22 Eylül 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
02 Nisan 2012 Pazartesi 11:00

Korkmaz; “Ali yazar, Veli bozar” misali günlük ve sığ…

Nevzat Korkmaz 4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun TBMM Genel Kurulu'nda yasalaşmasının ardından bir değerlendirme yaptı.
Korkmaz; “Ali yazar, Veli bozar” misali günlük ve sığ…

TBMM Genel Kurulu'ndaki eğitim sistemini temelinden değiştiren teklifin görüşmeleri sırasında, Genel Başkanımızın 21 Mart 2012 tarihli grup toplantısında yaptığı çağrıyı, AKP'nin bütün unutturma gayretlerine rağmen Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz önergelerle konuyu gündemde tutmayı ve Meclis'ten geçirmeyi başardık. İlk olarak MHP olarak verdiğimiz önerge AKP'nin oyları ile reddedildi.

Ancak, aradan yarım saat geçmeden MHP'nin önergesi ile hemen hemen aynı içeriğe sahip AKP önergesinin oylanmasına geçildi. AKP'nin Kuran-ı Kerimin kutsiliğine ve siyasi nezakete uymayan bu davranışına karşılık MHP, AKP’nin önerisine, Yüce Kitaba hürmeten ve aynı nezaketle evet oyu verdi. Böylece KUR'AN-I Kerim ve Hz. Peygamber'in hayatı, MHP'nin ısrarı ve gayreti sayesinde seçmeli ders olarak okullara girdi. Yine MHP gurubunun yoğun baskıları ile İmam-Hatip ortaokullarının yeniden açılmasının önünde bir engel kalmadı. Böylece AKP'nin yıllardır istismar ettiği İmam Hatip'ler ve Kur'an Kursları meselesi kesin bir çözüme kavuştu.

Fakat üzülerek belirtiyorum ki MHP grubu olarak verdiğimiz başörtüsü teklifi AKP'li vekiller tarafından reddedildi..! MHP'nin yükseköğretimde hiç kimsenin başörtüsü sebebiyle eğitim hakkı engellenemez önerisi AKP tarafından engellendi. Verdiğimiz başörtüsü önerimizin yoklaması esnasında, AKP Eğitim Komisyonu üyeleri mecliste olduğu halde komisyon sıralarına oturmayıp yapılan sayımda çoğunluk yoktur dedirterek önerinin görüşmesini reddettiler.

Ayrıca, MHP' nin verdiği; Kayseri Erciyes üniversitesinin isminin Alparslan TÜRKEŞ Üniversitesi olarak değiştirilmesi ve Bilecik Üniversitesinin adının Şeyh Edebali Üniversitesi olarak değiştirilmesi önerilerimiz maalesef AKP oyları ile red edilmiştir.

Diyen Korkmaz yoğun ve hararetli Genel kurul görüşmelerinin yaşandığı, zorunlu eğitim yasa tasarısı üzerine meclis kürsüsünde yaptığı konuşmasında da 10 yıllık AKP Hükümetinin Milli eğitim politikalarını ve görev yapan Milli Eğitim Bakanlarını eleştirerek.

“Ali yazar, Veli bozar” misali günlük ve sığ…

Demiş ve bir sonraki görev yapan Bakanın bir Önceki Milli Eğitim bakanının getirdiği sistemi değiştirdiğini belirterek;

“Her konudan çok daha fazla “siyaset üstü” olmayı hak eden bir konunun bu kadar siyaset malzemesi yapılması, bu kadar sık değiştirilmesi doğru bir şey midir? Akşam yaptığını sabah bozuyorsun. Dün doğru dediğini bugün yanlış diyorsun. Yahut bir bakanın söylediğini, diğeri yalanlıyor. Buna hangi ülkede müsaade edilebilir? Bunun tercümesi şudur;

Sayın Başbakan, Ya Milli Eğitim Bakanlığı yapacak yeterlilikte adam bulamıyorsunuz. Her şey, yarım yamalak, deneme yanılma yöntemiyle, yap-boz anlayışı ile gidiyor. Ya da “yaptığımız ideolojik değil pedagojik” sözünüzün hakikatle bağdaşır bir tarafı yok. Herkes eğitimci olamaz. Ancak bir Başbakan’dan beklenir ki, ülkeyi yönetme sorumluluğu ile, şu soruyu eski-yeni bakanlarına bir sorsun.

Arkadaş siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Hangi maksada hizmettir ülkenin eğitim sistemi ile bu kadar oynamak? Yaptığınız “laf olsun torba dolsun” babından ise, bunun vebali vardır. Ve bu millete yazıktır, günahtır…

Okul öncesi eğitime ağırlık veriyoruz dediniz. Ulusal ve uluslararası birçok kuruluşu da istismar ederek kampanyalar yürüttünüz. Hatta Hükümet olarak okul öncesi eğitimi belediyelere bağlamak istiyordunuz. Ancak bunu o dönem başaramadınız, Çünkü bu yetkinin bölücülüğün emrine girmiş belediyelerin elinde nasıl neticeler doğurabileceği sizlere anlatıldı. Bu hizmet merkezi idarede kaldı.

Şimdi okul öncesi eğitimin zorunluluk kapsamı dışına çıkarılmasını getiriyorsunuz. Ne oldu? Eski hastalıklar yeniden mi nüksetti? Ayrıştırıcı politikalarınız bir başka safhaya mı geçti? Yoksa Oslo’ da PKK ile yaptığınız müzakerelerde terör örgütüne verdiğiniz sözleri tutmak zorunluluğu mu hissediyorsunuz? Bu hizmet ihtiyari olursa ve bu alana bölücülüğün emrindeki Belediyeler girerse neler olabileceğini hiç tahayyül ettiniz mi?”

Diyerek Hükümeti uyarmıştı.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR