26 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

Ramazan Bayramının Ardından…

12 Temmuz 2016 Salı 18:29

Hayat bütün hızıyla devam ediyor. Ne öncesine müdahalemiz oldu, ne de sonrasına karşı koymamız mümkün değil! Durup seyredelim mi, olanı biteni görmezden mi gelelim? Ne yapalım? Bize ne yapmak düşer?

Bir, Ramazan ayını, geride bıraktık. Ardından Ramazan Bayramını yaşadık. Ramazan ayıdır, kan akmasın dedik; zincirlime kaza gibi peş peşe olaylar yaşandı. Acıdı içimiz! Bu kan akıtıcı, kan emici güruh; hangi dinden, hangi mezhepten, hangi devletten olabilir? Düşündük. Herkes düşünüyor. HDP’li vicdan sahibi, halkını, vatanını düşünen, yapılanların, bir oyun olduğunu, bize faydası olmayan bu oyuna son verilmesi gerektiğini idrak eden milletvekilleri oldu. Neden oldu? Niye düşünmek ve konuşmak zorunda kaldılar? Müslüman Kürt halkı, bu kavganın canlarına, dinlerine, inanç abidesi camilerine, kutsal değeri olan Kur’an’ına saldırdığını ve zarar verdiğini gördü. Uyandı. O bölgenin milletvekillerine hatırlattılar. Kimileri, maşa olduğu için duyarsız kaldı; kimileri daha fazla maşa olmamak için uyandı… Nihayet dile geldi. Mecliste dile getirdi. Şu soru akla geliyor? HDP bölünüyor mu?

Altan Tan’ı Diyarbakır Eğitim Enstitüsünde okuduğum yıllardan tanırım. Sağcı, milliyetçi ve gözü pek, cesur bir delikanlıydı. Milliyetçi, mukaddesatçı düşüncelere sahipti, o düşüncelerin savunucusuydu, o dönemlerde aynı düşünceleri paylaşırken, sonraları ne oldu bilemiyorum, farklı tam tezat bir akımın içinde oldu. Ancak o cesareti, doğruluğu, dürüstlüğü, dönem dönem bazı haksızlıklara arada bir karşı koyuşu, dikkatimi çekiyordu. O ses, daha bir yükseldi. Sanıyorum sadece Altan Tan değil, daha başka seslerde var, daha da olacak gibi!

En son olay, Atatürk Havalimanı olayı, sabır taşını çatlattı. Hepsi masum gerçi de, o yerli yabancı, sivil halk, polis yolcu, yola giden, yoldan gelen, hiçbir şeyden habersiz, özlediğine kavuşmak üzere olan, masumları ansızın yakmanı nasıl anlatırsın? Gaye can yakmak değil mi? Onlara ne soruyorsun? Maşanın ucunda olanlara değil, maşayı tutanlara sor, soracaksan! Doğru mu?

Atatürk havalimanında, yerli yabancı 44 insan can verdi. Arabistan’da 3 ayrı canlı bomba eylemi dün gerçekleşti… Bir gün önce Irak’ta canlı bomba olayı yaşandı… 137 ölü. Bağdat’ta saldırı, 292 ölü! Trafik kazalarında ölenleri, Giresun’da düşen helikopter kazasının ardından 7 kişinin şehit oluşunu, Çin’de yaşanan ve 180 kişinin ölümüne sebep olan sel felaketini, göremez olduk.

Bu hadiselerin ışığında diğer muhalefet partilerine bakıyorum. CHP içler acısı bir durumda! Genel başkanı istenmeyen fakat bir türlü de değiştirilemeyen Kılıçdaroğlu bu kanlı olaylara nasıl bakıyor? Terörü nasıl yorumluyor? Teröristleri bir ziyaret ettiğini, bir ziyaret etmediğini, öyle bir şey söylemediğini söyleyen, söylerken bile gülünç duruma düşen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu… Haliyle kendisi veya çelengi protesto ediliyor. Dün bir şehit cenazesinde, törene gönderilen Kılıçdaroğlu veya CHP çelenginin yüzünün duvara döndürülmesi, demokratik bir protesto örneğiydi… Hoşuma gitti. İşte bu dedim. Taşkınlığa, halkı tahrik edecek şeylere fırsat vermemeli.

Bu sene bir hayli karışık, arapsaçına dönen MHP’nin haliyse gelişen olaylara karşı cevapsız kalmıyorsa da, kendi derdiyle uğraşan, kendi başının çaresine bakmayla meşgul durumda, etrafını göremeyecek halde! Orada da büyük bir parti içi kavga var. Genel başkanlık bir bilmeceden öte, bir muamma… Bahçeli o büyük fitnenin içinden nasıl sıyrılacak, partiyi bölünmekten kurtarabilecek mi, doğrusu bekleyip göreceğiz? İşi zor!

Muhalefet partileri, bu sıkıntılar içindeyken, Ramazan ayını geçirdiler. O kargaşa da, Ramazanı idrak edebildiler mi, neler yaptılar, derseniz; ben, eksikte olsa sevindirici gördüğüm şeyden bahsedeceğim. Biliyorsunuz, iktidarıyla, yani hükümetiyle, Cumhurbaşkanıyla, yerel idareler yani belediyeleriyle, Türkiye’nin dört bir köşesinde iftar sofraları kuruldu. Hemen her kesimden topluluklarla sofralarda buluşuldu.

Sevindirici olan yanını söyleyeyim. Muhalefet partilerinden CHP ve HDP birkaç bölgede iftar sofraları kurdu. CHP’nin davetlilerinin oruçlarını açamadıklarını, yemeğin

yetmediğini haberlerde izledim. İftar sofraları, protestolu geçti. İftar sofrası düşünceleri iyi; ama, organize kötüydü. HDP’liler de, eski şirinliklerini, iftar sofralarında gösteremediler. Gerginlerdi. Eskiden HDP’nin yanında olan Kürt halkı, şimdi susmuyordu; köy baskınlarının, baskınlarda akan kanların, hesabını soruyordu. O nedenle, iftar sofralarında halkın arasında fazla görünemediler. Yine de, iktidarın yaptıklarına heveslenip, iftar sofraları tertiplemeleri sevindiriciydi. Sevindiğim yanı buydu işte! Vatan millet meselesinde yan yana gelemeyen muhalefet milletvekillerinin, Ramazanda iftar sofralarında oruç sebebiyle halkla buluşmaları beni ziyadesiyle sevindirdi. Oruç vesile olur da, dağa meyil yerine halka meyil verirler.

Nice Ramazanlara ve nice Ramazan Bayramlarına… Sevgilerimle.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR