26 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner'i Ziyaretim

20 Mart 2012 Salı 19:05

ISPARTA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ SABRİ CANER’İ ZİYARETİM…
Belki biraz geciktim, ama o yeni geldiği zaman ki; kargaşada, hiçbir şey anlamayacaktım, yaptığım ziyaretimden.

Onun için yeni geldiği zaman ki, protokol ziyaretlerini yapmasını bekledim. Isparta Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner Bey’e yeni çıkan kitaplarımı da hediye etmeyi ihmal etmedim. Değerli bir insandı…
Kalender biriydi…
Ayrılırken odasından çıkmış, koridorun başına kadar gelip, uğurlamıştı beni!

Ben, kendilerine gecikme nedenimi söylemiştim… Anlayışla karşılamışlardı. Kitaplarımı imzalarken, arada bir konuşuyor, konuşturuyordum.

“İnsanız öncelikle! Memleketimizin, her köşesi bizim için birdir. Burayı uygun gördüler geldik, görevimin başındayım. Önemli olan hizmettir.” demişti.  

Kendilerine bu konuda haklı olduklarını söyledim. Ben de, şöyle bir ekte bulundum “Siz Vanlısınız, ben Elazığlıyım…
Isparta’da koca bir 10 yıl yaşamışım…
11.yıla girdiğimde, sanki yeni gelmişim diyorum. Eğitim camiasında hizmet verdim ve emekli oldum. Ispartalıyı, ben bildim…
Benden bildim. Onun eksiğini, benim eksiğim bildim.

Sıkıntı yaşamadım mı, yaşadım ama düşündüm ki; Ispartalı benim şehrimde görev yaparken, bende burada görev yapıyorum. Burdurlu Isparta’da çalışırken, Ispartalıda Burdur’da çalışıyor. Afyonlu burada çalışırken, Ispartalıda Afyon’da çalışıyor. Ispartalı Elazığ’da görev yaparken, Elazığlıda burada görev yapıyor. Bir Ispartalı Edirne’de çalışırken, bir diğeri İstanbul’da, bir başka biri de Ankara’da görev yapıyor. O zaman, gayet normaldir, benim bu şehirde oluşum, dedim…
Isındım, alıştım.

Çok güzel insanlar kazandım…
Nice dostlar edindim.

Bir mahalli gazete de, köşe yazarıyım. Gazeteciliğin hayatıma kattıkları oldu. Yazdıklarımı kitaba dönüştürdüm.

Yazılarımda, çoğu zaman fahri hemşehrilerim derim, Ispartalılara!

Ve şunu hiç unutmamalı diye düşünüyorum. Isparta, yaşanılacak kentler sıralamasında liste başında yer alıyor. O nedenle, tam yaşanılacak bir kent hüviyetini taşıdığından gelen gidemiyor, emekli olduğunda da buraya yerleşiyor. Tıpkı, benim gibi!

Ispartalılar derler ki: “Şehrimize gelenler, karpuz çeşmesinden su içtiklerinde artık başka yere gidemiyorlar. Isparta’ya yerleşiyorlar.” Doğru gibi! Bende, o sudan içtim ve kalakaldım…
Isparta’da.

İL HALK KÜTÜPHANESİNİ ZİYARETİM
Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner Bey’i ziyaretimin ardından şehir merkezindeki yeni yapılan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binasının içinde yapılanan İl Halk Kütüphanesine gittim. Uzun zamandır, şehir dışında zorunlu hizmet veren, Halil Hamit Paşa İl Halk Kütüphanesi, birkaç aylık bir hazırlık aşaması sonunda, merkeze taşınmış oldu.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Isparta’ya yıldız kazandıracak güzellikte! Çok katlı, beş yıldızlı statüde, bir bina ve üstelik gerek İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün binaları ve gerekse Halil Hamit Paşa Kütüphanelerinin binası eskiydi. Sonra, kütüphane binası çürük raporu sonunda boşaltılmıştı. Hele hele yeni yapılan bu binanın yerinde ise yıkılmış, harap ve perişan terk edilmiş bir Tekel Binası vardı. Sokak çocuklarının meskeni olmuştu.

NEDEN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ’NE GEÇTİM
Milli Eğitim Müdürlüğünün kendisine yetmeyen, elverişsiz ve eski bir binada sıkışıp kalmasından dolayı yer aradığını veya ek binaya baktıklarını biliyorum. Çalışmalar var. Sanıyorum, depreme dayanıksız ve boş olarak ne yapılacağını bekleyen Halil Hamit paşa Kütüphanesinin yerine, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binası gibi modern bir Milli Eğitim Müdürlüğü binası yapılabilir.

Şehrin büyümesini istiyorsak, yeni projelerde aceleci davranmalıyız. Ortadaki bürokrasi engellerini de, kaldırırsak sadece şehrimizin değil ülkemizin kalkınmasına faydalı oluruz, kanaatindeyim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR