21 Eylül 2017 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Neden Günaydın?

02 Şubat 2014 Pazar 20:12

Su hayattır… Özümüz sudur. Doğumla ölüm arasındaki temel bağlantımızdır, su! Susuz hayat düşünülemez.


Susuzluk, ölümdür. Yaşayan her canlının suya ihtiyacı vardır. İçecek su için, tarlasına gidecek su için, ülkesine gidecek su için; öyle kavgalar vardır ki, tarihe geçmiştir.


Allah, nice ülkelere altın vermiş, petrol vermiş ama su vermemiştir. Bizim ülkeden çıkıp, o ülke topraklarında akan nehirlerimiz vardır; o suyun önünün bir kesilmesi demek, hiç istenmeyen bir savaşın başlangıcı demektir. Yani, Allah korusun da; hani biz böylesi bir vicdansızlığı yapacak bir ülke değiliz, biz savaşlarda ‘Su… su!’ diyen yaralıya su uzatan ecdadın neslindeniz. Suyu koz olarak kullanmayız… Suyla ders verenlerden değiliz. Suyun ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyorum.


Demem odur ki, bu kadar değerli olan suyu şehrimizde Isparta Belediyesi ve onun mümtaz başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın sayesinde çok ucuza içiyoruz. Su faturanızı, elektrik faturasıyla; kömür, fueloil, doğalgaz faturasıyla; internet, iş veya cep telefonu faturalarınızla bir karşılaştırın.


Yaşamımızı zora sokan bu faturalar, biz emeklilerin aylık maaşlarının, emin olun üçte birini alıp, götürüyor. Suyu hesaplı içebiliyorsak, diğerleri niye hesaplı olmasın ki? Petrol üreten Ortadoğu ülkeleri, vatandaşına benzini, mazotu vs. çok ucuza vermekte; bizlerde ucuza almaktayız ama alınan vergilerle fiyatı artmakta… Orası anlaşılır gibi değil. Ancak kıyas olsun diye sadece o konuya girdiğimi söyleyeyim. O konuda kendine has başlı başına yazı olacak bir konu ve en büyük problemlerimizden biridir.


Suyun önemine değindik! Şehri, binlerce, on binlerce ağaçla donatan başkanımızın, o harikulâde hizmetine de, değinelim… Ağaç!     


Betondan oluşan şehirlerin neredeyse biten tükenen yanını başkanımız o ağaç sevgisiyle yaşatmakta! İlk dönem belediye başkanlığında, neredeyse 100 bine yakın ağaç diktirdiğini hatırlıyorum… Bu 4 yıllık dönemde kaç bin ağaç dikildi, doğrusu net bir bilgim yok ama şuna inanıyorum; birinci dönem belediye başkanlığı zamanındaki ağaçlar kadar, vardır, sanıyorum.


Biri, şehrin değişimine katkı sağlıyorsa onu değiştirmenin; yerine yeni birini veya iktidar yanlısı birini istemenin bir anlamı yok! Belediyelerin yerelliği nedeniyle yapılan belediye seçimlerine o nedenle ‘yerel seçim’ denir. O nedenle de, çok fazla iktidar yanlısı bir belediye başkan adayı tercih edilmesi önemli değildir. Halk, yerel de; en yerliyi, kendisine en yakın olanı, kendisini şehre adayanı tercih eder. Günaydın, bu konuda gerçekten en iyi yerel aday! Mevcut belediye başkanı oluşundan dolayı, şehri bilmesi, belediyeyi bilmesi ayrıca mimar oluşu Isparta için büyük bir avantaj!


Belediyeyi bilmeyen birine belediye teslim etmek, o şehre yapılan en büyük zarardır. Birinci neden, mevcut projelerin askıya alınmasına neden olur; ikincisi, iki dönemlik bir belediyecilik tecrübesine karşı yapılmış bir darbe olur… Hele hizmetleri de varsa!


“Ne var canım, hiç kimse doğuştan kazançlı mesleklerle gelmiyor dünyaya! Bu nasıl belediyeciliği öğrendiyse, seçeceğimiz yeni başkanımızda öğrenecektir”
diye düşünene cevabım, o belediyeciliği bilmeyen için haklılık payı getirir ama bilene zarardan başka bir şey vermez. Ferdi zarardan dolayı demiyorum, şehrin kaybını düşünerek, söylüyorum.


Şehrimiz nerede? Yani, hangi seviyede? Diğer şehirlerle kıyas edeniniz var mı? Komşu illerin 25-30 yıl öncesine bir gidelim… Antalya, neydi, ne oldu? Denizin çevresinde oluşan sazlıktan, bataklıktan, sivrisinekten dolayı pek ilgi duyulmayan şehri, büyükşehir yapan zihniyetteki başkanların atılımlarıyla, yatırım yapılan yerler olmuştur. Şimdilerde, Antalya’yı tanımak mümkün değil! Afyon öyle değil mi? Denizli öyle değil mi?

Bazı siyasi hatalar, bazı bazı da yanlış belediyecilik anlayışları nedeniyle; gerek bizim ilimiz Isparta, gerek komşu ilimiz Burdur ve gerekse Denizli’nin gölgesinde kalıp, büyümesi engellenmiş Muğla, küçük birer kasaba olarak kalmışlardır.

Büyük düşünmek lazım!

Belediyeyi teslim edeceğiniz bir başkanda ne istiyorsanız, Günaydın’da onlar var. O nedenle, ‘Neden, Günaydın?’ sorusuna bu sebeplerden dolayı ‘Günaydın’ diyorum.    

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR