20 Haziran 2018 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
01 Ocak 2018 Pazartesi 19:10

‘Mekke’nin Fethi’ Gecesine Büyük İlgi

‘Mekke’nin Fethi’ Gecesine Büyük İlgi
‘Mekke’nin Fethi’ Gecesine Büyük İlgi

Anadolu Gençlik Derneği Isparta Şubesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda ‘Mekke’nin Fethi’ni kutlama ve Kudüs programı yapıldı. Modapark Düğün Salonunda gerçekleştirilen programa ilgi büyük oldu. 

Yılın son günü olan 31 Aralık Pazar akşamı yani önceki akşam Halıkent Mahallesinde bulunan Modapark Düğün Salonunda yapılan ve saat 19.30’da başlayan programa Saadet Partisi İl Başkanı Cevat Gençay ve İl Müfettişi Mustafa Gülal başta olmak üzere ok sayıda vatandaş katıldı.  

AKÇİL; “MEKKE’NİN FETHİNİN 

1387’İNCİ YILINI KUTLUYORUZ” 

Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Kur’anı Kerim tilaveti sunuldu ve ardından Anadolu Gençlik Derneği Isparta Şubesi Başkanı Ahmet Tahir Akçil’in açılış konuşmasıyla başladı. Akçil, konuşmasında, “Anadolu Gençlik Derneği Isparta Şubesi olarak her yıl, düzenlemekte olduğumuz ‘Mekke’nin Fethi’nin bu yıl 1387’inci yılını kutluyoruz. Bu yılki programımıza ayrıca Kudüs’ü de ilave ettik. Bilindiği gibi Siyonist İsrail’in talebi üzerine ABD Başkanı tarafından Kudüs, İsrail’in Başkenti ilan edildi. Malumunuz Mekke’nin Fethi Hicri 8. yılın Ramazan ayında, Miladi 630 yılında gerçekleşip, bütün Arap yarımadasına hakimiyeti ile sonuçlanan insanlık tarihinin en büyük zaferidir. Bu zafer, fetihten 2 sene kadar önce Fetih Suresi’nde müjdelenmiş, surenin devamında ise Peygamber Efendimiz yüceltilerek, O’na tabi olan mü’min’lerin mükafatı bildirilmiş, münafıkların iç yüzü dışa vurulmuş, Allah Resulüne iman etmeyenlerin cehennemlik olduğu bildirilmiştir. Buna rağmen günümüzde halen daha ‘Ehli kitapla itikatta biriz, kafirlerde cennete girecektir. Son Peygambere iman şart değildir’ diyenlerin sözleri daha o günlerde yüzlerine çarpılmış, İslam dininin bütün dinlere sütün olduğunu ‘Allah katında yegane din; İslam olduğu Cenabı Hak tarafından Ali İmran Suresi 19. ayette bildirilmiştir. 

Ya bugünkü halimiz? Bugün Müslümanların hali içler acısı. Birileri çıkıp ‘Kabe’yi bombalarız’ diyorlar, ses yok. ‘Kur’anı Kerim’e saldırı yapıyorlar’ ses yok. Bize muhalif olan ayetleri çıkartın, tek din olalım diyorlar yine ses yok. 

Nihayet Kendileri 77 sureden müştekil El Furkan isimli bir din kitabı ortaya sürüp 22 İslam ülkesinde okutulmasını zorlamaktadırlar. İşte dinimize alimlerimize karşı yapılan bu saldırılar olurken birileri dostlarını ve ağabeylerini incitmeyip memnun etme, yaranma ve koltuk sevdasındalar. 

“MÜSLÜMANLAR KENDİ ARALARINDA 

DİYALOG KURMALIDIR” 

Hz. Peygamber’in (S.A.V) yaptığı savaş, İslam’daki Cihad hareketinin bir merhalesidir. Ona sadece savaş değil adil savaş demek lazım. Adil savaşın hedefi; İslam’ın prensiplerini yaşatmak ve sulh için gerekli şartları yerleştirip, takviye etmektir. Bu savaşta sivil halkın canına, malına dokunulmamış, esirler en iyi muameleyi görmüş, yaralı ve hastalar tedavi edilmiş, ölüler defnedilmiş, uzuvları kesilmemiş, savaş öncesi ve sonrası talan ve yağmaya tenezzül edilmemiş, adil savaşta şahsi çıkar, ırk, asabiyet, maddi menfaat, öç alma, sömürü olmamıştır. Hatta Mekke’nin fethinde Kabe’de bulunan 70 bin altın sikkeye el sürülmemiştir. 

Müslümanlar insanlığın huzur ve saadeti için bütün zorluk ve engellemelere rağmen Hakk’ı ve adaleti anlatmaya, zulme engel olmaya mecburdurlar. Üzülerek ifade edeyim ki, bugün Müslümanlar zalimin gücünden korkarak, zalimlerin zulmüne ses çıkarmayıp, zalimlere dolaylı yoldan destek verdiklerinin farkında değillerdir. Zalimin her dediğine boyun eğenler, bir gün zalimlerin hışmına uğrarlar. Görüldüğü gibi zalimlerin inancı kendinden olmayanları ezmektir. Müslümanları barbarca katlederken, en iğrenç işkenceleri yaparken, vicdanları sızlamıyor. İslam’ı uydurma din, Müslümanları da günahkar görüyorlar. Dinler arası diyalog, Medeniyetler arası ittifak kurmak için çırpınıp, yırtınanlar Hıristiyan ve Yahudilere değil, önce Müslümanlar kendi aralarında diyalog kurmalıdır” dedi. 

“BATININ TEK AMACI TERÖRDÜR”

Konuşmasının devamında Kudüs konusuna da değinen Şube Başkan Akçil; “Fethi anlamak ve hayatımıza uyarlamanın çabası içindeyiz. Fetih, açmak demektir. İşgal ise batının ortaya koyduğu zulüm düzenidir. Fetihler toprağın üzerindeki insanların sıkıntıya düşmemesi için gerçekleştirilir. Irak'ta bir buçuk milyon insanımız, Suriye'de bir milyona yakın insanımız katledildi. Batının anlayışı barış değil, terördür. 

“İSRAİL, KATİL BİR TERÖR DEVLETİDİR” 

Katil İsrail, 1948 yılında Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan etti. Bir ay önce ABD başkanı Trump açıklama yaptı. Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak ilan etti. O ifadesini kabul etmedik. ABD'yi devlet olarak, Trump'ı da devlet başkanı olarak kabul etmiyoruz. Müslümanlar olarak Telaviv'i İsrail'in başkenti olarak tanımadık ki İsrail'in başkentini de Kudüs kabul edelim. İsrail dünyanın en büyük terörüdür ve devlet değildir. Dünyanın birçok yerinden Yahudileri Filistin'e getirdi ve zorla toprak işgali gerçekleştirdi. Kudüs'ün; doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyi Filistin'indir. Bir karışından bile vazgeçmeyiz” dedi. 

İLAHİLER VE EZGİLER SUNULDU 

Daha sonra programa konuşmacı olarak katılan Tarihçi ve Sütçüler İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Danışman, kürsüye gelerek Mekke’nin fethi ve Kudüs konularında açıklamalarda bulundu. Danışman yaptığı konuşmalarda; Mekke’nin Fethi ve fethin önemini anlattılar. Programda yapılan konuşmaların ardından ise; sinevizyon ve tiyatro gösterimi sunuldu.

 
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR