05 Aralık 2016 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
07 Kasım 2016 Pazartesi 16:38

‘Kadrolar Kişiye Özel Yazılıyordu’

‘Kadrolar Kişiye Özel Yazılıyordu’
‘Kadrolar Kişiye Özel Yazılıyordu’

Isparta’da görülen FETÖ davasının son duruşmasına SDÜ’de dönemin İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olan Zümriye Irlayıcı’nın ifadeleri damga vurdu. Irlayıcı “Kadrolar kişiye özel yazılıyordu. Kim alınmak isteniyorsa o alınırdı. Bunların hepsi dönemin rektör yardımcısı Numan Tamer’den geçerdi” dediği öğrenildi.

Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturmanın ardından aralarında Eski Isparta Valisi Memduh Oğuz, Eski Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Hasan İbicioğlu, rektör yardımcıları, üniversite öğretim üyeleri ve işadamlarının bulunduğu 49’ututuklu toplam 130 sanık hakkında açılan davanın duruşmasına bugün devam edildi.

Isparta Ağır Caza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasına tutuklu sanıklardan Eski Vali Memduh Oğuz. Akşehir Cezaevinde olduğundan SEGBİS adı verilen video konferans sistemiyle katılırken, tutuklu sanıkların tamamı duruşmaya geldi. Müşteki, mağdur ve şikayetçilerin dinleneceği duruşmada 20 müşteki ve 20 mağdur da hazır bulundu. İlk olarak mahkeme heyeti daha önce savunmaları alınamayan sanıkların savunmalarını dinledi. Sanıklardan Eski Isparta Valisi Memduh Oğuz’un daha önce savunması alındığı için bu duruşmada savunması alınmadı.

TALİMATI REKTÖRDEN ALDIM
Duruşmaya, Eski SDÜ Rektörü Hasan İbicioğlu döneminde İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olan Zümriye Irlayıcı’nın emniyet ve cumhuriyet savcılığında verdiği ifadeler damga vurdu. FETÖ üyesi olduğuna ilişkin iddiaları kabul etmeyen Irlayıcı, o ifadelerinde Bahar Şenlikleri için kantinlerden para toplanması talimatını dönemin SDÜ Rektörü Hasan İbicioğlu’ndan aldığını kendisinin bunu havale ettiğini söyledi. Irlayıcı’nın ifadesinde üniversite seçimlerinde kadrolaşma oldu mu sorusuna “Kadrolar kişiye özel yazılıyordu. Kim alınmak isteniyorsa o alınırdı. Bunların hepsi dönemin rektör yardımcısı (duruşmanın firari sanığı) Numan Tamer’den geçerdi. Bu rektörün yaptığı bir şey benim görev alanım değil’ cevabı verdiği belirtildi. Irlayıcı’nın SDÜ Rektörlüğü seçimlerinin Gülen cemaati desteğiyle kazanıldığı iddiasına da “Rektör göreve seçildikten sonra Gülen cemaatine yakın olan kişilerle kadrolaşmaya gitti. Bu kişiler Gülen cemaatine mensuptu. Gülen cemaatinin onayı olmadan kimse alınamazdı” dediği öğrenildi. Yüksek Öğrenim Sosyal Kalkındırma Eğitim ve Kültür Derneği yönetici ve üyelerinin FETÖ ile bağlantısının olduğunu bildiğini öne süren Irlayıcı, derneğin başkanı tutuklu sanık Adem Demiralay’ın Rektör İbicioğlu ile sık sık görüştüğünü ifade etti. Irlayıcı, Güzel Sanatlar Fakültesi kantinin gelirinin derneğe devredilmesiyle ilgili, İbicioğlu’ndan aldığı telkinle Demiralay’ı kantin işletmecisi ile bir araya getirdiğini ancak görüşmeye karışmadığını sonrasında ne olduğunu da bilmediğini söyledi. İbicioğlu’nun ABD’ye bir üniversite ile işbirliği için gittiğini, Fetullah Gülen’le görüştüğünü, etraftan duyduğunu söyleyen Irlayıcı, dönemin SDÜ Genel Sekreteri Aziz Bayrak’a baskı yapanın da İbicioğlu olduğunu ifade etti.

BUNU BİLMEYEN YOKTU
Savunmasının ardından, sanık avukatlarının Irlayıcı’ya müvekkillerinin Gülen’e yakın isimler olduğuna ilişkin somut delil var mı sorusuna Irlayıcı ‘Somut delilim yok’ diye yanıt verdi. Sanık İbicioğlu’nun “Amerika’ya gittiğim de Gülen’le görüştüğümü neye dayanarak söylüyorsunuz?” sorusuna “ Delilim yok. Bunlar duyumlar” yanıtını verirken, “Aziz Bayrak’a mobing uyguladığımı nerede gördünüz” soruna da “Bunu bilmeyen yoktu” yanıtını verdi.

BİZE GÖRE ASIL REKTÖR NUMAN TAMER’Dİ
Mahkeme Başkanı talimatla ifadeleri alınan müşteki ve mağdurların ifadelerini okuduktan sonra duruşmaya ara verdi. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde müşteki Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Navzat Özgür, Jeotermal enerji, Yeraltısuyu ve Mineral Kaynakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevinden baskılar sonucu barbarca uzaklaştırıldığını söyledi. O zaman için paralel yapı değil ama mafya tipi bir anlayışla karşı karşıya kaldığını kendisinden sonra 3 ay bekledikten sonra göreve Numan Tamer aracılığıyla hak etmeyen birinin getirildiğini anlatan Özgür, “2011 yılında kadrolaşma başladı. Cemaatçiler tarafından istenilmediğimi öğrendim O zaman ne olduğunu anladım. Kendi adamlarını aldılar. Hakkımda 20’den fazla soruşturma açıldı. İdare Mahkemesi tüm bu işlemleri geçersiz saydı. Rektör 4 sene bana mobing uyguladı. İlk iş olarak da Numan Tamer’i göreve getirdi. Bizim düşüncemize göre asıl Rektör Numan Tamer’di. İbicioğlu gölgeydi. O dönem rektör yardımcıları Talip Türcan, Süleyman Seydi, Hüseyin Akyıldız işleyişi kolaylaştırdı” ifadesinde bulundu.

İŞLETMECİLERDEN PARA İSTENDİ
Müştekilerden o dönemde kantin işletmeciliği yapan Hüseyin Tekeli de 2011’de kantin işletme sözleşmesinin uzatılması için Zümriye Irlayıcı’nın kendisini çağırıp üniversiteye yardım amacıyla 40 bin TL vermesi istediğini ancak kendisinin bu rakamı veremeyeceğini belirttiğinde 20 bin TLyi yatırmak üzere kendisine hesap numarası verdiğini söyledi. Tekeli, “ Ancak ben bu hesabın üniversite hesabıyla ilgisinin olmadığını anlayınca bu parayı yatırmadım. Sonra da sıkıntılar başladı. Bana bu parayı yatırmadığım takdirde üniversitede iş yapamayacağım söylendi. Irlayıcı’nın desteğiyle benim işletmemin önünde market ve kantin kurdular. İş yapmama engel oldular” dedi. İşletmeci diğer müştekiler de kendilerinden Bahar Şenliklerine destek olunması için para istendiğini belirttiler

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR