26 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

Kitaplar Güzeldir Ama…

18 Mayıs 2017 Perşembe 12:33

Genel anlamda söz doğru ‘Kitaplar güzeldir ama her kitap, kitap değildir.’ düşüncesindeyim.

Tabii şimdi burada eleştireceğim yazar veya bir başka muhataplar, o anlatmak istediğim boyuttaki kitaplara aşina olan hatta hayran olanlar, bana kızacaktır.

Bugün yazmak nasipmiş! Kaç yıl oldu tam hatırlamıyorum, seneyi çoktan devirdim gibi hatırlıyorum. Yalvaç Belediyesine gitmiştim. Hemen her ilçe belediyesine gitmişimdir. O gün için elimde olan kitap veya kitaplarımdan imzalar başkana hediye ederim, yeni seçimden çıkılmışsa bir de tebrik ederim. Sonra kitaplarıma sponsor olmaları konusunda ricada bulunurum. Kitaplarıma ilgili gösteren, sponsor olan birkaç belediye oldu. Hatta aynı başkan birkaç kez sponsorum oldu. Yalvaç belediye başkanı gibi hiç yakınlaşmayan, uzak duran da oldu. Belediyenin sıkıntılarından bahseder, kibarca ret ederdi.

3. belki de 4. gidişimdi, sanırım. Tam kapının ağzında TV oyuncusu, tiyatrocu Abdullah Şahin’i gördüm. Tabi Abdullah Şahin olduğunu bilmiyorum. ‘Ben seni bir yerden tanıyorum. Siman hiç yabancı değil ama nereden?’ dediğim an, ‘80’ler’ dedim. Hatırlamıştım.

Neyse konumuza dönelim. Hemen çantamı açtım, yanımda olan kitaplarımdan imzalayıp hediye ettim. Ayaküstü geliş sebebimi anlattım, o da arabada kitabının olduğunu, bana hediye etmek istediğini söyledi. Memnuniyetle, dedim. Elinde afişlerle başkanın odasından çıkmıştı. Ben sponsorluk meselesini söyleyince, biz de bağlantı yaptık gibi bir şey dedi. İlçeleri dolaşıyor, tek kişilik oyun sergiliyor her halde! Kim bilir, oyun sonu kitap imzalıyor olabilir. Benim kitaplarımı, mali kriz nedeniyle almayan Yalvaç Belediye Başkanı Halil Hilmi Tütüncü, Abdullah Şahin’e sponsor olmuştu. Bana kim kitap hediye etmişse, saygı gereği o kitabı okurum. O gün, ilçelerden döner dönmez, o gece kitabı okudum. ‘Her kitap, kitap değildir.’ düşüncem o gün pekişti.

Abdullah Şahin’i 80’ler dizisiyle tanımıştım. O diziyi o günlerde çok iyi takip ederdim. Sonraları nedense koptum. Kitabına gelelim. Kitabın adı: ‘beni Artiz yapanın’ demiş… Anlarsınız yani! Küfreder gibi bir başlık! Başından sonuna küfürlü bir kitap! Sağ olsun, Kadir Yavuz Üstadıma sevgilerimle diye, imzaladığı kitabın ilk sayfasında tarihte var. O günü netleştirmiş oldu, o tarih… 25.03.2015. İlginç değil mi? 2 gün sonra 2 yılı bitirecek, 3. Yıla gireceğim. Durmuş, durmuş, iki yıl sonra yazımı yazmışım.

Sayfa 29… ‘Biz oyuncular; yönetmenler ve yapımcıları çok seksi buluruz, isterlerse bizi hemen yatağa atabilirler.’ Sayfa 54… ‘Ha siktiiiirr benzin bitti.’ Sayfa 74… ‘Buraya gelen bütün karıları ben götürürüm; ama bu günlerde götürmem. Şimdi sadece bu odada gördüğünüz mankeni götürüyorum.’ Sayfa 96… Biri sinemacı, diğeri tiyatrocu iki arkadaş, İzmir’de bir oyunda buluşurlar. Otele giderler. Otelde, bir Fransız kafile… Kafileden, iki güzel kadına asılırlar. Odaya atarlar. İşte şöyle de böyle de ama bizimkinde tık yok… Türk tiyatrocuların adı çıkmasın diye ben gol atamıyorum; ama golü büyüğümüz, abimiz atsın diyerek, Fransız’ı elinden tutarak ikinci taliplimiz pamuk yüzlü büyüğümüzün odasının olduğu kata çıkartıyor… Ben çok içmişim, buna golü sen at! Onun cevabı, ‘az önce banyoda kamyonu şarampole devirdim. Yazar yerinde debeleniyor, kendini yiyor: ‘Yine ah ki ahhhh diyorum, en formda olduğum sezonda, işte orada ben olmalıydım, diyorum.’ diyor. Son sayfada, bütün bunları niye yaptığını anlatıyor. ‘Para kazanmak, zengin olmak için değil; sizler tarafından beğenilmek, sadece biraz daha tanınmak, alkış almak, sevilmek için yaptım. Güldürmek!’ Arka kapakta ‘Şimdi akıl baliğ oldu.’ deyişinden, tiyatronun güldürmek olmadığını geçte olsa anladığını, sanıyorum.

150 yıllık kültürel savaş, maalesef sinemayı, tiyatroyu, kitabı müstehcen etmeyi başardı. Abdullah Şahin’le bir alıp veremeyeceğim yok; o 150 yılın eserleri, Müjdat Gezen’ler, Nejat Uygur’lar ve onlar değil mi, tiyatro deyip, belden aşağı vuranlar, bizi yıllarca güldürenler! Elime, Abdullah Şahin’in kitabı geçince, bir an, kitaplar güzeldir ama her kitap, kitap değildir, dedim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR