25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Öküzün Altında Buzağı Arar Olduk...

30 Mart 2011 Çarşamba 13:33

“ÖKÜZÜN ALTINDA BUZAĞI ARAR OLDUK…”

Birçok yazımda; insanın iyisini, methederim… Güzel sözlerle başladığım, birçok yazım vardır… Ve o yazılarımda övdüğüm şahsiyetler vardır.

Ne sakıncası var, bilmem ki! İyi insanın iyi vasıflarını ele almaktır amacım… Benim insandan beklentim olmadı, olmaz da! İnsan dediğin ne ki, et ve kemik yığınından başka bir şey değildir…

Biyolojik olarak, kendisinden faydalanma amacıyla düşünürsek; ne etinin, ne de kemiğinin yenilmediğini görürüz. İnsan, manevi mana da, insana yaklaşımıyla, onu sevmesiyle, ona yardıma koşmasıyla, komşuluk ilişkisiyle orantılı o nispette yaptıklarıyla ancak anılır… O zaman değer kazanır.

Ben, kişiliğini ele aldığım nice şahsiyetlerin şekillerine bakmadan bendeki, yüreğimdeki yankılanan şekliyle bağlantıya geçer ve öyle de hitap ederim. Bir başkası da “Hemen hemen herkese sayfalarında yer veriyorsun… Herkesi övüyorsun. Şehir de hiç kimse kalmadı ki, senden övgüyle nasiplenmemiş olsun.” Diyor.

Öküzün altında buzağı aramamalı…
Niye art niyet arıyorsunuz ki, benim düşüncelerimde! Överken karşımdaki kişiyi motive ettiğime inanıyorum.
Ne dememi bekliyorsun veya ne yazmamı istiyorsunuz. Herkese sataşayım mı? İnsanların ayıplarını ortaya çıkaralım, onlara ayıpları yoksa bile çamur mu atalım?

Hani denilir ya, bir atasözümüz de: “Çamur at, tutmasa bile izi kalır…” İz bırakacak şekilde saldıralım mı? İnsanı kaybetme yerine kazanmaya baksak daha güzel olmaz mı?

Geçen bir okuyucuma iltifat dolu sözler yazdım… Meyil attım. İnanın, gelen cevap o kadar içtendi ki; ben tekrar nasıl bir cevap vereceğime dair tereddüt yaşadım… Daha iyilerine layık o insana, siz daha iyilerine layıksınız diyemedim. Ben bu defa aşırı övgüye girer düşüncesine kapıldım. Ama inanıyorum ki, o arkadaşım o gün işine gücüne daha bir içten bakmıştır. İnsanlara daha bir sevecen bakmıştır. Benden aldıklarını başkalarıyla paylaşmıştır.

İnsanı harcamak, kaybetmek hatta diri diri mezara gömmek o kadar basit ki! Bir ağır söz yerin dibine gömer insanı! Sizi de öyle, söyleyeceğiniz kötü bir söz karşınızdakini yıkacağı gibi sizi de, yerin dibine sokar, çıkarır. Neden kötülüğe gerek duyarız bilmem ki!

Bazen okuduğunu sanan zavallı cahillerle karşılaşıyorum… Bazen de, okumuş bilgin kesilen âlim geçinen cühelâ takımıyla karşılaşıyorum. Bazen, kendinden vazgeçmiş, kendini ahrete adamış mümtaz şahsiyetlerle karşılaşıyorum… Bazen de, koltuğuna sıkı sıkıya sarılmış, siyasetten nemalanmış menfaatperestlerle karşılaşıyorum. Zengin olmuş, kendinden başkasını tanımayan sapıtmış mala mülke tapanlarla karşılaşıyorum. Kör gelmiş, kör gidenler… Gözü açık gelmiş, sonradan körelmiş olanlar. Dünyanın hep aydınlık olacağını sananlar, hiç karanlık olmayacak diye diretenler… Aydınlığın ardından karanlık olmasına rağmen, karanlığı fark edemeyenlerle yaşamak zorunda kalanlar!

Bazen anlamakta zorlanıyorum… Bazen birilerini anlamakta inat ediyoruz. Israrlı olduğumuz, gerçekleri görmekte zorlandığımız oluyor. Kendimizi yenemiyoruz. Kendi eksiğimizin yerine başkalarının eksiğini ön plana çıkarmaya daha iştahlıyız. Eksiğimizi başkasının üstüne yüklemek için elimizden geleni yaparız. Acımadan kendi ayıbımızı kapatmak için karşımızdaki yakınımızda olsa ona saldırırız. Benim eksiğim var, ben bu konuda suçluyum, suç benim; diyebilmek, büyük bir meziyettir… Hangimiz yapıyoruz veya hangimiz yapabiliyoruz… İşte o zaman başarmışız demektir.

Bu davranışı sergileyenlerin hayranıyım. Erkek olsun, bayan olsun; centilmen olan her kişinin hastasıyım. İnanın, bazen o derece anlayışlı, nazik birini gördüğümde; omuzlarıma alacağım gelir, o şahsiyeti! Anında methetmeye başlarım, onun o meziyetini öne çıkarırım. Yoksa başka ne menfaatim olur ki? Dedik ya, başta; et ve kemik yığından başka bir şeyi olmayan insanın, biyolojik varlığından kim nasıl faydalanmış ki, bende faydalanayım.

İnsanoğlu çiğ süt emmiştir, derim. Kaynamamış süt olduğundan zarar verebiliyor, içene ve bu nedenle de, her olaya öküzün trene baktığı gibi bakıyor veya öküzün altında buzağı arıyor…

Her daim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR