19 Eylül 2017 Salı

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Milli Takım ISPARTA’ya…!

18 Ekim 2010 Pazartesi 11:14

Milli Takım ISPARTA’ya…! 

Geçenlerde seyrettik milli maçı.. Azerbaycan 1-0 yendi bizi. Son iki maçında tam dokuz gol yemişler. Ancak biz, bir kere bile havalandıramadık kardaş Azarbaycan filelerini.

Milli takım Hiddink ve Oğuz ile güzel bir hava yakalamıştı ama son iki maç (Almanya ve Azarbaycan) hayatı zehir etti sporu sevenlere, spor adamlarına, spor akademisyenlerine. Ben de çok etkilendim maçta. Cılız ve sonuçsuz ataklarımızı görünce üzüldüm, kahroldum kendi kendime. Evde seyrettim maçı. Yalnızdım. Kimseyle de maç içi yorumlar yapamayınca eski amatör futbol hakemi olduğumdan, eski amatör küme futbolcusu olduğumdan (1990’lı yıllarda Konya’da) yedim durdum kendimi. Futbol oynamayanlar bilemezler. Kondisyon çok öenmlidir. 60 metre depar atıp da ayağınıza verilen topa gol olsun diye düzgün bir vuruş yapmak inanın zordor. Ama imkansız değildir. Kondisyon ve futbol bilginiz varsa, futbol zekanız orta seviyede ise gelen 3-4 fırsattan birini muhakkak “GOL” yaparsınız. Okuduğum bir istatistiki bilgide rakip kaleye 20-25 şut atabilen takım kesinlikle o maçı kazanıyormuş. Hadi siz şanslı ve ballı bir takım olun, karşı takımda gününde olmasın en az 10-15 şut atmanız lazım. Dün gece bizim milli takım yanılmıyorsam 5-6 şut attı. Altıntop kardeşlerin iki şutundan biri direkte patladı, diğeri kaleciden döndü. Bir kafa şutumuz avuta gşiderken diğer şutlarımız ise kalecide kaldı. Yani futbol mantalitesi olarak, karşı takımı bunaltamadık, sıkıştıramadık, terletemedik. Aksine kalemizde tuhaf tuhaf pozisyonlar gördük. Kudurduk, kahrolduk.

Ben futbolu önce zeka, sonra kabiliyet ve sonra da kondisyon oyunu olarak görüyorum. Bu üçü bir araya geldiğinde başarı da geliyor. Bunun örneklerini görüyoruz dünyada. Tabii top da sevecek sizi. Orası da kısmet ve şans. Ama önce çalışma sonrası nasip her şeyde olduğu gibi.

Gelelim attığımız başlığa. Milli takımı Isparta’ya çağırıyorum. Gelmeliler. Çünkü futboldaki başarının temelinde yatan zeka ve kabiliyetin futbolcularımızın çoğunda olduğu kanaatindeyim. Ama devrelerin ortalarına doğru koşmaktan pancar gibi kızarmış oyuncularımızı görünce perişan oluyorum. Çünkü o hali bilenlerdenim. Bunun iki türlü izahı olabilir. Ya vücut yapınız böyledir yahut kondisyon olarak düşüksünüzdür ya da takımdaki görev dağılımı adaletli yapılmamış size yükleniliyordur. Aklıma Emre, Arda, Hamit gibi canla başla, tüm benliği ile kendini ortaya koyan futbolcular geliyor. Kızarırlar, yorulurlar ve belli bir zamandan sonra “gol” ve “pozisyon” gibi motivasyon artırıcı şeyler gelmeyince oyundan düşerler. Belki küserler takım kurgusuna. Kendilerine yapılan haksızlığa. Belki teknik ekibe kırılırlar. Ama çare yoktur. Kaçınılmaz son gelir. Agresif olurlar, kart görmeye başlarlar. Maç sonrası yenilmiş isek o zaman bu futbolcular motivasyon olarak tamamen bitmiş ve yıkılmışlardır.

İşte teknik ekip burada devreye girecektir. Takım kurgusundan, oyunun, maçın gidişatına göre hamleler yaparak. Benim izlediğim Hiddink ve ekibi ise çaresizleri oynadı. Eldeki malzemeden kendilerine göre bir helva yapmışlar, pişmesini beklediler. Ama kafa/mantalite olarak daha hırslı ve istekli olan Azarbaycan biraz da şans ile, Volkan’ın da gününde olmaması yüzünden kazandılar maçı.

Milli takım acilen takım kurgusunu gözden geçirerek, Isparta’ya gelmeli. Kondisyon depolamalılar DAVRAZ’da. Memleketimiz güllük ve gülistan. İyi de ağırlarız onları. Bu şerefi bizden esirgemesinler. Misafirperverliğimizi gelsinler ve görsünler. Bakın Trabzonspor sezon öncesi burada idi ve gayet güzel şeyler yaptı ligte geçen senelere göre. UMUT olayına da çözüm bulurlarsa değme keyfine Trabzon’un.

Milli takım artık eski tüfeklerle devam etmesin. Gençleri kadroya entegre ederek yarınlara bakalım. Bu Avrupa şampiyonası şart değil. Yeter ki yarınlarımızı düşünüp, eyyamcı olmayalım ve karar verelim futbol kariyerimize. Yoksa günü kurtarma gayretleri ile ne aile idare ediliyor, ne ülke idare ediliyor, ne de milli takım idare edilebilecektir.

Kalın sağlıcakla..

Ziya ÖZTÜRK --- 18 Ekim 2010 --- ISPARTA

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR