25 Eylül 2017 Pazartesi

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

MISIR, TUNUS, CEZAYİR vs…

16 Şubat 2011 Çarşamba 08:37

MISIR, TUNUS, CEZAYİR vs…

 

Kendini liberal, barışçı hatta demokrat hisseden insanlar bugünlerde keyif içindeler. Dünyanın bir numaralı çıban başı SADDAM’dan sonra diğer kardeş ve arkadaş Arap ülkeleri de “özgürlük” sloganları ile bir bir sokaklara dökülüyorlar. Alan memnun, satan memnun.

 

O ülkenin halkları memnun, Türkiye memnun, Avrupa memnun, Amerika memnun. Diktatörlük elbette iyi şey değil. Ancak şu demokrasi dedikleri şey de -150 yıllık bir geçmişe bakarsak- insanlığa bir numara büyük gelmeye başladı.

 

Başkanlık veya diktatörlük rejimlerinde tek söz sahibi başkan ve adamları olduğundan, muhalifler susmakta veya sürgünü ve ölümü göze almaktadırlar. Başkanlık ve didktatörlüğün olanca kötülüğüne rağmen dünyayı büyük bir Pazar olarak kabul eden ticari mantaliteye göre en sorunsuz müşteriler bu ülkeler. Çünkü kendilerini demokrat ve çoğulcu diye niteleyen diğer ülkelerde ne ağız tadı ile çoğulculuk yapılabiliyor ne de demokrasi tüm kurumları ile oturmuş olmuyor. Hal böyle olunca da koalisyonlar ve değişip duran hükumetler yüzünden iç ve dış piyasalar tedirgin olup “Standart and Poors” benzeri ülkelere not veren yeni yeni mesleklerin dahi kurulmasına yol açtı. Dünya bankası IMF bile bu kuruluşların nihai raporlarına göre ülkelerle görüşüp/görüşmemeye başladı.

 

Dünyanın ilk kurulduğundan bugüne kadar güçlü olan hep yönetmiş, gücü kaybeden ise iktidarı bırakıp gitmiş veya iktidar zorla elinden alınmıştır. Avrupadaki nice kralların iktidardan hazin düşüşleri hep filmlere konu olmuştur. Asya’da da durum benzerdir. Meşruti krallıklar hala bana diğer tüm rejimlerden daha sevimli gelmektedir. Ancak başta halkını seven ve ona zulmetmeyen krallar olacak. Hollanda, İspanya ve İngiltere örnekleri bana daha samimi ve sıcak geliyor.

 

Dünyanın en iyi bilinen kralı, en şanslı kralı da olsanız her şey nasip, takdir. İyi nedir, ne değildir herkes biliyor. Kutsal kitaplar da bunu tarif etmiş. O halde başta bulunan idareciler bunu unutmadan, siyasetin bir hizmet sanatı olduğunu kabul ederek, geride “hoş bir sada” bırakmaya çalışmalıdırlar. Üç günlük dünya değil mi burası? Kime kaldı?

 

Konuya devam edeceğiz inşallah.. Kalın sağlıcakla..

 

Ziya ÖZTÜRK

16.02.2011

 

 

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR