25 Eylül 2017 Pazartesi

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Kurban Dedim De…

10 Kasım 2010 Çarşamba 16:38

Kurban dedim de…

 

1- Hz. İbrahim, ALLAH’ın kendisine ve ailesine bahşettiği nimetler karşısında oğlu İsmail’i kurban etmek istemişti. Sınavı kazandı, oğlunun yerine kendisine verilen “koç”u kesti ve afiyetle bayram yaptılar.

 

2- Kurban, tüm kutsal ve kutsal olmayan dinlerde vardır. Ama kendilerini laik ve jakoben hisseden birtakım kişiler, bu çağda kesilen kurbanları ve  kurban törenlerini çağdışı bulup, orada burada söylenmezler mi?

 

3- Bir bankanın reklamında bile “ben sana kurban olmaz mıyım?” diyor Beyaz. Birileri hala saçma sapan söylemler peşinde. Sanki dünyada kesilen hayvanlar ilk defa Müslümanlar tarafından ve ilk defa bu yıl kesilecekmiş gibi. Bu kadar da vahşet olurmuymuş. Tabii, kendileri İskandinav ülkeleri ve Japonya’daki balina katliamları, uzak doğu ülkelerindeki kedi ve köpek katliamları ve dünyada kesilen küçük-büyük baş hayvanlar hakkında neden üç-beş laf etmezler/edemezler onu da bilemem.

 

4- İlahlar bazen kurban isterlermiş. Aklıma CHP ve SAV kelimeleri geldi. İlahlar herhalde bunlardan bir şey olacağı yok, deyip gönüllerinden geçen rolleri yeni genel başkan ve yeni CHP genel sekreterine ve parti meclisine kestiler. Kurban belli. SAV ve ekibi… Yeni gelenler sakın gülmesinler sakın. Gülünce, güldüğümüz şey başımıza er-geç geliyor. Çoğu kimse tecrübe etmiştir bunu.

 

5- Kurban, literatürde ilahlara, ilahların  yoluna kesilen hayvan ve insanlara denir ki, kurbandan sonra o toplum üzerine bereket ve refah geldiğine inanılır. Çoğu zaman da öyle olmuştur. Çünkü kurban ve kan insandaki bastırılmış zorbalık ve şiddet duygularını törpüler, yok eder. Etrafında kurban manzarasına tanık olan herkesin bu hesab doğrultusunda düşünmesi gerekir.

 

6- Dünyada bir kriz ortamı var. Sıkıntı diz boyu. Yine ilahlar kurban isteyeceklerdir. Birinci dünya savaşında Osmanlı kurban edildi. İkinci dünya savaşında Almanya. 90’lı yıllarda ise SSCB kurban edildi. Güya, düşmana karşı galip gelinmiş ve Rusya parçalanmıştı. Ancak sosyalist ÇİN ve KORE, dış dünyaya açılmaya çalışan KÜBA gibi ülkeler, sosyalist kimlikleri ile beraber, demokratik ve insancıl Batı ve ABD için tehlikeli olmaya başladılar. Önümüzdeki yıllar ilahlar bu senaryoları içine alan bir “kurban” isterse hiç şaşırmayalım.

 

7- İşin “kurban” anlamında özü şu. Bazen kurban sahibi oluyoruz, bazen kurbanın ta kendisi. Yıllarca kendilerini dindar olarak tanımlayanları kurban ederken akılarına “kurban” gelmeyenler, bugün mevcut zihniyet ve hükümet bizi “kurban” etmeye çalışıyor, diyorlar. İnsanın, “İnsaf ve merhamet, diyesi; her şey sıra ile, diyesi; geçti Bor’un pazarı, vakit merkeplere yeni navigasyonlar yükleme zamanı, diyesi geliyor ama demiyorum.  J

 

8- İşin yine özü, kurban biraz da psikolojik ve sosyolojik bir olgu. Kesiyorsunuz, rahatlıyorsunuz. Kan akıtarak rahatlıyorsunuz. Helal yönden kan akıtıyorsunuz. Yasak ve gizli kan akıtmaya meydan okuyorsunuz. Akan kan, sizin dingin bir akıla kavuşmanıza, batırılmış hislerinize tercüman oluyor, kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Kesiyorsunuz, kestiğiniz kurbanın etini diğerleri ile paylaşıyorsunuz ve sosyal düzenin devamına katkıda bulunuyorsunuz. Kan memnun, kurban memnun. Kurban sahibi ise bahtiyar. Hem dünyada hem öbür dünyada.

 

Hayırlı Bayramlar

Kalın sağlıcakla…

 

Ziya ÖZTÜRK

10 Kasım 2010

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR