23 Eylül 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
25 Kasım 2011 Cuma 15:04

Nevzat Korkmaz'dan 'Vicdani Red' Açıklaması

MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz, son günlerde tartışma konusu olanı Vicdan RED tartışmalarına sert bir dille açıklama getirdi.
Nevzat Korkmazdan Vicdani Red Açıklaması

MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz, son günlerde tartışma konusu olanı Vicdan RED tartışmalarına sert bir dille açıklama getirdi.

Ülkenin yoğun gündeminin en önemli konularından “Vicdani Red” hususunda görüşlerini almak için, Parlamento muhabirlerinin mikrofon uzattığı; MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz çok sert açıklamalarda bulundu.

Korkmaz; Bir devleti ayakta tutan güç, ne ekonomik zenginliği, ne stratejik konumu, ne de topu-tüfeğidir. En önemli gücü Adaletle yönetiliyor, adaletle hükmediliyor olmasıdır. Şayet vatandaşları arasında Devlet otoritesinin adil olduğu ve herkese eşit mesafede bulunduğu kanaati hakimse, o devlet ebed müddet olabilir, ilelebet yaşayabilir, işte bu nazik hususu hatırlatmaktır, Şeyh Edebalinin Osman Gaziye öğüdünde murad edilen… Diyerek, Edabalinin ‘’Oğul, insanı yaşat ki, devlet yaşasın’’ öğüdünü hatırlatan KORKMAZ sözlerine devam etti;

İnsanı yaşatmak sadece “sırtını pek, karnını tok tutmakla mı olur? Hayır !... Vicdanını, yüreğini fethetmek, bedensel ihtiyaçları ile inançları arasında bir köprü kurmakta gerekir. Bu millet İstiklal Harbinde resmi kayıtlara göre 11.000 şehit vermiş,… PKK terörüne ise 40 bin…. Sonra AB istedi diye, bir sabah kalkıyorsunuz. “İstemeyen askerlik yapmasın” diyorsun. Gencecik fidanları analarından, babalarından, eşlerinden, yavrularından koparıp vatan hizmetine gönderirken onlara sordun mu? Şehit cenazelerini kaldırırken, arkasından gözü yaşlı sevdikleri ile helalleştin mi? Ama şimdi AB istedi diye sormuyorsun?

Sayın Başbakan yaptığı grup konuşmasında “Vicdani Red” e hayır demiyor. Sadece “gündemimizde yok” diyor. Anlaşılıyor ki; uygun zamanı bekliyor. Kaldı ki Adalet Bakanının birkaç gün önce bir açıklaması oldu, Bakanlıkta vicdani red konusu ile ilgili olarak çalışma yapıldığının.. İsterseniz sorun bir, millete!...

Sayın Başbakan; “Herkes halkoyuna alışsın. Bundan sonra vatandaşa sık sık soracağız” diyordu ya!...Soralım bakalım vatandaş ne düşünüyor. Ama sormazlar. Çünkü alacakları cevap işlerine gelmez. Birde “Vicdani Ret”çilere sorun. Neyi reddediyormuş? Vatanı savunmayı mı, bunun için elde silah nöbet tutmayı mı? Peki, Vatan için nöbet tutanlar, babalarının uşağı mı? Yoksa maaşlarını ödedikleri kendi şirketlerinin güvenlik görevlileri mi? Onlar ayazda, kavurucu sıcakta nöbet tutarken, sen memleketin imkânlarından istifade edeceksin. Asıl vicdansızlık bu değil mi? Asıl haramzadelik bu değil mi?....

Diyerek konu ile ilgili hassasiyetinin yüz mimiklerine sert bir şekilde yansıdığı gözlenen KORKMAZ bir ara daha da sinirlenerek; Ayrıca “Vicdani Ret” ismi nerden çıktı?
Hangi duyguları incitiyor, hafife alıyor? Zaman zaman özellikle öğretmenlere “meslek kurası” yahut askerlerin okullarda hizmetli olarak görevlendirilmesi gibi uygulamalar yapıldı. “Askerliğe Hayır” denmeden, kimseyi incitmeden yapıldı, bunlar… Şimdi amaç nedir, kıra döke bunu yapmaktan? Öyle yanlış bir tanımlama ile başlandı ki, hemen kamplaşmalar yaşandı, bu tanım etrafında! Eğer arzu ettikleri milleti askerlik hizmeti etrafında ikiye bölmek ise, tebrik ediyorum. Başardılar! Zaten ayrıştırma konusunda kimse ellerine su dökemez. Bunu hepimiz biliyoruz. İnsanlar doğal olarak soruyor?

Niye “Vicdani Ret? Askerlik görevini, vatan savunması görevini, ülkesi için siperlerde olmayı kabullenmeyenler vicdanlı diğerleri vicdansız ” mı? Eğer vicdan konusu sorgulanacaksa; O zaman vicdani Red yapanların, şehitlerin kanı üzerinde yükselmiş bu devletin vatandaşlarına sunduğu nimetleri, hizmetleri de kabul etmemesi gerekiyor. Bu varoluşta, emeği, alınteri, kanı, canı olanlar yahut onların evlatlarının bedel ödeyerek kurdukları bu devletin hizmetlerinden istifade etmesi de ne kadar vicdanla adaletle, hakkaniyetle bağdaşır, bunun da tartışılması lazım. Şu denebilir. “Efendim onlarda askerlik yerine başka hizmetler yapacak?” Askerlik hizmeti her zaman insanın vazgeçilmez temel hakkı olan “yaşama hakkı”nı ortadan kaldırabilecek bir görevdir. Bu yüzden eğitim sağlık ve benzeri hizmetler değil de, askerlik hizmetine “vatan görevi” denilmiştir.Bu millet, kışlaya “Peygamber Ocağı” demiştir.

Atalarımızdan, dedelerimizden böyle görüp, böyle dinleyip, evlatlarımıza böyle söylemişizdir. Peygamber ocağına intisap etmenin neresi vicdansızlık? Ateşle oynuyorlar? Milletimizin karakter ve şuurunu milli vicdanını zorluyorlar? Bu hususlar üzerinde çok fazla kafa yormadan, Avrupa’dan tercüme edilen metinleri milletin önüne koyuyor, binlerce yıllık devlet-millet geleneklerini bir çırpıda ortadan kaldırıyorlar. Yazıktır, günahtır… İnsanımızın, milletimizin töresiyle, gelenekleriyle, inançlarıyla alıp veremedikleri nedir? “Vicdanı Red” hususunu milli vicdanlar reddetmektedir. Kendisini Milli vicdanın sesi olarak hisseden herkes de reddetmelidir. Aksi takdirde sosyal yapıyı, Devletin siyasal yapısını katleden AKP, savunma sistemini, askeri yapısını da felç etmek üzeredir.

Milliyetçi Hareket Partisi, bu dejenerasyonu, töreyi ve devlet geleneklerini inkâr görüşlerine karşıdır. Bunu da siyasi bir refleks olarak değil de milli bir refleks olarak ortaya koymaktadır.

Diyerek sözlerini tamamlayan KORKMAZ; "Vicdani Red" ile ilgili Partisinin hassasiyetini ve bakış açısını da, konu Meclis genel kuruluna gelmeden net bir şekilde belirtmiş oldu”

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR