21 Eylül 2017 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Neyi Protesto Ettiniz?

26 Haziran 2013 Çarşamba 15:36

BAŞBAKANI MIYDI, DOLARI MIYDI PROTESTONUZ… Neyi Protesto Ettiniz?


Henüz, tam tamına anlamış değilim, bana şu protestonuzun ülkeye getirisini izah eder misiniz?

Ne anladım bu işten! “Oynamaktan maksat yutmak, değil midir?” diye bir söz vardır, oynadık bari haydi gelin bir kaybettiğimize bakalım; biz Taksim’de çadır kurup çadırda uyurken, sermaye çevreleri ellerini sıcak sudan soğuk suya değdirmeden milyarlarca dolar kazandılar. Son 10 yılın rekorunu kıran doların merkez Bankasına zararı ne kadar olacak, bu zararın biz sade vatandaşlara ne kadarı yansıyacak, hiç düşündünüz mü?
Neyi protesto ettiniz? Her gün kocasından dayak yiyen kadının çilesini mi, protesto ettiniz? Neyi protesto ettiniz? Birileri hiç ticaret yapmadan, dolarlarıyla dolar kazanırken, sen asgari ücretle geçinenin ücretinin azlığını mı protesto ettin? Neyi protesto ettiniz? Hemen hemen, her gün ülkemizde küçük yaştaki kız çocuklarına tecavüz ediliyor? Kimisi özürlü, kimisi yurt çocuğu, kimisi komşu çocuğu, kimisi öz çocuğu, kimisi yeğeni, kimisi sokak çocuğu; yaşları 12, 13, 14… Gezi parkındaki haklı protestonuz, bu ırz düşmanlarına yapılmış olsa gerek, ben yanlış anladım galiba! Siz haklısınız, tamam davanızda farz edelim ki, dağlar kadar haklısınız, oradaki güzelim ağaçların siz İstanbullu olarak geçip gölgesinde oturuyorsunuz da, bu diğer illerdeki hayatında İstanbul’u görmemiş, Taksim’i görmemiş, Gezi Parkı da ne diyenin protestosu neyin nesiydi, onu anlamış değilim? Evet, gelin Türkiye’nin birçok yerinde sahipsiz, kolu kanadı kırık, küçük yaştaki şu kız çocuklarına tecavüz edenlere karşı amansız bir mücadele edelim, onlara gerçek ve adil cezalar verilmesi için protestolar yapalım? O zaman neyi protesto ettiğinizi anlamış olurum.

Neyi protesto ettiniz? Eşlerinden dayaktan yani şiddetten dolayı kaçmak zorunda kalan, sığınma evlerine yerleşen, boşanmak isteyen, anne veya babasının yanına sığınan zavallı kadınlarımızın, gaddar kocaları tarafından yakalanıp, cadde ortasında bıçakla 39 yerinden yaralanan, oracıkta ölen kadınlarımızın o kocalarını mı, protesto ediyorsunuz? Yapın da, böylesi haklı bir davada bana gelin anlınızdan öpeyim.

Taksim’de bir düzenleme var? Haklı olarak o düzenleme projelerinin içinde bazı yanlış kararlar alınmış olabilir. Bu kararların hemen Başbakan’a sorumluluğunun yüklenmesinin, faturanın ona kesilmesinin, onun kızmasından hemen nem kapılmasının, sert duruşunun üzerine devamlı gidilmesinin nedenini anlamış değilim? Başbakan’da netice de bir insan! Onun da dayanabileceği, dayanamayacağı bazı hadiseler vardır. Hemen veryansın o vakar durumuna saldırmanızı, ona yönelik protestolarınızı anlamış değilim.

Ben de, çok zaman Başbakan’ımızın o sert yapısını biraz yumuşatmasını inanın istiyor, sizden fazla da tenkit ediyorum… Ama el vicdan! O adamcağızın yerinde bir dakika durabilir misiniz? Onun yerinde olup, şu karışık memleketi idare edebilir misiniz? Hiç aklım kesmiyor? Kusura bakmayın ama başbakanı sevmeyebilirsiniz, cumhurbaşkanının mizacı ondan daha cazip gelebilir, bu bir yapı meselesidir, karakter meselesidir. Her insan ayrı yaratılmıştır, biri birinden farklı yaratılmıştır. Beş parmağın beşi bir birine benzemediği gibi, beşkardeşin beşi de birbirine benzemez ki, başbakanla cumhurbaşkanı birbirine benzesin. Ben, şunu sizin protestolarınıza karşı duyarlı davranışından sonraki düşüncemle açık ifade edebilirim ve de ilk defa söylüyorum inanın; henüz Türkiye’ye bugüne kadar Recep Tayyip Erdoğan gibi dirayetli, dürüst, insan, insancıl, o sert görünüşünün altında gizli açıkça görünmeyen ama sevgi dolu yüreği olan ikinci bir başbakan tanımadım… Tanımadım… Tanımadım.
Bu muydu sizin protestonuzun amacı? Başbakanın gitmesi miydi derdiniz? İnanın bu defa bir seçim olursa oyumu kullanmamakta kararlıydım ama görüyorum ki, sizin yüzünüzden ben yine oyumu o gerçek lidere Recep Tayyip Erdoğan’a vereceğim ve şunu da açık açık söyleyeyim, bugün seçim olsa yine iktidar partisi tek başına iktidardır, bu protestonuz yine onun ekmeğine yağ sürmüştür, haberiniz olsun.


* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 4 yorum yapıldı.
    YAZARLAR