24 Eylül 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
08 Mart 2013 Cuma 07:55

Onları Rahatsız Etmeye Devam Edeceğiz

Ülkü Ocakları, dün düzenlediği kitlesel basın açıklamasıyla Başbakan Erdoğan, Bakan Çağlayan ve BDP Milletvekili Sakık’ı sert bir dille eleştirdi.
Onları Rahatsız Etmeye Devam Edeceğiz

Ocak başkanı Çapraz, eleştirdiği isimlere seslenerek “Şunu garanti ederiz ki bizler son nefesimize kadar sizleri rahatsız etmeye devam edeceğiz” dedi.

Ülkü Ocakları, dün kaymakkapı meydanında düzenlediği kitlesel basın açıklamasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ı ve BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ı sert ifadelerle eleştirdi.
Ülkü Ocakları Başkanı Akif Çapraz, “İyi biliyoruz ki memleketin her yanındaki milletimizin düşmanları ve onların sempatizanları bizim varlığımızdan rahatsız olmaktadır. Şunu garanti ederiz ki bizler son nefesimize kadar sizleri rahatsız etmeye devam edeceğiz. Bu vatan, bu millet, bu bayrak, bu dil tektir ve bizimdir” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN İTİBARINI DÜŞÜRDÜ
Çapraz açıklamasında, “İlk olarak Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Suudi Arabistan ziyareti sırasında devletimize yönelik asılsız ithamlarda bulunmuştur. Çağlayan’ın iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiyi geliştirmek üzere çıktığı bir gezide “Yıllardır Kürt olduğunu söyleyememiş biriyim.” demesinin makul yanı yoktur. Bunu söylemesinin gerçeği yansıtmadığı bir yana bırakılacak olsa bile, Türkiye’nin diğer ülkelerin gözünün önünde bu kadar küçük düşürülmesi kesinlikle Çağlayan’ın art niyetinin bir yansımasıdır. Sosyalist Enternasyonale katılan Kılıçdaroğlu’nun bizi başka devletlere şikâyet ettiğini söyleyen Erdoğan, kendi hükümetindeki bir bakan için de aynısını söyleyebilecek midir? Anlaşıldığı kadarıyla Suriye konusundaki başarısız hamleler AKP hükümetine yetmemektedir, AKP Türkiye’nin itibarını düşürmek için her yolu denemektedir.

ÇAĞLAYAN’A VERYANSIN
Kürt olduğunu saklamak zorunda kaldığı iddiasını ortaya atan Çağlayan, bugün Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinde bakan olabilmektedir. Bu durum Türkiye’de vatandaşlar arasında bir ayrım yapılmadığının göstergesidir. Cumhuriyet tarihinde pek çok farklı kimlikten politikacı olduğu da herkesçe bilinen bir vakıadır. Çağlayan kimliğini gizleyerek bakan olabildiği iddiasında bulunacak kadar ileriye gitmekten de çekinmemiştir. Hangi devlet istediği zaman bakan olacak bir kişinin kimliği hakkında araştırma yapamayacak durumdadır? Eğer bugün Türkiye’de kimliği nedeniyle birinin görev alamaması istense bunun için kişinin kimliğini itiraf etmesini beklemeye gerek var mıdır?

Çağlayan sözlerine “Bugün konuştuklarımızı sekiz-on yıl önce konuşamazdık.” diyerek devam etmiştir. Haklısınız Sayın Bakan! 8-10 yıl önce Türkiye’de kimse birbirinin Kürt olup olmadığını merak etmezdi. Kimsenin Kürt olduğunu söylemesine gerek yoktu. İhanet bugünkü kadar ayyuka çıkmamış, terör örgütü pazarlık masalarının baş aktörü haline gelmemişti. Bugün ise bu tür açıklamalar yapmak adeta siyasetin vazgeçilmezi hâline geldi. Bir de kalkmış İmralı görüşmelerinin içeriğinin açıklanmasını süreci sabote etmek olarak nitelendiriyorsunuz. Tehlikeye düşmesinden korkulan, görüşmeleri açıklayan herkesin sabotajcı ilan edildiği süreç bu mudur? Diye sordu.

ZİHİNLERİ ORTAK
Başbakan Erdoğan’ı da hedef tahtasına koyan Çapraz, “İkinci olarak, Erdoğan salı günü partisinin grup toplantısında konuşurken, MHP’nin milli bir tavır sergilemediğini belirtmiştir. Öncelikle sorulması gereken soru şudur: “Erdoğan hangi milletin milli tavrından söz etmektedir?” Her çeşit milliyetçiliği ayakları altında ezdiğini söyleyen Başbakan ya milli tavrın ne olduğunu açıklamalı ya da kurulduğu günden bu yana Türk Milleti’nin emrinde olan Milliyetçi-Ülkücü camiaya bu şekilde dil uzatmamalıdır. Kendini milletimizi ayrıştırmaya adayan Erdoğan’ın milli tavır dersi vermeye kalkışması trajikomik bir olaydır.

Hem şehitlerin kemiklerini sızlatacak bir faaliyet içine asla girmeyeceğini söyleyip şehide kelle, terörist başına sayın diyen kendisi değil midir? Yine Sayın Başbakan bir Türk düşmanı olduğu ayan beyan belli olan Şivan Perver’e sahip çıkmış, “Sadece türkü söyleyen, acılarına ağıtlar yakan, barışın, kardeşliğin özgürlüğün ezgisini dünyaya duyuran sanatçıya Şivan Perver’e yönelik tehditler bizatihi hıyanet, bizatihi faşizm değil de nedir? Oysa Şivan Perver toprağına, vatanına sesleniyor.” demişti. Anlaşılan o ki Başbakan Şivan Perver’in acısına ağıtlar yaktıklarının 30 bin insanımızın canına kasteden teröristler olduğundan haberi yoktur.

Ayrıca bu ayrıntı yazılmasa da “Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldık.” diyen Başbakan ile “Türkler Türk Milliyetçiliğini bırakmalıdır.” diyen Şivan Perver’in düşünceleri örtüşmesini, zihniyetlerinin ortak olduğunun apaçık bir göstergesidir. İkisine birden hatırlatmak isteriz, Türk Milliyetçiliğini öldürmek, yok etmek mümkün olmamakla birlikte hiç bir beşerinde harcı değildir” ifadelerini kullandı.

İSPAT EDECEK DELİLİ YOK
BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın ülkücüleri suçlayan açıklamalarına da değinen Çapraz, “Üçüncü olarak, Sırrı Sakık Meclis kürsüsünden Bursa, Sakarya ve Afyonkarahisar’da Kürtlere yönelik saldırıların Ocaklarımız tarafından desteklendiğini iddia etmiş, pek tabii olarak da bu yalan senaryoyu ispat edebilecek hiçbir delil gösterememiştir.

Üstelik yalanını yüzüne vuran MHP milletvekillerine “Çirkin sesinizi çıkarmayın. Bu ülkede sizin politikalarınızdır ki bu savaş devam ediyor. Ret ve inkâr politikalarının yansımasıdır.” demiştir. Bu sözü ile PKK’ya karşı yürütülen mücadeleyi savaş olarak nitelendirmektedir. Oysa savaş terör örgütü ile bir hukuk devleti arasında değil, eşitler arasında cereyan eder. Kendini hiç bir devlete ait hissedememiş ve devlet terminolojisinden habersiz olan insanların bu tür yanlış ifadeler kullanması olağandır” dedi.

Çapraz, “Uzun yıllardır Türk Milleti’nin canının, malının ve manevi duygularının tahribatından sorumlu olan eli kanlı katil Abdullah Öcalan ile Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği üzerine masaya oturanlar şunu iyi bilmelilerdir: “Bizler, Türk-İslam Ülkücüleri olarak birilerinin ayaklar altına almaya cüret ettiği milliyetçiliği hep el üstünde tutacağız.” İyi biliyoruz ki memleketin her yanındaki milletimizin düşmanları ve onların sempatizanları bizim varlığımızdan rahatsız olmaktadır. Şunu garanti ederiz ki bizler son nefesimize kadar sizleri rahatsız etmeye devam edeceğiz. Bu vatan, bu millet, bu bayrak, bu dil tektir ve bizimdir” dedi.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 9 yorum yapıldı.
    YAZARLAR