20 Eylül 2017 Çarşamba

Kadir YAVUZ / Ajans32

Karanlıkta Bir Gül

16 Ekim 2010 Cumartesi 12:00

KARANLIKTA BİR GÜL…

 

Karanlıkta bir gül! Kokusunu alsan, kendisine uzanamasan? Sen uzanıyorsun, gül uzaklaşıyor veya ha bire senden kaçırıyorlar… Uzak, karanlıklara! Nasıl davranırsın?

 

Kokusunu aldığın ve kendisine uzanamadığın bir gül! Ne kadar ona yakın sanırsın kendini! Her güle yakın olman gerekmez ama senden bildiğin sana uzatılanı almamak olur mu? Uzatılmayana uzanmak değil ki, benim amacım. Karanlığa gözdağı mı, versem netsem? Hangi karanlık, gülümü koklamama engel olabilir? Gecenin karanlığı? Ah geceler ah! Kendimden geçtiğim geceler… Ay sarısı, rengine dönüştüğüm; ter döktüğüm, hülyalara daldığım, rüyalar âlemindeki geceler! Titrek hecelerle boğuştuğun, derin ve dipsiz kuyulara uzandığın, derin ve dipsiz kuyuya düşmemek için çırpındığın, sessiz çığlıklar attığın, konuşamadığın hülyalı geceler… Bağırmak istediğin bağıramadığın, sanki susturulmaya çalışıldığın gizemli geceler… Uyandığında, rüyaymış dediğin ve uyandığın için pişmanlık duyduğun, yeniden uyumak için gözlerini yumduğun geceler. Dikenli ve kırık bir dalda, umutsuzluk içinde dala tutunmaya çalışan soluk bir gül, acılar içinde kıvranan bana yâr olacak mı? Güçsüz, çaresiz ve yalnız kaldığım gecelerimde!  

 

Çocukken; dağda, bayırda, kırda… menekşe, nevruz, nergis toplardım; yerleştirirdim bir vazoya veya uzatırdım sevdiğime; anneme, öğretmenime veya çocukluk işte o an içimde kıpırdayan sevgime! Uzanır alırlardı, elimden deste deste çiçekleri… sevinçle!

 

Baharın en güzel ayını süsleyen güller çıkardı ortaya! Dikenine rağmen, ellerim çizik çizik, akan kanıma aldırmadan destelerdim gülleri… mis gibi kokarlardı. Mest ederdi beni ve uzatıp verdiklerimi! Gül tez zamanda geçer… çabuk sararıp, solar. Diğer bahara kadar, gözünün önünde ölür… O ölürken, sende sancı çekersin… Onu seyrettikçe! Gül, her seferinde; pembe yanaklarından, bir parça pembelik, allık; toprağa bıraktığında, kendinden de bir şeylerin koptuğunu sanırsın. Haşin dikenlerle baş başa kalan çıplak bahçeye dönüşür bahçe! Ve ben beceriksiz bir bahçıvan, gülün ölüşüne seyirci kalırım. Engelleyemem, ölümünü! Durduramam gidişini! Kendimden geçerim. Gülün zamansız geçişini seyrederken, kala kalırım bahçenin ortasında… korkuluk gibi! Ta… öbür bahara kadar! Asılı bir dal gibi kalırım, sonbaharın hazin manzarası arasında!

 

Gelir giderim, yeşille sarı arasında! Kırmızıyla pembe arasında! Yaşla kuru dallar arasında! Hele güz gülleri de olmasa var ya, nasıl gülsüz geçiririm diye düşündüğüm olur, ölü sonbahardaki, şu son zamanları! Zamana kastımdan değil, bu vefasız sözlerim… Gülsüz geçecek zamanlara! Ben ilkbaharı özlerim. Hep geçsin isterim, sonbahar! Ve ardından başlayacak ilkbahara susamışçasına dalarım. Hırçın bir delikanlı gençliğiyle sıçrarım, ilkbahara! Kavuşmak ne kadar keyif verir, bana… Güle kavuşmak adına bahara dalışım, çakır bir keyif oluşturur bende!

 

Her sonbaharı geride bıraktığında, yılların geçişinin de geçte olsa farkına varıyorsun. Ne kadar da, çabuk geçmiş, bir önceki yıl… Yani sonbahar, güz! Hüzün dolu hazanlı günler… Bence eskiye dönüp bakmamalı… Boş geçen zamanın, boş lakırdılarıyla geçirmemeli… Sonbaharı! Gülüm ne kadar ihtiyacım var sana! Girdiğim çıkmaz sokaktan çıkar beni!

 

Bazen insafsız biri oluyorum. Çekilmez, gaddar… Bazen de, iki günahsızdan biri! Saf, temiz ve masum! Gülün solgunluğuna bürünüyorum bazen… Aşkımızın pervasızca buluşmasında, günahına ortak oluyorum. Karanlıkta kalan bir gül kadar görünmez oluyorum... Kendimi göremiyorum. Gizliliğimden korkuyorum. İsyan etmekten korkuyorum. Kum tanesi küçüklüğüne bürünmüşüm… Fırtınalar kopacakmış gibi bir hisle kendisine alıştığım, hüznün arasına dalıyorum. Her bir gözyaşım, yeniden geçmişe götürüyor beni… Sele dönüyor, sensiz zamanlarım. Zaman su gibi akıp geçiyor… Damla misali! Benden sandığım bu damlalar, yağmurdan değilse; sevinç gözyaşlarıdır, o zaman!

Güle vurulduğumu şimdi daha iyi anlıyorum

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR