, gözden bir süzme ümit yakalar, kirpiklere yakalanmadan. 
   
       Temposu yoğun, elektriği yüksek, ortamı gergindir acil servisin. Allah hiç birimizi orada terletmesin, ümitsizlik içinde kıvrandırmasın. Özel yaratılmış olmalı, bu insanlar diye düşünürüm. Ömrümüzde bir iki, kere soluduğumuzda o ortamı, ömür boyu kazınır içlerimize. Rabbim kuvvet versin onlara. İşte o yüksek voltajlı elektrik merkezi, ölüm meleğinin sık sık uğradığı, acıların yedi şiddetinde salladığı ortama, ılık bir rüzgar gibi ferahlık getirendir sevgili  Mehmet Dirim. 
 
       Acilde uzmanlaşmak, o atmosferi daima yaşamak demek. Ölüm ve yaşam arasında, incecik şeritte ustaca dans etmek. Zamanı geleni, teslim etmeden, son saniyesine kadar kalsın diye didinmek. Anlık kararlarla, her hangi bir uzvunu kaybedecek olanı bütünlüğüne zarar vermeden korumak. Hiç tükenmeyen bir enerji, sürekli çoğalan bir insan sevgisi gerekir. İçinde olanı bilen, hakkını verecek gücü olan, diri bir yürek, Mehmet Dirim...
 
       Allah herkesi bir sebeple yaratır, ona uygun özelliklerle donatır. Kişi iç aleminde ve dış halinde kendine uygun olan, kendi için planlanmış olanı bulup keşfederse, bu dünyada huzurlu, mutlu, başarılı, ahirette de kazançlı olur. Bulamazsa ki şaşırtan, yanıltan unsur ve çevre baskısı var, mutsuz, başarısız, huzursuz olur. Kendisi için planlanmış, olanı keşfetmiş, özel insanlardan biri, Dr Dirim Kottaş. İnsanı seven, sabırla dinleyen, anlamaya çalışmayıp, derinden derine hisseden özel biri...
 
       Zaman, keyif anlarında uçuşur, akar, sıkıntı zamanlarında kıpırdamaz, yavaşlar, uzar da uzar. Ağrılı, eziyetli, bezgin bekleyiş yeri olan müşahede odasında, saate ekstra güç verip kovalayan kişidir Dr Dirim Kottaş. Küçük kızımın serumla beklerken,  neden Dirim doktor olunca serum hemen bitiyor,  diye soracak kadar, belirgin  zaman farkını oluşturandır. Hemen her on dakikada bir hastalarına, nasıl oldun, daha iyi misin, şimdi daha iyisin değil mi, biraz rahatladın mı, diye uğrayıp, gülüşü ile enerji ve güç veren, samimi bir yürek Dr Dirim Kottaş.
 
       Simalarımıza ifadeler yükler, oradan okuyun birbirinizi buyurur yaratan. Yüzüne, ihtiyacı olan, acı çeken, zahmetli insanlara verilmek üzere, sıcacık ve şifa yüklü bir gülüş emanet etmiş Mevla, yerinde, zamanında bol bol ikram ediyor, gülen yüzlü adam, Dr Dirim Kottaş.
 
       Datça' nın sabit sakinleri, dikkatlidir, titizdir. Dünyayı, uzun süre, hissederek yaşamış olmanın, bilgeliği vardır. Özenle seçerler. Pazarda domatesi, zeytini, üzümü. Hastanede, doktoru, odayı, yatağı, hemşireyi. Kıymet bilmektir bu aslında. Emeğe ölçü biçip, hakkını yerine getirmek. Titrek sesiyle sorar teyze, Dr Dirim var mı evladım. Hani o çocuk var ya kızım, samimi, güler yüzlü, Dirim Dirim işte o. Bu takdir etmektir. Zamanımız insanının, elindeki minik oyuncaklara haps olarak yaşadığı, ayağına takılacağı, başına düşeceği, fark edemediği bir zamanda, göze çarpacak, gönülde kalacak kadar öne çıkan, samimiyet ve sıcaklığın, yerini bulduğunun ispatıdır. Aradan elli yıl geçse de, arkasından içtenliği ve gayretiyle anılacak, konuşulacak biridir, sıcakkanlı adam, Mehmet Dirim.
 
       Derler ki, karşınızdakine sorun, beni üç kelime de özetle. Karşınızdakilerin, dile getirdiği üç kelimeler sizin ruhunuzun fotoğrafıdır. Eksikleri görür, tamamlarsınız, tamları fark edip, sahip çıkarsınız. Ruhunuza ayna tutmaktır bu aynı zamanda. Elime kağıdı kalemi aldım ve önüme gelene sordum, üç kelimede DİRİM, en çok söylenen kelime İYİ oldu. Tereddütsüz.  Çok farklı kelimeler, bambaşka özelliklerle dolu üç kelime ama ilk kelime hep İYİ oldu. Sevgili DİRİM, namı diğer İYİ ADAM, tanıdığın- tanımadığın, beraber çalıştığın, emek verdiğin, şifa sebebi olduğun, muhatabın olan herkesin aklında, İYİ olarak kalmayı, nasıl başardıysan, sırrı sende. Böyle devam et. Bilirsin, ölümden sonra nasıl bilirdiniz diye sorarlar. Yaşarken İYİ bilinmeyi başarmışların hali, hem burada hem orada çok çok iyidir.
 
       İkinci en çok söylenen kelime ÇALIŞKAN oldu. Hasta, yorgun, bezgin, keyifsiz veya mutsuz olsa bile, performansını hiç düşürmeyen, daima aynı yüksek enerji ile çalışan. Kalite devamlı olandır. Arada bir zirve, arada bir dip yapana önem verilmez. Kıymet devamlı olandadır. Erdem devamlı olan, seninle bütünleşmiş olan iyi hallerdir. ÇALIŞKAN ADAM, çalışmayı adet edinmişler, bütün zamanlarda, dünyanın gidişini değiştirmişlerdir. Girdiğin yolun üzerinde, engellerin olacaktır. Yoranlar, bozanlar. Sonuna varmadan ömür yolculuğunun, dünyanın gidişini değiştirecek, üstünlükler beklenir halinden.

       Hayat dolu dediler, hemen hepsi. Yaşamayı yük bilmeyip, zamanı öğütmek için verilmiş ganimet saymayıp, anın tadını alarak yaşayan. Yakınındakilere de anı tatlandıran. Dilinin tadı eksilmesin Dirim Kottaş...
  
       Kolay gelsin, önüne düşen her zahmet, eline gelen her uğraş. Kolay gelsin yaşamın çetrefilli yolları. Kolay ve güzel gelsin, sana ve ailene, ömrün kalan yılları. Herkese tatlı ve keyifli kıldığın gibi Mevla da sana, tatlı ve keyifli kılsın, daima hayatını. Yolların açık  ve aydınlık olsun sevgili Dirim KOTTAŞ...   

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR