23 Eylül 2017 Cumartesi

Nagihan ÇELİK / Ajans32

Pes Vallahi, Yüzleri De Kızarmıyor

13 Nisan 2015 Pazartesi 13:59

Korku yavaş yavaş bedenine yayılıyordu, ellerini sıkmış, tırnaklarını avuçlarında hissediyordu. Ne kadar garipti, içine dolan endişe bütün vücuduna dağılıyordu. Mutlulukta böyleydi, tırnaklarının diplerinden, saçlarının ucuna kadar hissedilirdi. Ama korku başkaydı. Damara enjekte edilen zehir gibi yaka yaka nüfuz ediyordu. Büyütmek istemese de kafasında büyüyordu. Karanlıktı, geceydi, yalnızdı. Hepsi bir arada, dışarıda fırtına ve yağmurda olunca, iliklerine kadar hissediyordu korkuyu.

Hepimiz korkmuşuzdur, çok veya az. Biliriz etkisini. Garip bir acizlik ve çaresizlik kaplar insanı, öğütür, eritir. Şiddeti farklıdır, hasarı farklı. Nedir korku, ne yapar bize. Niçin vardır, ne yapması gerekir. Korkma diye başlarız söze, biri korktuğunda. Kötü biliriz korkmayı. Endişe, zarar görme düşüncesi, kaygı diye ifade ediyor sözlük. Duyguyu vermese de akla getiriyor.  7.2 şiddetinde sallanırken Marmara, duygu tarifi imkânsız boyuttaydı. Çaresizlik en ince zerremize kadar inmişti. Ölümden korkmuyor diliyorduk belki de.

Sadece o anda kalmadı o korku, sonraki yaşamımızın tamamına iz bıraktı. Yüksekten korkana Eyfel'in manzarası keyif vermez. Odağındaki duygu baskındır, gerilir, kapanır korkar. Kimileri korku tünelinde, keyifle çığlık atar, kimileri gece ışıkları kapatmadan yatar. Sırf, zevk için sınava giren insanlar varken, sınav korkusu yüzünden tedavi gören çocuklar, gençler de var. Kalabalıkları ayağa kaldıran, peşinden sürükleyenler de, kalabalık diye sokağa çıkamayanlar da. Sevdiği üzülmesin, kırılmasın diye korkup, kırk yıl tuzlu kahve içen de var, hem severim, hem döverim deyip, inciten kemiklerini kıran da. Korku sadece endişe, kaygı, zarar görme düşüncesi değil aslında. Mevcudun hasar görmesi, deforme olması, isteğimizin dışında değişmesidir.

Bizi sarsar, çünkü bilinç açılır, mevcut süratle korumaya alınır. Korku çoğaldığında yalan doğurur, yanlış oluşturur, ancak hissedilmeden önce hazırlanılırsa, ciddi muhafaza edicidir. Tedbirlerin hepsi korkudan değil, korkutucu sonuçların ihtimallerinden alınır. Kapıyı kilitlersin, hırsızı görmeden. Aşıyı olursun, mikrop gelmeden. Askere gidersin, savaş olmadan. İş bulur, çalışırsın, hastalanmadan. Sigorta yaptırır, emeklilik hazırlarsın, elden ayaktan düşmeden. Demek ki korku düşüncesi, tedbirin garantisi. Korku duygusu ise, dikkatin ve aklın zayıflaması, etkisini yitirmesidir. Aklımız başımızda. Tablo karşımızda.

 Korkulacakların her çeşidini, gördük yaşadık. Tedbir alma, tekrarlama ihtimalini, kaldırma zamanı. Karamsar manzaralar resmedip, hüzne ve yeise kapılmak yerine, terleye terleye ruh açan, manzaralar resmetme zamanı. Korku, korkulacaklara fırsat vermemek için, fırsattır. Dağları beklemez sadece, doğruları da bekler korku. Başkalarında gördüğümüz zaman yüzümüzü ekşittiğimiz davranış, bizde de başkalarının yüzünü ekşitir. Yanlış kimseye yakışmaz. Yanlışı adet edinenlerin de, geçmişte iyi niyetleri vardı mutlaka. Sadece yanlışa düşme korkuları, doğrudan uzaklaşma endişeleri yoktu. Doğrularımız canımız kadar kıymetli olunca, kaybetmekten korkarız. Kaybetmemek için besler kollarız. Başkalarından emanet alınan, doğrular geldikleri gibi giderler de, ruhumuz duymaz, yüzümüz kızarmaz.

 Sonra dehşetle konuşurlar, " PES VALLAHİ, YÜZLERİ DE KIZARMIYOR" kızarmaz. Yüzü kızartan derisi değil, doğrusudur insanın. Gelecekten korkutmayalım gençleri. Ümitlerini kırmayalım. Cehaletle korkutalım. Cahil toplumların nelerle uğraştıklarını söyleyelim. Tembellikle korkutalım, insanı nasıl atıl ve gereksiz kıldığını anlatalım. Yalancılıktan, hilecilikten korkutalım. Eskiden masallarla anlatılırdı doğruluk, dürüstlük. Şimdi videolarla, filmlerle gösterelim çocuklarımıza. İnsanlıktan uzaklaşmaktan korkutalım.

 Merhameti, şefkati unutmaktan. Paylaşmazsa mutsuz olmakla korkutalım. Yasalarla korkutup, gizli yapmayı öğretmeyelim. Yanlışlarla acı çekildiğini hissettirelim. Hissettirelim ki zerre kadar ayağı kaysa, kendine savcı olup cezasını verebilsin. Korkularını kontrol edebildiği ölçüde özgürdür insan. Zararlardan emin ve güvendedir. Geleceğimizin mimarı çocuklarımıza gençlerimize, korkusuzluğu değil, korkuları kontrol edip, istifade etmeyi öğretelim. Korkularımız olsun, bizi insan gibi insan yapacak.

 Hatadan, suçtan uzak tutacak. Gelecekten korkmamak için, doğrularımızdan ayrılmaktan korkalım.  Doğrularımıza korkusuzca sahip çıkalım.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR