26 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

Muhteşem Yüzyıl II

08 Şubat 2011 Salı 17:27

MUHTEŞEM YÜZYIL… II

 

Isparta’nın internet gazetelerinden, Ajans32’de yazıyorum. Son döneme damgasını vuran Muhteşem Süleyman adlı televizyon dizisiyle ilgili bir yorum da ben yapmaya çalıştım. Yazarı olduğum gazetemin köşesinde yazdığım yazıma bir yorum aldım. Bana şöyle bir soru yöneltilmişti.

 

Soru şu:

“Velev ki Kanuni Sultan Süleyman alkol almamış olsun. Peki has oda gerçeğini nasıl açıklayacaksınız ya da Şehzade Mustafa'nın Hürrem Sultan'ın isteği üzerine Kanuni Sultan Süleyman tarafından idam edildiği gerçeği hakkındaki görüşleriniz neler? Herkes hata yapabilir. Padişah’ta bir Allah kuludur ve hatalar yapmış olabilir.”

 

Velev ki… Diye başlanan bir söz nasıl algılanır sizce… Yani! İnanmamışsınız da, hadi neyse farz edelim… Öyle değil ama dediğin gibi olsun.

Böyle başlarsak bir defa tarihin sizce ne ehemmiyeti olur ki? İnanmadığınız bir yönüne inanmış görünüp diğer konulardaki hayatına baksanız bile o gerçeklik göstermez. Ben bir tarihçi değilim ama tarihimizi gerçek manasıyla işleyen tarihçilerin hazırlamış oldukları tarihlere bakacağız…  Elle tutulur, gözle görülür, kaç tarihçi var… Pek tabii ki, bunların doğruluğuna nasıl karar vereceğiz. Tabii ki, şu da çok önemli! Ben her ne kadar tarihçi değilim filan diyorsam da; edebiyatın tarihle iç içe olduğunu da bilmemiz gerekir. Ders kitabı olarak okuduğumuz Tarih Kitabı Emin Oktay’ın kitabından ve onun verdiği kadarıyla  tarihimizi çat pat öğrenmeye çalıştık. Bir küçücük ders kitabı ve içindekiler 600 yılı aşkın süre var olmuş Osmanlı’yı ve onun tarihini nasıl anlatsın ki? O kitaplarda anlatılmayınca; tarihçiler ellerinde olan bilgilerin doğrultusunda, araştırmalar yapmaya yönelmişler. Ne acıdır ki, kendi tarihine ait bilgileri dahi yok etmiş bir neslin devamıyız. O nedenle de, yalan yanlış her şeye inanmak zorunda kalıyoruz.    

 

Yetersiz ve az kaynak arasında; hangileri doğrudur, hangileri yanıltıcıdır… Bu da bizim kadersizliğimiz diyeceğiz. Var mı başka seçenek? Ben bu tip konularda darda kaldığımda; başvurduğum yegâne kaynak Yılmaz Öztuna’nın Büyük Türkiye Tarihi adlı eseridir. 14 ciltlik bu muhteşem eserin iki cildi sadece Kanuni Sultan Süleyman’dan ve onun hayatından, savaşlarından ve o günkü dönemdeki Osmanlının ekonomik yapısından bahsetmektedir… Tarih denilince ona dalarım… Sayfaların arasında gezinirim. Daha büyük tarihçiler ve o şahsiyetlerin kıymetli eserleri yok mu? Elbette var.

 

Neyse gelelim, konumuza! Osmanlı Tarihinde Padişahlar yanlış yapmamış mı? Mutlaka yapmıştır. Onlarda birer insan! Dağlar kadar haklısınız… Size bu konuda katılmamam mümkün değil… Bizler birer insan olarak hata hatta hatalar yapmıyor muyuz? Bu şahsi hatalarımızı bugünkü tarihimize işletmemiz mi gerekir dersiniz? Bizler birer şahısız. Ama onlar üç kıtaya, yedi denize hükmetmiş cihan padişahlarıydılar… Onları yetiştiren âlimler, hocalar, sadrazamlar o devrin en yetişmiş mümtaz şahsiyetleriydiler.

 

Bu padişahların içinde, devrine damgasını basmış adaletiyle Cihan İmparatorluğu unvanını almış, Kanuni Sultan Süleyman Kuran’a ve sünnete harfiyen uymuş sayılır padişahlardandır. Bu derece hassas yetişmiş Kanuni velev ki içmemiş olsun ihtimaliyle algılanamaz.

 

Evet Şehzade Mustafa, Hurrem Sultan ve damadı Rüstem Paşa’nın hile ve türlü oyunlarıyla Kanuni’nin çadırında cellatlar tarafından öldürülmüştür. Şehzade Mustafa, babasının kendisini vurduracağına asla ihtimal vermeden çadırına girer. Kanuni’ye de, daha önce Şehzade’nin düşmandan kendisini devirmek için destek istediğini bilgilendirdiklerinde oğlunun böyle bir şeye asla yeltenmeyeceği konusunda emir buyurur ve dedikodunun uzanması anında kesilmesi konusunda kesin talimat verir.

 

Yabancı tarihçilerinde bu konu da tarihi vesikaları vardır, Büyük Türkiye Tarihi’nde!

 

Gelelim Harem’e… Oralarda yetiştirilmek üzere küçük yaşta saraya harp sonrası getirilen cariyeler, dini eğitimlerinin yanında; diğer tahsillerini de yaparlar. Bir okuldur, Harem… Orası Padişahın öyle kadına ihtiyaç duyduğu zaman el salladığında kurbanlık koyun gibi seçilerek getirilip altına yatırılan nikâhsız ilişkiler kurulan genel ev filan değildir.

 

Bilmiyor olabiliriz… Bilmiyorsak, öğrenmeliyiz.     

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR