20 Eylül 2017 Çarşamba

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Osmanlı’dan Günümüze Ortadoğu

25 Şubat 2011 Cuma 09:29

Osmanlı’dan günümüze Ortadoğu

Cennet mekan atalarımızın doğru yaptıkları şeyler gün geçtikçe bir bir ortaya çıkıyor. Atalarımız bizim gibi etten kemikten insanlardı. Onların da hataları ve sevapları vardı. Beşeri zaafları ve ihtirasları da vardı tabii ki. Allah korkuları, peygamber sevgileri, din-i mübin-i İslam’ı dünyaya yaymak ve bilmeyen insanlara ulaştırmak gibi ulvi bir gayeleri de vardı muhakkak. Bunun belirtilerini Osmanlı’nın fethettiği ülkelerde görmek mümkün. İşte Avrupa ve Balkanlardaki Osmanlı mimarisi ve kültürel mirasları.

Şeyh Edebali’nin dediği gibi, “insanı yaşat ki, devlet yaşasın”. İnsana değer vermiş Osmanlı. İnsan ve toplum merkezli çalışmalar yapmış. Mimariler yapmış. Kütüphaneler, hamamlar yapmış. İlimle uğraşmış ve uğraşılmasına vesile olmuş Osmanlı padişahları. Aralarında Fatih gibi şair olanları, Kanuni gibi dünya ilimleri vakıf olanları, III. Selim gibi yenilik yapan ve IV. Murat gibi halkın arasından ayrılmayan babayiğitler, Abdülhamit Han gibi ülkenin son demlerinde siyasi zekasıyla yıkılışı 15-20 yıl geciktirmiş olanları vardır. Enderunda hocalar, lalalar, şairler ve Allah’ın sevgilisi gönül insanları tarafından yetiştirilmiş veliahtlar -kardeş katli dahil- çoğu şeyi duyarak, görerek yetişiyor ve büyüyorlardı.

Bir insan düşünün. Kendisinin tahta oturtulması adına kardeşinin zevaline -katline- katlanabiliyor. Böyle bir sorumluluk ne ağır bir yük! Herkesin imtihanı farklı. Osmanlı da birçok şeyle imtihan edildi. Yabancı eşlerle, kardeş katliyle, yorgun padişah ve idarecilerle, toy ve fesahat düşkünü padişahlarla.

Fakat şurası tarihi olarak ispatlanmıştır ki, Osmanlının en parlak dönemlerindeki sınırlarına bugünün gözü ile bakarsanız, tüm o topraklarda huzur, saygı, medeniyet ve irfan görürsünüz Osmanlı çekilinceye kadar. Osmanlıyı topraklarından çekilmeye İngilizlere kanarak zorlayan arap devletleri bugün itibariyle bir bir devriliyorlar, rejimlerini değiştirmek zorunda kalıyorlar. Krallık ve emirlik rejiminden demokrasiye, çok partili siyasi hayata geçiyorlar. İş şimdi daha da zorlaşacak. Çünkü herkesi memnun eden ve herkesi kucaklayan rejim örneği yok dünyada. Nerede Fatih Sultan Mehmet Han’ın fetih sonrası gayrimüslimleri kucaklama gayretleri, nerede Fatih Kanunnamesi gibi humanist ve akılcı çalışmalar. Aklıma, nerede o iyi insanlar? sorusunun “o iyi insanlar, iyi atlara binip, gittiler” cevabı geliyor. O iyi insanlar, belki geri gelmeyecekler ama onlar bizim atalarımızdı, büyüklerimizdi. Biz de onlar gibi olup, “iyi insan, güzel insan” tabirini hak edecek çalışmalar yapmamız ve dünyadan göçüp giden atalarımızın ruhlarını şad etmemiz gerekiyor. Bunun gizemleri kanımızdaki genlerimizde duruyor. Dünya durdukça da duracak.

Allah devlete zeval vermesin.

Ziya ÖZTÜRK-25.02.2011-ISPARTA

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR