20 Eylül 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
16 Kasım 2012 Cuma 11:10

Okullar Açıldı ,Enfeksiyon Zili Çaldı

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metehan Özen, okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerde görülen enfeksiyon riskinin de arttığını belirtti.
Okullar Açıldı ,Enfeksiyon Zili Çaldı

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metehan Özen, burun ve boğazda iltihaba yol açan 200’den fazla virüsün, çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açtığını iletti. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının genellikle sonbahar ve kış mevsiminde ortaya çıktığın söyleyen Özen, “Bu enfeksiyonlar düşünülenin aksine, tamamen havanın soğuması veya çocuğun üşümesi ile ilgili değildir. Çocuklar kışın daha çok hasta olurlar, çünkü okula gitmeleri virüsler ile karşılaşmayı arttırır. İnsanlar hava soğuk olduğu için iç ortamlarda birbirlerine yakın temasta kalırlar ki, bu da enfeksiyonların bulaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca düşük nem oranı ve ısıtılmış iç ortam burun mukozasını kurutur; bu durum da çocukları soğuk algınlığına yol açan mikroplara (virüslere) karşı daha hassas hale getirir” dedi

BELİRTİLERİ NELER?
Üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklarda şikayetlerin çocuğun virüsü aldıktan 1-3 gün sonra başladığını ve genellikle 1 hafta sürdüğünü kaydeden Özen, “Genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğazda kaşıntı, boğaz ağrısı, ses değişikliği, halsizlik, hapşırık ve geniz akıntısının yol açtığı hafif öksürük görülür. Çocukların birçoğu yılda 5-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirler. Yuvaya giden çocuklarda bu sayı daha da artabilir. 6 yaşından büyük çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları sıklığı azalır. Ergenlik çağındaki bir çocuk ise yılda 2-4 üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Ancak yılda 8’den fazla solunum yolu enfeksiyonu, 2’den fazla zatürre ya da yılda 3-4 kez orta kulak iltihabı geçiren çocuklarda başta bağışıklık sitemine ilişkin bazı tetkikler olmak üzere bazı testlerin yapılması gerekebilir” açıklamasında bulundu.

GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANMAYIN
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının kesin bir tedavisi olmadığına dikkat çeken Özen, “ Özellikle büyük çocuklarda kullanılan bazı tedaviler, burun akıntısı ve tıkanıklığı gibi bazı şikayetleri azaltabilir; fakat çocukların daha kısa sürede iyileşmesini sağlamaz. En sık yapılan hatalardan biri de gereksiz antibiyotik kullanımıdır. Unutmayalım ki antibiyotikler bakterileri öldürür ama üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüsleri öldürmezler. Viral enfeksiyonlarda gereksiz antibiyotik kullanılması bakterilerde direnç gelişimine yol açar; gerçekten bu ilaçlara ihtiyacımız olduğunda ise işe yaramazlar. Bu nedenle antibiyotikler sadece doktor önerisi ile kullanılmalıdır” diye konuştu.

YARDMICI TEDAVİNİN ÖNEMİ
Asıl önemli olanın destekleyici tedavi olduğunu ifade eden Özen, “ Bunlar arasında çocukların sıvı alımının arttırılması, sigarayla temasın engellenmesi, serum fizyolojik ile burnun temizlenmesi ve aspire edilmesi, ateş 38 dereceden yüksekse ılık duş yaptırılması, soğuk uygulama yapılması ve/veya ateş düşürücü verilmesi sayılabilir. Burun akıntısı ve tıkanıklığını azaltmaya yönelik tedavilerin ise etkinliği çok sınırlıdır, ancak şikayetlerin belirgin olduğu durumlarda hekime danışılarak 4- 6 yaşın üzerindeki çocuklarda verilebilir. Aspirin kesinlikle kullanılmaz. Viral enfeksiyonlar ile birlikte aspirin kullanılması reye sendromu denilen, karaciğer yetmezliğine kadar giden ve hayati tehdit eden durumlara yol açabilir. Çocuklarımızı üst solunum yolu enfeksiyonlarından korumak için ise hasta kişilerden uzak tutmak, sık el yıkamak, kağıt mendil kullanmak (kullanılan mendil hemen çöpe atılmalı), özellikle birçok çocuğun bir arada bulunduğu ortamlarda oyun alanlarının ve oyuncakların uygun şekilde temizlenmesi ve grip aşısı yaptırılması önemlidir” açıklamasında bulundu.

ÇOCUĞUNUZA GRİP AŞISI YAPTIRIN
Grip aşısının her yıl, kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine karşı yeniden hazırlanan, inaktif yani ölü bir aşı olduğuna dikkat çene Özen, “Artık tüm çocukların aşılanması önerilmektedir ve özellikle risk grubunda olanlar için aşılama çok önemlidir. Astım, diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, nörolojik ya da nöromuskuler hastalıkları olan çocuklar ve bu çocuklar ile aynı evde yaşayan diğer kişiler risk grubunda olmasa bile mutlaka aşılanmalıdır” dedi.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR