24 Eylül 2017 Pazar

Neriman CANBOLAT / Ajans32

İzdivac-ı Maskara

10 Ocak 2012 Salı 17:12
Son zamanlarda moda olan, en yüksek izleme kitlesine sahip, en fazla reklam alan ve dikkat çeken izdivaç ( evlilik) programlarına gülmek mi, ağlamak mı veya düşülen bu kadar komik durumlara acımak mı gerek anlamıyorum. Gelenek ve göreneklerimize aykırı oluşu ile toplum ahlakının yok edildiğini düşünüyorum. Her şeyi basitleştirdiler. İnsanların özeli kalmadı artık. Evlilik denilen kutsal bir kurumun, sıradan eğlence malzemesi olması üzüntü verici bence.

Yurt içi, yurt dışı her toplumdan saçma sapan, kendini bilen, bilmeyen, ciddi, öfkeli, gırgırına katılanlar komedyalık için programlara akın ediyorlar sanki. 40-50 yaşına gelmiş hiç evlenmemiş, kimseyi beğenmeyen insanlar, gencecik kızlar ve erkekler, programa çıkıp ta orta yaşlı bir erkeğe malın, mülkün. Maaşın neyin var? Diye soran, hak etmeden mala mülke servete konmaya çalışan, yani kısaca cin olmadan adam çarpmaya kalkan servet avcısı asalaklar, hiç mi gururunuz kalmadı?

İnsanlar nelerden yoksun ki 70 milyon insanın karşısına geç ipte “işte benim kriterlerim bunlar, bana uyan, beğenen beni arasın, uymayan gelmesin” diyebiliyor. Gerçi biraz da toplumun aç olduğu bir konuda, ortaya çıkmasına yardımcı oluyor programlar. Sizce sağlıklı bir insanın o tür bir programa çıkıp evlenmesi sağlıklımı? Evlilik programları vasıtasıyla gerçekleşen evlilik güvenilirmi? Uzun süreli bir mutluluk yakalanabilir mi? Kısa sürede kararların alınması, toplumun ahlakını bozmuyor mu? Topluma yanlış örnek olmuyorlar mı? Eskiden tanışma, flört, sözlenme, nişan ve en son düğün olarak bu süre bir yıl olurdu. Programlarda oldu, bittiye getirmek ne derece sağlıklı olur bilemiyorum. İnsanlar hiç tanımadıkları kişilerin görüşlerini nasıl dikkate alabiliyorlar.? Yorumlarını soruyorlar.? Peki, bu insanların mistik (doğaüstü) güçlerimi varda, bir kez gördükleri kişinin karakteri, kişiliği hakkında fikir beyan edebilsinler. Bir bardak çay içmekle nasıl anlayabilir ki! insan bir ömür boyu birlikte yaşayacağı eş adayını. Aile hayatı kutsal bir müesseseyken, kimsenin müdahale etme hakkı yoktur. Aşkta ve sevgide biraz mahremiyet olmalı, kişiye özel olmalı diye düşüyorum. Etik değerlerimizi ne kadar sarstıklarını, ahlaki olmadığını biliyoruz.

Bir gün içinde birçok talibiyle tanıştırılması hoş değil. Alıcısını bekleyen bir eşya gibiler. Kurban bayramındaki tercih edilmeyi bekleyen kurbanlık koyunlara benzetiyorum. Son fırsatlarını iyi değerlendirme telaşındalar sanki. Kendinden umudunu kesenler toplanmış. 18- 20 yaşındakiler, evli olanlar çıkıyor ya; amaçları nedir anlamıyorum. Bence bütün bunlar çok anlamsız. Yaşlı amcalar kendilerini rezil edecek seviyede, karşısındaki kadınları ikna etmek için resmen çamura yatıyorlar. Köyden gelen amca; kapalı istiyor ama mini etekli şehirli kadını görünce kandırmaya, ikna etmeye çalışırken ne kadar komik duruma düşüyor ki, herkes gülmekten yerlere yatıyor ama amcanın umurunda değil. Sunucular reyting peşinde. Eskiden teneşir paklar denirdi. Ha teneşir paklar ha soytarılı programlar fark etmez bence. Yazık çok yazık benim yurdum insanı ne durumlara düştü. Resmen kültür, gelenek erozyonu yaşıyoruz. Aslında bu sayede de insanlarımızın yalnızlık boyutlarını, insanların evliliğe bakış açısını, hangi vasıflarını talep gördüğünü bu konuda yara almış kişilerin psikolojik yapılarını da görmüş oluyoruz.

Geçenlerde 60 yaşında bir amcaya, 30 yaşında tek çocuklu bir bayan talip oluyor. 60 lık amca bayana çocuğunun onları sık sık rahatsız edip etmeyeceğini soruyor. Bayanda ezile büzüle “yok bizi rahatsız etmez gelmez ”diyor. Nasıl olurda tanımadığın bir erkek için çocuğundan vazgeçersin be kadın. Sanki çocuklar yokmuş gibi davranılıyor, konuşuluyor. Babalarına bile ezdirmediğimiz yavrularımızı, nasıl olurda 2 dakikada tanıdığınız kişilere değişebilirsiniz. Çocuklar problem edilince canım acıyor. Bende bir anneyim ve iki yavrumun da tırnağını değişmem kimseye.

Biri çıkıyor ağa torunuymuş soylu biriyle evlenmek istiyormuş. Dört dörtlükmüş, artık bu kriter ne anlamdaysa?. Madem dört dörtlüksün neden çevrenden bulamadın bir eş adayı da, çıktın 70 milyon insan önüne…? Yanlarına yakışacak birini arıyorlarmış. Özellikle görünüşe ve sayısal vasıflara (maaş,ev, araba) bakılarak adımlar atılıyor ve çok kısa sürede sonuçlar ortaya çıkıyor. İnsanın sevdiği koluna yakışır olduğu gibi, gönlüde yakışmalı değil mi? Yaşlı teyzeler çıkıyor ev istiyor. Oldu canım çok akıllısınız.! Sen bu yaştan sonra huzur mutluluk araman gerekirken, sanki kendi çalışıp kazanıp koymuş gibi hazıra konup saltanat sürecek. Gençken evlendiğimiz zaman sadece altından başka hiçbir şey isteyemezken, yaşlanınca değerler mi artıyor anlamadım. Uzun süre programda kalıpta evlenmeden memleketine, mahallesine dönenlerin o mahallelinin o kişilere bakış açısını empati yapıyorum da…

Büyük konuşmamayı kendime prensip haline getirdim. Hiçbir şeyi büyük konuşmamak gerek ama… Sadece acıyorum çaresiz kalmalarına. Aslında bazen evlilikle de sonuçlandığını görüyoruz. Yinede bu program içeriğinde eğitici yönlere ağırlık verilmeli diye de düşünüyorum.
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 5 yorum yapıldı.
    YAZARLAR