20 Eylül 2017 Çarşamba

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Memleketin Hali İyi Gibi Mi?

27 Mayıs 2013 Pazartesi 11:43

Memleketin Hali İyi Gibi Mi?

 

Şehrimiz iki yüz bin nüfusu ile, yaşanabilirlikteki ilk beş derecesi ile, sağlık ve eğitimdeki durumu ile, çok yoğun trafiğinin olmayışı, kendi halinde orta dereceden sorunları ile merkezi idare Ankara’ya hiç bir zaman sorun olmama özelliğiyle, tehlikesiz ve sakin yapısıyla kör-topal yuvarlanıp gidiyor.

 

Bu kadarı bence hiç de fena değil. Başka şehirlerimiz gibi hemen ama şimdi, acilen çözülmesi gereken kangren bir sorunu yok gibi. Ancak bu mevcutla yetinmek, gelecek nesillerimiz nezdinde bizleri sorumlu bir hale de sokacak. Zira gelecek nesillerimiz kendilerine bırakacağımız çok daha iyi koşullarda bir il bulamadıkları ile bizi yargılayıp, ayıplayacak beklide.

 

Mevcudu korumak, kötü halde olmaktan daha evla. Bunu biliyoruz. Ancak mevcudu bir adım, bir fersah, bir metre, bir santim ileriye taşımak gibi bir niyet içerisinde olmanız şartıyla. Yani ortaya bu ili yarınlara taşımak adına bir irade koyup, bunun için çalışmanız da lazım. Yoksa günü kurtarmış olmaktan öteye gitmezsiniz. Günlük ve eyyamcı bireylerin, ailelerin, şehirlerin ve ulusların nereye vardıklarını tarih bilimi örneklemiş durmuştur. Ki bu örnekler hiçbir zaman dünyamızın rotasına şekil vermemiş ve verememiştir.

 

Sanırım bu memlekette yeni Beiduzzamanlara, yeni Demiralaylara, yeni Demirellere, yeni Mumculara ihtiyacımız var. Ancak her şeyde olduğu gibi bu da bir nasip meslesi. Mikro ölçekte yeni liderler çıkaramıyorsanız makro ölçekte mensubu olduğunuz liderlerle yetinmeniz lazım. Dünyanın kuralı bu. Cennet mekân atalarımızın uhdesinde bulunan halifeliğin kaldırılması ile Müslüman halk belki bir boşluk içinde gibi ama bu boşluğu dengeleyecek çok çeşitli alternatiflerimiz de var. Makro ölçekte liderliği büyüklerimiz düşünsün. Biz kendimize, şehrimize, ailemize, arkadaşlarımıza bakmamız lazım. Kaliteli bir birey olup lider olamasak bile yanımızdakine faydalı biri olma yolunda bulunmamız lazım.

 

Bu anlamda bu memleketin vekilleri, valileri, başkanları ve rektörleri üzerine düşenleri muhakkak yapma gayretindedirler. Seçimler yaklaşıyor. Hiç kimse bu makam ve mevkilerde daimi değil. Yöneticiler de kendilerini başarılı/başarısız diye sorgulamalılar. Öbür dünyada onlara daha çok sual/soru gelecek. Çünkü onlar bizim hizmetkârlarımız. Onlar bizim çobanlarımız. Öyle diyor dinimiz ve peygamberimiz. Bizler de ailemizin çobanıyız. Çalıştığımız iş yerinde sorumlu olduğumuz konularımızın çobanıyız. Herkes çoban, herkes kendi başında bulunduğu sürüden (sorumlu olduğu şeyden) mesul. Allah hepimize bağışlaması ve rahmeti ile merhamet etsin. Amin. Kalın sağlıcakla...

 

Ziya ÖZTÜRK

Eğitimci-İlahiyatçı

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR