20 Eylül 2017 Çarşamba

Kadir YAVUZ / Ajans32

Kadına Şiddet...

19 Haziran 2012 Salı 16:47

KADINA ŞİDDET GÜN GEÇTİKÇE TOPLUMDA BENİMSENMEYE VE TEPKİLERİN OLUŞTUĞU BİR DUYARLILIK OLUŞMAYA BAŞLADI…

Isparta Emniyet Müdürlüğünün başlattığı “Kadına Şiddete Karşı” duyarlılık kampanyası bende büyük bir memnuniyet uyandırdı.

Kadın korunması gereken bir varlıktır… Hep, derim; o zayıf yaratılmıştır. O, annelik duygusuyla yaratıldığından, yüreklidir… O bir şefkat meleğidir. Bu güzellik abidesi, şiddete neden maruz kalır? Çözülmesi gereken problemler, hep masaya koyulur da; masadan sonrası işlemez... Sonra, çözüm rafa kalkar. Duyarlı olmak, meselenin hassasiyetini ortaya serer. İdareciler duyarlı olduğunda mesele kendiliğinden çözülür.

Bugünkü gazeteye baktım… Dehşet bir tecavüz! Sarsılmamak elde değil! 3 kardeş mahallelerindeki 80 yaşındaki annesiyle yaşayan akıl hastası bir kadıncağızı kaçırıp, bir yandan döverler, bir yandan da tecavüz ederler. Aşırı alkol, şiddet ve saatlerce tecavüz! Alkolün etkisiyle sızarlar. Kadıncağız, pencereyi açar “Polis… İmdat!” diye bağırır. Çevreden sesi duyanlar, polisi ararlar. Polis gelir, kadını kurtarır. Onlarda suçlarını çekmek üzere adalete teslim edilir. Bakırköy Ruh Hastalıkları Hastanesinden raporlu, tecavüz edilmiş bir kadın! Zaten hasta, aşırı şiddet ve tecavüzün ardından; biraz düzelmişliği vardıysa bile, onu da tekrar kaybeder. Gideceği yer, yine Bakırköy Akıl Hastanesi olur.

Bu olay, kadın hastayken; yani akli dengesi yerinde değilken, hamileyken veya yalnız yaşadığı bir an, her yerde her bir şekilde tekrarlanacak demektir. Toplum eğitimli değil!

Bu olayı yaşayan ve akıl hastasını kaçırıp şiddet kullanarak tecavüz eden kişi ve kişiler yıllarca esnaflık yapıyorlar. Yani toplumun içinde sağlıklı düşünemeyen her an her şey yapabilecek sapıklar var. Sapıklar dışarıda, kadınlarsa çaresiz ve korunmasız! Koca şiddetinden kaçıp baba evlerine sığınan kadınların da, akıl hastası kadının bulunduğu durumdan fazla bir farkı yok! O da, sığınmak zorunda kaldığı evde bir veya iki yaşlıyla korunmasız yaşamak zorunda! Ayrılmasını kabullenemeyen koca bir gün mutlaka karısını dışarı çıkarken yakalıyor ve baba evinin veya annenin evinin önünde bıçaklıyor. Bir kadın, şiddet yanlısı birinden ne kadar kendisini koruyabilir ki?


Geçen bir habere ilişti gözüm! Sarkıntılık yapmaya çalışan bir adamı, gencecik bir kız evire çevire dövüyor. Biraz seviniyorum gibi oluyorum ama sonra kırılıyor o sevincim. Neden, derseniz? Hep o cesur ve dövüşçü kız gibi şanslı değil, kadınlarımız. Dayak yemekten yıllar yılı usanmış baba evine sığınmış. İşin kötüsü, gençken işin farkına varıp; kurtulabilen çok az! “Seni öldürürüm… Aileni öldürürüm. Beni bırakıp kaçmayı sakın düşünme! Ailenden bir tek kişi sağ kalmaz” dediğinde, ailesini düşünürken; gün be gün ateşin içinde kendini buluyor. Şiddet ve tecavüz hak ettiği cezayı almadığı sürece olaylar durmaz. Her gün terk edilmiş, dayaktan kaçmış veya tecavüze uğramış bir kadının dramıyla yaşayacağız gibi!

Afganistan’da, 19 yaşındaki genç bir kıza evli biri tecavüz ediyor. Onunla evleneceksin diyor, kanunları! Onunla evlenmezsen hapse atarız seni, deniliyor. Kucağında çocuğuyla hapsi boyluyor. Hapis yatmamak için çırpınıyor ama nafile kanun öyle! Cezaevinin zorluklarını gördükten sonra evlenmeyi kabul edeceğini söylüyor. Tecavüze uğrayan kızcağız, tecavüz eden zorbanın kucağına itiliyor. “Al, tepe tepe kullan!” sloganıyla zorbaların eline veya kucağına bırakılıyor, çaresiz kadın veya kızlar! Türkiye’de de, bu ve buna benzer olaylar yaşanmıyor mu? Hem de, ne olaylar yaşanıyor.

Yine bir gazete haberi: “Eşi dövdüğü için polise şikâyet eden bir kadıncağızın, şikâyeti üzerine koca, mahkeme kararıyla bir müddet evden uzaklaştırılıyor.” Elbette, insanlar eğitilirse, pişmanlık yaşayabilirler. Ama o eğitim yoksa bir şey beklemek yanlış olur. En büyük sıkıntı bu! Her şeyde, eğitimsiz durumdayız. Aile olmakta, iş kurmakta, müşterek yaşamakta eğitimsiz ve de eksiğiz.

Milli eğitim, yeniden ve sıfırdan ele alınmalı… Başına da, insana değer verilmesi ve bir de Allah korkusu konulmalı! O korku olmadıkça, insanlar başka insanların haklarına tecavüz etmeye devam edecekler.

Bizde, seks konusundaki; aile içi veya okullardaki eğitimsizlik, ergenlik çağı çocukluğumuzda gizli bir baskıya dönüşüyor. Büyüdüğünde, o baskı faaliyete geçiyor. Tıpkı, bir sönmüş yanardağın yıllar sonra faaliyete geçtiği gibi!

Bizde, genel anlamda aileler de; seksten bahsetmenin bir ayıp olduğu vurgulanırken, Avusturya’da seks “Uygulamalı Ders” olarak okutuluyor. Bu derece bizim topluma aykırı uygulamalar da olmasın ama insanımız bir şekilde ayıptan kurtarılsın… Yani, bir şekilde aydınlatılsın.

Böylece, kadına şiddet, kaçırılıp döverek tecavüz etmek gibi adi saldırılar tamamen bitmeyecektir belki ama en azından azalacaktır.    

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR