20 Eylül 2017 Çarşamba

Nagihan ÇELİK / Ajans32

Öncelik‏...

07 Haziran 2016 Salı 11:05

Sabah her zaman ki gibi telaşlı başlamıştı. Gergin bir şekilde koşturuyor, bir yandan da yetişmeyecek diye daha fazla geriliyordu. İki de bir kolundaki saate, duvardaki saate, cep telefonunun ekranına bakıyordu. Zaman kazanmak istiyordu. 

 
Kafasındaki not defterine, elli yeni not ilave etmişti on dakikada. Bir daha hayır diyecekti, hazırlık kısmını hesaplamadan kabul etmeyecekti. Hızla döndü, az önce açık bıraktığı dolap kapağı alnına gömüldü. Yıldızlar falan uçuşmadı, her yer bir zifiri siyah oldu, bir boz bulanık sonra açıldı. 
 
Şeytana söylendi, eşine, çocuklara, arkadaşlarına ve nihayet sıra kendine geldi sıraladı bir sürü karalamayı kendine. Beynime saat taktıracağım. Alarmını kuracağım bir daha bunlar gelmesin başıma. Artık kapıya gelmişti, dolaptan sandaletlerini aldı, kapıyı kapatırken sandaletin bağı kapıya sıkıştı çekti, dibinden koptu. Telaşla içeri girmek için çantasına uzandı. Olanca gücüyle bağırdı, yeter artık. Yanlış çantayı almış kapıda kalmıştı. Neyse ki telefon elindeydi. Karşı komşunun ziline dokundu. hem telefonda çilingire hem aynı anda komşuya söylemesi gerekenleri bir nefeste anlattı. Ömründen ömür gitmişti.
 
Ömrümüzden ömür götürüyoruz, bir plansız günde. Planları dağıtan, bir zaman dilimindeyiz. Çok fazla sosyal, ama her işi kendimiz halledecek kadar yalnızız. Çok yoğun, bir o kadar bezginiz. Dilimlemeden karpuza başımızı sokmaya benziyor. Hem ağzımız yüzümüz bulaşıyor, hem keyif alamıyoruz, hem de keyif vermiyoruz.
 
Önceliklerimiz olmalı, var var elbette. Doğru ifade ile önceliklerimizin listesi olmalı. Zaman az olduğunda, önce acele olanları yapıp, gerekli olan işleri erteliyoruz. Bir dağ gibi büyüyor arkamızda. Acil olanların aciliyeti de daha önce ihmal edip veya bilerek ertelediğimiz veya başka acile kurban etmişliğimizden. 
 
Hayat zor. Balıklar gibi sadece beslenmiyoruz. Üzerimizi saran ağır bir örtü var. Karanlık ve sisli oluyor zamanı doğru kullanmadığımızda, Giderek  kalınlaşıyor ve artık önümüzü göremez oluyoruz mecburiyetlerden. Zorunlu olduklarımız, zaten ipotek altına almış ömrümüzü. İşimiz belli bir saat bölmüş günden, geriye kalan, hayatı keyifli yaşamak için iyi organize edilirse yetebilir.
 
Öncelik, hayat teknemizin kaptanı olmakta. Direksiyonu kime veya kimlere verirsek, camları o açar, nefesi o sağlar. Bırakın yönü istikameti ayakta duracak mecaliniz kalmaz. Olmazsa olmazları değil, olmazsa çok iyi olacakları belirleyelim. Yaşamda boş bir kaç alan çıkacaktır. Telefon saatleri, Televizyon ve bilgisayar saatleri. Çok sert bir sınırla belirlediğimizde, esneyip erteleten kayıpları kapatmış oluruz. 
 
Kazandığımız zamanı, kişisel gelişme saatine programlarsak, daha sonra ki günler daha kolay dizayn olacaktır. İçinde kendi bedenimizi, ruhumuzu besleme gündemi olmayan bir hayat esarettir. Bir ay bitip içinde kendi kendinize ayırdığınız, içinizdekilere göz atıp ayıkladığınız, sevdiğiniz eylemlerle demlendiğiniz bir saat yoksa nafile. Akmış gitmiş demektir kısacık yaşamınızdan kocaman bir ay.
 
Sabah kahvesi içmek rutine bağlanmışsa, bir zaman sonra yüke dönüşür. Hele bir de içinde keyif almadığınız bir iki kişi varsa. Bu artık size ayrılan zaman değil, ömrünüze özenerek ilave ettiğiniz hayat öğütenidir. Kendi isteminiz dışında yaptığınız işin ilk belirtisi bittiği, an duyduğunuz pişmanlıktır. Of şimdi bu kadar zamanda şunları yapacaktım. İşte hayatınıza taktığınız paslı pranga. Daha neler neler, geriye bakınca, sadece çalışmış ve yorulmuşum diyorsanız,  ileriye daha titiz bakmanız gerekiyor demektir.
 
O dağ bayır gezi yapanlar, üç kuruşla dünya turuna başlayıp başaranlar, iki satır yaza yaza tarihe iz bırakanlar. Zamanın şekline ve akışına tesir edenler, zamanı kendine dokundurmadan yaşayanlar, bu kararı doğru zamanda almış ve ustalıkla kullanmış kişilerdir.
Emin olun onlar içinde kolay olmamıştır. 
 
Hayat benim, bunlar benim önceliklerim, gerisi olmazsa çok iyi olacaklar. Olmasınlar da çok iyi olsun demek için hala vakit var. Kimse küsüp darılmasın. Ömrümüz bir kere veriliyor ve geri dönüşün saati, gözümüzü açtığımız gün başlıyor. Geriye kalanı kurtarmak, ele aldığımızı kutlamak için en uygun zaman ŞİMDİ dir. Bayrakları açıp özgürlük naraları atalım hep beraber, mübarek olsun.
 
 
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR