23 Eylül 2017 Cumartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Ona Bakınca…

27 Aralık 2014 Cumartesi 11:07

Tanıdık dul bir bayan vardı… Ticaret erbabı… Okumayı seven, eli kalem tutan biriydi. İşe başladıktan sonra okumayı bıraktığını hissettim. İşyerine gider, arada bir ziyaret ederdim. Uzun sohbetler ederdik. Ne dediğimi bir defa da anlardı.

Yine sohbet ettiğimiz bir gün, şöyle bir şey demişti “Gerek ben, gerekse oğlum, arkadaş seçerken; o kadar incelememize, dikkat etmemize rağmen aynen ben benim gibi bir dul bayanı, oğlum da annesi ve babası ayrı veya birinden birini kaybetmiş bir arkadaş buluyoruz. Ne kadar olayı tesadüf diye yorumlamışsam da, bu gerçeği değiştirmemiştir” demişti. Onun, hemen hemen ben yaşlarda olmasına rağmen azmine, ticaret aşkına hayrandım. Üstelik onun dul oluşu kendisinden bir şey eksiltmediği gibi çalışmasını tetikliyordu. Beni o kısmı değil, onun bana yakın bulduğum yanları ilgilendiriyordu. Hani ‘Benim hayatıma benzeyenle arkadaşlık kuruyorum. Onca insan varken, ben onu o da beni buluyor’ demişti ya… Herkeste bu vardır. Kendisine yakını bulmak! Ona bakınca, kendime yakın seçtiğim, dost bildiğim, arkadaşlarımdan bahsedeceğim. O dul bayan bunu tespit etmişti. Arkadaş seçimlerimizdeki benzerliği yakalayışına değineceğim. Ben, bana yakın üç dört arkadaş hatta arkadaştan daha çok dostla sıkı fıkıyım. Onlardan en genç olanında; benim gençliğimi gördüğümden, arkadaşlığımı devam ettiriyorum. Bazen beni kırıyor, bazen incitiyor, bazen de haddini aşıyor ve her şeye rağmen ben ondan vazgeçemiyorum. Koptuğum yerler ve zamanlar oluyor. Bir müddet uzaklaşıyorum. O benzer yanım var ya, beni kendisine mıknatıs gibi çekiyor. Onda kendimi bulduğum, kendimden bulduğum gerçekler var… Onda ‘ben’ varım. Bende de o var.

Bir diğer arkadaşım, yazar oluşumdan dolayı bana değer veren iki insandan biridir. Onun söyledikleri, yapıcı eleştirileri, beni ona bağlamıştır. O hatırıma geldiğinde, birbirimize uzak olmamıza rağmen yokluğunu arıyorum. Bazen bir saati aşkın konuştuğumuz oluyor. Her sözünde, beni buluyorum. Eksiğimi tamamlıyor, vazgeçtiğim, koptuğum yerde motivem oluyor. Ben nasıl başkalarına merhem oluyorsam, o da bana merhem oluyor. Hele yılmayan azmi, ticari zekâsı, ekip çalışması, gece gündüz demeden koşuşturması, bana ne kadar benziyor. Demem o ki, ticaretle uğraştığım yıllarıma götüren yanıyla beni bana yaşatıyor, o dostum. O nedenle, benim bir yanımı da, bu arkadaşımda bulduğumu söyleyebilirim. Benim diğer yanım!

Bir başka arkadaşım, dostum yine onu da bu şehirde tanıdım. Dürüstlüğüne kefil olabileceğim tek insan, o dostum! Sözünde doğru, yaşantısında doğru; şehirde var mı, yok mu pek kendisini fark ettirmeden yaşayan biriydi. Başka bir şehre göçtü. Bayramlarda arar, sorar. Onda da, bendeki doğruluğu, dürüstlüğü asla insanlara göre değiştirmediğim çizgimi gördüğümden, ona yakındım. Onu seviyordum. Hâlâ onu seviyorum. İçindeki benden olsa gerek ona hayranım. Ona baktığım zamanlarda, beni gördüğümden olsa gerek bu tutku!

Bir başka değer verdiğim dost insan, büyüğüm; onda bulduğumsa, inancını yaşadığından, kutsal değerlere olan bağlılığından; yaşamak istediğim, yaşayamadığım yanlarımı tamamlayan yanı! Kâmil oluşuna vurgunum… Eksiklerimi ben kadar bilişine vurgunum… Beni beden iyi analiz edişine vurgunum. İçimdeki ben hep onun gibi yaşamayı istiyor ama beceremiyorum. O olmak istiyorum hep! Ona özeniyorum. Fakat bendeki eksiklikler korkutuyor beni, onu çok sevmeme rağmen ondan kaçıyorum. İstiyorum ki, kemale erdikten sonra yani o olduktan sonra; bendeki onu tamamladıktan sonra onun karşısına çıkayım.

Kesin bir gerçek var ki, bu dört dost kişide de kendimle karşılaşıyorum… Onlarda, kendimi buluyorum.

Hayallerimde hep bunlarla birlikteyim. Hakikatte de, öyleyim! Gerçeğimde neysem o oldum, menfaat nedir bilmedim. Arkadaşlarımla doğrularımı paylaşırken de, onları yeri geldiğinde; tenkit ederken, azarlarken de, aynıyımdır.

‘Ona bakınca!’ diyerek yola çıktım. Bakın nereye kadar geldim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR