25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
16 Nisan 2013 Salı 08:00

MYO’larda Bir İlke İmza Attıldı

SDÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ramazan Kayacan, Trimester Eğitim Modeline geçilmesi ile ilgili, “Bu anlamda hem üniversitemiz hem de yüksekokulumuz yeni modelin önemli bir öncüsü olma özelliğini kazanmıştır” dedi.
MYO’larda Bir İlke İmza Attıldı

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu(TBMYO) Müdürü Doç. Dr. Ramazan Kayacan, Trimester Eğitim Modeline geçilmesi ile ilgili, “Bu anlamda hem üniversitemiz hem de yüksekokulumuz yeni modelin önemli bir öncüsü olma özelliğini kazanmıştır” dedi.

SDÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu(TBMYO) alanında önemli bir ilke imza attı. İşyerlerinde bir yıl süreli mesleki eğitimi içeren Trimester Eğitim Modeli kapsamında, SDÜ TBMYO Yapı Denetimi Programı öğrencilerinin işyeri eğitimlerini daha kaliteli ve daha verimli hale getirebilmek amacıyla Isparta’daki 7 Yapı Denetim Şirketi ile “İşyeri Eğitimi Protokolü” imzalandı.

Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda düzenlenen imza törenine, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akyıldız, Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Ramazan Kayacan, Yüksekokul Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Hüseyin Temiz, İnşaat Bölümü ile Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü Başkanları ve öğretim elemanları, yapı denetim şirketlerinin temsilcileri, iş güvenliği uzmanları ve Yapı Denetimi Programı öğrenci temsilcisinin katıldı.

İş dünyasi diplomanın yanında uygulama da istiyor
Törende bir konuşma yapan Doç. Dr. Ramazan Kayacan üretim ve hizmet sektörünün vazgeçilmez eleman kaynağının yetiştirilmesi açısından meslek yüksekokullarının önemli olduğunu belirterek sadece diplomanın yetmediğini ve iş dünyasının diplomanın yanında uygulama ağırlıklı eğitimle yetişmiş elemanlar istediğini söyledi.

Trimester Eğitim Modeli hakkında bilgi veren Kayacan, “YÖK Genel Kurulu 2011 yılında MYO’ larda Trimester Eğitim Modeline geçilmesi ile ilgili planlama yapmayı kararlaştırmış, bununla ilgili yasal düzenleme 6111 sayılı torba yasada yer almış ve böylece söz konusu eğitim modeline geçişin önü açılmıştır. Bu modelin en önemli özelliği, eğitim-öğretimin iki yılda 12’şer haftalık altı döneme dönüştürülmesinden ziyade, altı dönemin üç döneminin okulda, üç döneminin ise ilgili sektörlerde işyeri eğitimi şeklinde yürütülmesidir.

Tekniker eğitiminde uygulamanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olan yüksekokulumuz, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay’ın öneri ve teşvikleriyle, Rektörümüz Prof. Dr. Hasan İbicioğlu’nun da talimat ve destekleriyle, ilk etapta, İnşaat Bölümü Yapı Denetimi Programı ile Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Programında 2012-2013 eğitim-öğretim yılında MYO’larda bir ilk olarak uygulama ağırlıklı yeni eğitim modeline geçiş yapmıştır. Bu anlamda hem üniversitemiz hem de yüksekokulumuz yeni modelin önemli bir öncüsü olma özelliğini kazanmıştır.” dedi.

Doç. Dr. Kayacan, iki programda uygulamaya giren yeni modeli başarıya ulaştırmak zorunda olduklarını, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay’ın yeni modelin takipçisi olduğunu, işyerlerinin de öğrencilere işyeri eğitimi yapma imkânı sağlayarak bu modele sahip çıktıklarını ve önemli bir misyon üstlendiklerini vurguladı; destek verenlere teşekkür etti.

Akyıldız: Öğrencileri kutsal bir emanet olarak görüyoruz
SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akyıldız da öğrencileri kutsal bir emanet olarak gördüklerini belirterek “Bu, işçilik maliyetlerini düşürmek için alternatif bir istihdam yolu değildir. Burada siz bir sorumluluk üstleniyorsunuz. Bu sorumluluğu da ülkemizin geleceği için üstleniyorsunuz. Sadece işletmelerin karlılığı, bir kişinin ekonomik, sosyal ve kültürel yönden iyileşmesi, toplumun da bu yönden güçleneceği anlamına gelmez. Bir toplum kalkınırsa hem ekonomik anlamda büyür hem gelir dağılımı daha adil olur hem de ekonomik, sosyal ve siyasal yapımız iyi işler. Bu açıdan bu protokol hepimiz için bir sosyal sorumluluk projesidir. Yani burada maliyetleri düşürmeden önce, toplumsal olarak yapacağınız katkıyı düşünmelisiniz.” dedi.

Yönetim ve eğitim sistemleri insan odaklı olarak işlemeli
Yönetim ve eğitim sistemlerinin insan odaklı olarak işlemesi gerektiğini vurgulayan Akyıldız, insanlıktan uzak bir anlayışla yeryüzünün yaşanmaz bir hale geleceğinin altını çizdi. Bu tür eğitimlerle öğrencilerin daha iyi yetiştirilmesinin amaçlandığını söyleyen Akyıldız, “Öğrencilerin fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarının karşılanması ve mutlu birey tipografisinin oluşturulmasının iş yerine de katkı sağlar. Trimester programı, Türkiye’de ilk defa uygulanıyor. Bu program sanayinin ve hizmet sektörünün ihtiyaçlarına cevap veren öğrenci potansiyelinin ortaya çıkması ve piyasanın gereklerine uygun bireyler yetiştirilmesinde önemli roller üstleniyor.” diye konuştu.

İşyeri temsilcileri de okul ortamıyla işyeri ortamının farklılığından bahsederek yeni uygulamaya giren modelin istenilen vasıflara sahip tekniker yetiştirmede çok önemli bir aşama olduğunu, işyerlerinde işyeri eğitimi görecek öğrencilerle kendi kardeş ve evlatları gibi ilgileneceklerini belirterek bu modelin başarıya ulaşmasında kendilerine ne düşüyorsa yapacaklarını kaydetti. İnşaat Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Ceylan’ın Yapı Denetimi Programı öğrencileri hakkında verdiği kısa bilginin ardından protokol imza törenine geçildi.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR