20 Eylül 2017 Çarşamba

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Oruçluyum, Tansiyonum Çıktı...!

12 Ağustos 2012 Pazar 15:08

Oruçluyum, tansiyonum çıktı...!

Geldi, yarıladık derken, son haftasına geldik mübarek Ramazan’ın. Oruç tutan ve tutmayanlar belli oldu. Tutanlar içlerinde başka başka huzurlara gark olurken tutmayan/tutamayanların kendilerince epey mazeretleri var. İşte birkaçı:

·         Abi, tutacağım da tansiyonum düşüyor ya! Doktor ne diyor peki? Hayır, ben kendimi biliyorum abi.!

·         Aç kalınca elim ayağım dolaşıyor, ne yaptığımı bilmiyorum. Eee sahura da kalkıyormuşsun? Abi, farz olan orucu tutamıyoruz, bari sünnet olan sahura kalkayım çoluk çocukla diyorum. Kötü mü allah aşkına?

·         Etrafımda tutmayan epey arkadaşlar var. Ben de onlara uyup gidiyorum. Allah affetsin.

·         Bizim evde annem hariç tutan yok, ben de tutmuyorum.

·         Aslında çok istiyorum ama sigara yüzünden dayanamıyorum.

·         Benim işim çok ağır. Devamlı inşaatlarda çalışıyoruz ya.

·         Abi çoluk çocuğa hizmet/hürmet olsun diye onlarla sahur ve iftar yapıyorum. Allah inşallah günahlarımıza sayar bunları.

·         Abi ben bu işlere pek inanmıyorum. Saygısızlık yapmak istemem ama, pek alakam yok bu namaz ve oruç işleriyle.

·         Valla tutmuyorum ama bu ilerde de tutmayacağım anlamına gelmez. Şimdilik öteledim oruç tutmayı. İnan bir art niyetim de yok. Biraz yoğunluk var. Ama tutana da saygım sonsuz.

·         Bizim iş ortamında tutmam sakıncalı olabilir. İş yerinde pek tutan yok gibi. Varsa da belli etmiyorlar. Ben de oruç tutarsam, belki hakkımda farklı düşünebilirler...

Bu mazeretlerin hepsine eyvallah. Ancak, hiçbirisinin bizi son nefesimizi  verip de öldüğümüzde, yani kabirde veya kıyamette kurtarabilecek cevaplardan olmadığı açık-seçik ortada.

Aslında oruç işi diğer ibadetlerden farklı. Ecrini/karşılığını Allah bizzat kendisi verecek. Diğer ibadetlerin birebir karşılıkları var, sevap anlamında. Ama oruç, Allah’ın lütfuna ve izzetine mazhar olabileceğimiz türden bir ibadet. Belki de ilk ve sonuncusu. Yani Allah tarafından önemsenen ve karşılığının iftar ve sahur vakitlerinde kabul olunacak dualar ve Kadir gecesi olarak verildiği bir ibadet. Kolay değil oruç tutmak. 15-16 saat yemeyecek ve içmeyeceksiniz. Sigara yok, cinsel ilişki yok. Saatlerce boş vaktinizde harama yaklaşmayacaksınız. Herhalde namaz kılacaksınız. Başka ne yapar ki insan? Kur’an okur, tesbih/zikir çekersiniz. Uyursunuz.  Nefsiniz perişan durumda. Ayağa kalkmağa mecali yok nefsinizin. Bizi oruçsuz iken en çok oyalayan iki şey yemek ve içmek miymiş? Hayret bütün vaktimizin çoğu bu yemeğe ve içmeğe mi gidiyormuş? Yemek-içmekle meşgul olmuş bir nefsin şeytanla mücadelesi de olmuyor. Ya da çok zor oluyor. Rehavet çökmüş bir bedene şeytanın yaklaşması ve telkinleri daha bir başka, tatlı ve kolay gelecektir. Böyle enteresan ve sonuçları ile ilginç bir ibadet oruç. Tutana da tutmayana da hayırlı işler, bol güneşler.

Hocam hayırdır, kestirip atıyorsun? Evladım, kuralı koyan belli, kurallar belli. Kurallara uyar veya uymazsınız. Sonuçlarına da katlanırsınız. Hani ben bu işlere pek inanmıyorum diyen, oruç tutmayan kardeşimiz vardı ya, ona Hz. Ali’den aktarılan bir olay ile cevap verelim ve işi kapatalım. Birisi Hz. Ali’ye sorar, nereden biliyorsun bana anlattıklarının ve söylediklerinin, İslamın ve ibadetlerin  gerçek olduğunu, Allahın var olduğunu? Der. Hz. Ali de: Eğer Allah yoksa, bu İslam dini de yoksa, ben bu ibadetleri boşa yapıyor olacağım. Çok bir masrafa girmeyeceğim. Kaybım hemen hemen hiç yok gibi. Temiz işlerle uğraşmış, kötülüklerden kaçmış olduğum, içki içmediğim, zina yapmadığım yanıma kar kalacak. Birçok tuzak ve kötülükten uzaklaşmış olacağım. Ama benim sana dediklerim doğru ise, Allah var ise, dinimiz İslam da inanılması gereken son din ise, ve sen o dine inanmıyor ve dediklerini de tutmuyorsun, o zaman sen yan kendi haline! Şurada çok değil bir hafta sonra tutmayanlarla aynı hale geleceğiz. Oruç bittiğinde hepimiz yiyip-içeceğiz. Ama tutanlar, kazançları ve iç huzurları ile yiyip-içip diğer ramazanı bekleyecekler. Tutmayanlar ise iç huzursuzlukları ve pişmanlıkları ile. Din herkese lazım. Aksini iddia edene hayırlı işler, hayırlı işler...!

Herkese selam olsun, sağlıcakla kalın.

Ziya ÖZTÜRK

12.08.2012 ISPARTA

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 9 yorum yapıldı.
    YAZARLAR