21 Eylül 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
01 Haziran 2011 Çarşamba 11:23

Kopan Kolu Isparta'da Bulunmuştu

Burdur cezaevine düzenlenen operasyonda kepçeyle kolu kopartılan Saçılık, karşılaştığı dönemin Bakanı Hikmet Sami Türk'e 'Beni hatırladınız mı?' diye sordu.
Kopan Kolu Ispartada Bulunmuştu

2000 yılında Burdur Cezaevi'ne düzenlenen operasyonda kepçeyle kolu kopartılan ve kolu günler sonra Isparta'da bir köpeğin ağzında bulunan Veli Saçılık yıllar sonra dönemin bakanı Hikmet Sami Türk'ten kolunun hesabını sordu. Saçılık'ın eski bakana söylediği sözler ise Türk'ün üzerinde tokat etkisi yaptı.

Saçılık, karşılaştığı dönemin Adalet Bakanı Türk'e "Beni hatırladınız mı?" diye sordu. "Hatırlamadım" diyen Türk'e Saçılık, "Nasıl hatırlamazsınız, kolumu koparttınız" karşılığını verdi.

Seçim çalışmalarını Ankara'da sürdüren DSP'li eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, karşısında hiç ummadığı bir ismi buldu. Milliyet'in haberine göre, Seyranbağları'nda seçmenleriyle konuştuğu sırada, Türk'ün karşısına 2000'de Burdur Cezaevi'ne düzenlenen operasyonda, kepçe darbesiyle kolunu kaybeden ve kopan kolu bir köpeğin ağzında bulunan Veli Saçılık çıktı. Kolunu kaybettikten sonra beraat edip İçişleri Bakanlığı'nda işe giren, evlenip çocuk sahibi olan Saçılık, 6 aylık bebeği ve eşiyle birlikte yanına gittiği Türk'e, "Beni hatırladınız mı?" diye sordu. "Hatırlayamadım" yanıtı veren Türk, Saçılık'ın, "Kolumu koparttınız, nasıl hatırlamazsınız?" tepkisiyle büyük şaşkınlık yaşadı.

HERKESİ ŞAŞKINA ÇEVİRDİ
Çevredekilerin ve korumaların şaşkın bakışları arasında devam eden diyalog, Türk'ün, "İnşallah davanızı kazanırsınız" diyerek, aracına binmesiyle son buldu. Saçılık, AİHM'de devleti 150 bin lira tazminat ödemeye mahkum ettirdi. Ancak bu tazminat Burdur Bölge İdare Mahkemesi'nden döndü. Saçılık, davayı Danıştay'a taşıdı. Yıllardır hakkını arayan, ancak kolunun hesabını soramayan Saçılık, geçtiğimiz pazar günü, eşi ve 6 aylık bebeği ile yürürken Türk'le karşılaştı.

İŞTE O DİYALOGLAR
Saçılık arasında şu diyaloglar gelişti:
- Saçılık: Beni hatırladınız mı?
- Türk: Hatırlayamadım.
- Saçılık: Kolumu koparttınız, nasıl hatırlamazsınız, hatırlamanız lazım. Burdur'u ben hiç unutmuyorum, koptu kolum, çöplükte bulundu.
- Türk: Benimle ilgisi yok, nasıl oldu?
- Saçılık: Sizce tehlikeli görünüyor muyum?
- Türk: Hayır, neden öyle olsun.
- Saçılık: Sizi televizyonda gördüğümüzde de anıyoruz her zaman.
- Türk: Sorumlular cezalandırılmıştır umarım.
- Saçılık: Kimse ceza almadı ama bakın ben kucağıma alamadığım için çocuğumu bununla taşımak zorunda kalıyorum.
- Türk: Operasyonun bizimle ilgisi yok, jandarmanın operasyonu.
- Saçılık: Bakın şu yanımdaki boşluğa. Kimse ceza bile almadı. AİHM'ye başvurdum.
- Türk: Umarım inşallah kazanırsınız.
- Saçılık: Siz de bu tabloyu hiç unutmayın olur mu?
- Türk: İnşallah kazanırsınız.

Türk: Sitemli konuştu
Türk, buluşmayı Milliyet'e doğrularken, şunları söyledi: "Yolda karşılaştık. Sitemli bir biçimde konuştu elbette. Burdur Cezaevi'nde bir ayaklanma olmuştu. O zaman müdahale edildi. Ankara'dan bizim müdahalemiz söz konusu değil. Sanırım, dozer kepçesiyle girilmiş cezaevine. Kolu o aşamada kopmuş. Kolunun parçasını çöplükte bulmuşlar. AİHM'de dava açmış. Herhalde Türkiye'deki yargı yollarını bitirdi. 'İnşallah kazanırsınız' dedim. Elbette, onun hiçbir ayrıntıyı unutması mümkün değil. Üzülmüştüm elbette o zaman da" dedi.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR