26 Eylül 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
23 Şubat 2016 Salı 14:03

Ne Olacak Demeyin Kalp Krizini Tetikliyor

Kalbini seven bu haberi okusun
Ne Olacak Demeyin Kalp Krizini Tetikliyor

Türkiye, kalp krizinden ölümlerde Avrupa’da ilk sıralarda bulunuyor. Ülkemizde her yıl kalp hastalığı nedeni ile binlerce insan yaşamını yitirmektedir. Kalp krizinin en başlıca nedenleri arasında rahat yaşam tarzı ve hazır gıdaların tüketilmesi var ancak önceden önlem alarak kalp krizinden korumak mümkün.
Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu kadar ülkemizde de en mühim sağlık sorunlarının başında geliyor. Kalp hastalıkları nedeni ile Türkiye’de binlerce insan hayatını kaybediyor. Kalp krizindeki son 15 yıldaki artışın en büyük nedeninin stres ve hareketsiz yaşam olduğuna dikkat çeken Isparta Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı İbrahim Ersoy, hareketsiz yaşam tarzının kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorunun temelini oluşturduğunu belirtti.

‘SON YILLARDA ARTAN BİR HASTALIK’
Dünyada ölümlerin en başında gelen hastalıklardan biri olan Kalp rahatsızlıklarının son yıllarda arttığına değinen Isparta Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı İbrahim Ersoy “Kalp ve damar rahatsızlıkları hala daha dünyada ölümlerin en başta gelen hastalıklardan biri. Bu gidişat ülkemizde son 15 yıldır artarak devam etmekte” dedi.

‘RAHAT YAŞAMAYA BAŞLADIK’
Kalp krizinin en başlıca nedenleri arasında yer alan rahat yaşam tarzının değiştirilmesinin sağlık açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Ersoy “Rahat yaşamdan kastım hareketsizliktir. Sadece hareketsizliğin yanında hazır gıdaların tüketilmesi de var. Toplumsal olarak rahat yaşamaya başladık. Beslenmemize de dikkat etmiyoruz. Kendi ürettiğimizden ziyade hazır yiyecekleri tercih ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SADECE DAMAR TIKANIKLIĞI DEĞİL’
Gençlerde görünen ani kalp krizlerinin sadece damar tıkanıklığı olmadığına işaret eden Ersoy “Gençlerde gördüğümüz ani ölümler hepimizi etkileyen çok dramatik ölümlerden oluşuyor. Damarların tıkamasına bağlı krizlerden ziyade kalp ritminin ani bir şekilde ahenginin bozulması da ölümlere neden oluyor. Kalp krizi toplum içerisinde daha ziyade bildiğimiz damar tıkanması şeklinde anlaşılmakta. Bu gençler ve ileriki yaşlarda kalp krizi tanımlaması biraz farklılık arz etmekte. Genel tabiri ile kalp krizi damar tıkanmasına bağlı kalp hücrelerinin geri dönüşümsüz ölmesi” dedi.

‘FARKINDALIK OLUŞUYOR’
Son dönemlerde oluşan ani kalp krizlerinin insanlarda bilinçlendirme uyandırdığını dile getiren Isparta Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı İbrahim Ersoy “Sağlıklı bir bireyin maç esnasında kalp krizi geçirmesi damar tıkanıklığından ziyade ritim bozukluklarından neden olabilmekte. Son zamanlarda bu haberler arttıkça da insanlarımızda belli bir farkındalık oluşmaya başladı. Ailesinde ani bir şekilde ölen insanlar, şeker hastalığı olan insanlar, sigara içen insanlar ve rahat, hareketsiz yaşam sürdüren insanların 30 yaşından sonra bir doktora görünmesini istiyoruz” dedi.

‘RAHAT YAŞA ÇABUK ÖL’
Konuşmasına şu şekilde devam eden Ersoy “Son 15 yılda artışın en büyük nedeni stres ve hareketsiz yaşam. Bu da son zamanlarda kalp krizi riskini artırıyor. Bizim vücudumuz hareket için yaratılmış. Fıtratımızda hareket etmek var ama biz onu hareketi bile sağlayamadığımızdan damar hastalıkları yaşı daha erkene iniyor” dedi.

‘8-10 YIL ÖTELENEBİLİR’
Kalp ve damar hastalıklarında ölümün ertelenebileceğine değinen Ersoy “Amerika’da yapılan araştırmaya göre yaşam tarzı değişikliklerinin tam olarak uygulandığında kalp damar hastalıklarının 8-10 yıl daha ötelenebileceği belirtilmiş. 50 yaşında kalp krizi geçiren bir insan geri kalan hayatını ilaçlara ve kronik hastalıklara maruz kalarak tamamlıyor. Bu da bireyin yaşamını bozan ve rahatsız eden bir durum. Bunu 10-15 yıl öteleyebilmek kişi için büyük bir avantaj sağlar” şeklinde konuştu.

‘BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN BAŞI UYUŞTURUCU’
Son zamanlarda artan uyuşturucu kullanımının bütün vücuda olduğu gibi kalbe de çok zararlı olduğunu belirten Ersoy “Son zamanlarda uyuşturucuların çeşidi arttı. Çocuklarımızın ve gençlerimizin kullanmasının yanında ulaşımını da artmaya ve kolaylaşmaya başladı. Bu gençlerdeki bu tür ilaç kullanımları da genetik bir zemini varsa çok kolaylıkla ani bir ölüme sebebiyet verebiliyor. Anlamakta kolay olmuyor” dedi.

‘YAŞAM STANDARTLARINIZI DEĞİŞTİRİN’
İnsanların günlük hayattaki yaşam standartlarını değiştirmesi yönünde uyarılarda bulunan Isparta Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı İbrahim Ersoy “hareketsiz bir yaşam tarzını değiştirerek kalp krizlerini büyük bir alamda azaltırsınız. Kalp krizini iki konuda ele almak lazım. Birisi ritim bozukluğudur. Diğeri ise ani kalp damarının tıkanmasıdır. Gençlerde daha sıklıkla gördüğümüz kalp ritminin bozulması. Bunlarında en çok genetik faktörler doğumsal hastalıklar. Yani doğumda kalp krizini tetikleyecek kanalların bozuk olarak doğmasından kaynaklanıyor ama küçük yaşlarda çocukta şikâyet oluşmuyor. Bunları tespit etmek kolay değil.

Toplumsal olarak ciddi risk altında olduğumuz durum şu ki, damarlarımızda ani tıkanma ya da pıhtı oluşumundan kaynaklanan ani kalp krizleri. Yaşam standartlarımızın değişmesi kalp krizlerini de etkiler hale geldi. Ailesinde erken yaşta kalp krizi geçirenler, şeker hastalığı ve obezite olanlar varsa bunlar muhakkak kontrolden geçmeleri lazımdır. Yapılacak önlemler ile hayatlarını tekrardan kazanabilmek bireylerin elindedir” ifadelerini kullandı.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR