23 Ekim 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
18 Eylül 2017 Pazartesi 07:07

Patlamaya Hazır Bomba Gibi!

Patlamaya Hazır Bomba Gibi!
Patlamaya Hazır Bomba Gibi!

Rehberlik Uzmanı ve Psikolog Hasan Hüseyin Akagündüz, bugünlerde çocuklarda okula başlamadan kaynaklı öfkelilik durumu olabileceğini belirterek, “Öfke kontrolünde velilere çok büyük görevler düşmektedir” dedi. 

 

2017 – 2018 Eğitim – Öğretim yılı bugün başlıyor. Ülke genelinde 16 milyon, Isparta’da ise ilk ve orta dereceli okullarda 81 bir öğrenci için ders zilli çalacak. Ancak, çocukların üç aylık yaz tatilinin ardından okula başlayacak olmaları onlarda istem dışı öfke durumunu ortaya çıkarıyor. Yaklaşık bir hafta içinde atlatılan bu durumun zararsız bir şekilde bertaraf edilebilmesi için öfke kontrolü çok büyük önem taşıyor. 

AKAGÜNDÜZ; “EN KÜÇÜK BİR SÖZ 

BİLE ÖFKE PATLAMASINA YOL AÇABİLİR” 

İşte bu noktada gerek velilere gerek öğretmenlere işin uzmanından son derece önemli uyarılar geldi. Rehberlik Uzmanı ve Psikolog Hasan Hüseyin Akagündüz, çocukların kendi varlıklarını yetişkine ya da bir akranına hissettirebilmek için öfke kontrolünü daha zor sağladıklarını belirterek, yüksek miktarda buhar basıncını içinde barındıran bir düdüklü tencere gibi çocukların patlaması için çok az bir zorlanma ya da engellenmenin yeterli olabileceğini vurguladı. 

“EBEVEYNLER NE YAPACAKLARINI 

BİLEMEZ DURUMA GELİR” 

Akagündüz, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Anne ve babalar çoğu zaman bu tip öfke durumlarında nasıl davranacakları konusunda tereddüt yaşar. Bir kaç önemli ipucu ile bu kriz kolaylıkla yönetilebilir fakat yine de öfkenin şiddeti, ifadesi ve ne yapılması gerektiği ile ilgili uzmandan yardım alınması gerekmektedir. Öfkesiyle baş edemeyen ve öfkesini ifade edecek uygun yöntemler öğrenememiş çocuğa ilk müdahalemiz öncelikle çocuğun asıl olarak neye öfkeli olduğunu anlamak ve onun anlamasını sağlamaktır. Bunun için etkin dinlemeyi öğrenmek gereklidir. 

“ÇOCUĞUN ÖFKESİNİN 

KAYNAĞINI İYİ BELİRLEYİN” 

Çocuk bu denli yoğun duygular yaşarken, kendini dinleyecek anlayacak sakin bir yetişkine ihtiyaç duyar. Çocuk öfkelendiği zaman, ona kızmak, onu azarlamak çocuğu durdurmaya çalışmak onun daha çok öfkelenmesine ve bu ifade yöntemlerinin kalıcı olmasına sebep olabilir. Çocuğun sakinleşmesini bekleyerek, ona onu neyin bu kadar kızdırdığını basit hatta yönlendirici sorular sorarak işe başlayabilirsiniz. Böylelikle çocuğun asıl kızdığı şeyin farkına varmasını sağlayabilirsiniz. Bunu yaparak çocuğun duygularını tanımayı ve isimlendirmeyi öğrenmesini de sağlayıp duygu dünyasının zenginleşmesine de katkıda bulunmuş olursunuz. 

“ONA BAĞIRIP ÇAĞIRMAK 

YERİNE TAKDİR EDEREK YUMUŞATIN” 

Eğer asıl duygusunun ve bu duyguya sebep olan düşüncelerinin farkına vardıysa, kızmak, ağlamak ya da bağırmak gibi davranışlarının yerine koyabileceği davranışlar olup olmadığını ona sorabilirsiniz. Bu konuda işlevsel davranışlar yerine koyamıyorsa ona birkaç tavsiye verebilirsiniz. Örneğin öfke nesnesi kişiye yani öğretmen, arkadaş, kardeş- neler hissettiğini söylemek gibi. Sonuç olarak çocuğun, hangi davranışın daha işlevsel sonuç vereceğini düşünmesini sağlanmış olursunuz. Bu tip durumsal müdahalelerden sonra asıl olan bu olumlu davranışlarının kalıcı olmasını sağlamak için gerekeni yapmaktır. Bunun için; Öfkelenmediği ya da az da olsa sakin kalarak zor bir durumla başa çıktığında onu açıkça takdir edin. Belli bir süre için öfkesini dışa vurmayacağı ya da anlaştığınız şekillerde dışa vuracağı konusunda anlaşma yapın. Daha sonra bu davranışlarının olumlu sonuçları hakkında mutlaka konuşun.

“ONUN SİZDEN BEKLEDİĞİ 

DAVRANIŞLARI ORTAYA KOYUN”

Duygularını anlattığı bir günlük tutmasını önerin. Yazı yazmak zor geliyor ya da çocuk henüz okuma-yazma öğrenmediği yaştaysa resim de yapabilir. Kendisini öfkelendiren problemi, nasıl tepkide bulunduğunu, bu tepkinin ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve problemi halletmek için iyi bir yol olup olmadığını, neyin daha iyi olabileceğini anlatmasını isteyin. Çocukların psikolojik ve sosyal gelişiminde duyguların, duyguları ifade etmenin ve yönetmenin öğretilmesinde anne babaların etkisi göz ardı edilemeyeceğinden en önemlisi siz de ondan beklediğiniz gibi davranın. Örneğin yaşadığınız bir çatışmayı çözmek için öfkenizi kelimelere dökebilir ve ona asıl sorunun öfke olmadığını, ifade edilme biçimi olduğunu gösterebilirsiniz” dedi. 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR