23 Eylül 2017 Cumartesi

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Saç Baş Yolduran Meselemiz

26 Haziran 2011 Pazar 14:33

Aslında, bu konuyla alakalı kuracak cümle bulamıyorum… Ama işte! Tam olmasa da, yarım yamalak ta olsa ifade et meye çalışacağım. Demokratikleşme çerçevesinde yıllardır bir kangrene dönüşmüş meselenin, modern çağda artık bu düşünceleri bir adım geride bırakmış olmamız gerekir. Bazen abartırsın üzüntünü…
Neşeni…
Kaygını…
Hikâyeni…
Abartırda abartırsın. Ama bu başka. Bu farklı. Hepimizi ilgilendiriyor. Herkes konuşmalı, herkes kendince haklı. “ Normal “ saydığımız her şeye” aykırı düşüncelerle” karşılaşıyoruz.
Nasıl bir demokratik ülkede yaşıyoruz anlamadım ki! Bireysel değerlerimize, özgürlüğümüze her an saldırı oluyor. Nedir bu ayrımcılık? Sanki ikiye bölündük. Açıklar ve kapalılar diye. Gruplaştık ve sanki herkes kendi standartlarına göre bir dünya kurmuş. Başörtülü bayanlar ne okula, ne kamuya alınmıyor, başörtülerinden dolayı. Terfi edilemiyor, ilk gözden çıkarılan çalışan oluyorlar. Bunun tam tersi de olabiliyor. Dindar ve muhafazakâr bir işveren de ayrımcılık yapıyor, başı açık bayan çalıştırmak istemiyor. Toplam geneline bakarak meselâ, iş ilanlarında “ açık” “kapalı” yazılı ibareler gördüğüm için, açıkçası inciniyorum. Nedir bu! Saçmalıklar komedyası bence… O insan açıkta olsa, kapalıda olsa aynı meziyetlere sahip. Burada da şu sözü yazmadan geçmek istemiyorum. İnsan giyimiyle karşılanır, sözüyle uğurlanır. Evet gelişin önemli değil ,ama uğurlanışın gerçekten önemli olmalı..

Dış görünüşe bakarak yargılayıp, fikir beyan edemeyiz. Ne açıklar bilirim ki! Düşünceleri, yaşamı tam anlamıyla mükemmel. Allah’u Teâlâ kelamı dilinden düşmez. Ne kapalılar bilirim ki! O kadar sosyal, demokrat o kadar aydın düşünceye sahip ki… Sohbetini dinlerken sizi alır götürür sanki başka dünyalara. Huzur odası gibidir…
İnsanlar birbirlerine küçümseyerek bakar hale geldi. Kapalılar açıklara bakarken; sanki günahkârmış gibi, açıklarda kapalılara bakarken gerici gibi. Oysa işin aslı o değil tabi ki.
Bizi yaradan Rabbimiz hepimizi aynı güzellikte yarattı. Sadece bizler tercihimizi isteklerimize göre yaptık. Müslüman sözünde ve özünde doğru insandır. Öncelikle biz insanız. Aynı yerden geldik, aynı yere gideceğiz.. Birbirimizi hor görmemizin anlamı ne?
İşyeri ziyaretime gelen bir okurumun özellikle bu konuyu yazmamı rica etmesi ile yazmaya karar verdim.
— Nedir senin bu kadar canını acıtan dedim.
— Ablacığım ben 16 yaşındayım. Küçük yaşta evlendim. Kapalıydım eşimin ailesi “kapalıyım” diye beni horladı ve dışladılar. Daha sonrada çalışma hayatına attılar. İş başvurusu yaptığım yerlerde de açığım diye işe almadılar. Dayanamadım bir çocuğumla boşandım ve tekrar kapandım.
— Nasıl yani… Diyebildim. Hiçbir şey yokken, keyfi başını açtırmak ve boşanmak zorunda bırakılmak kul hakkına girer. Dini bir tercihin olan tesettürlü oluşunu kabullenmemişler, dışlamışlar. Üstelik seni iş hayatına atarak çalışmak mecburiyetinde bırakmışlar. Nasıl bir insanlık örneği bu.
— Anlamıyorum, anlayamıyorum
Düşünün sevgili okurlarım bir metre kumaş yüzünden bir yuva dağılıyor, bir çocuk öksüz bırakılıyor. Ben buna insanlık diyemem üzgünüm. Dayanamadım ağlamalarına. Zavallı kadın küçük yaşta sırtına aldığı sorumlulukla ne yapacak şimdi… Aile içinde başı açık fertler olduğu gibi, kapalı olanlarda olmalı. Kimse kimsenin birey olma hakkına saldırmamalı. Aynı aile içinden çıkmış bir dolu insan farklı özgürlüğe sahip yaşam sürebilmeli. Zaten göstermelik olmanın anlamı ne. Yaptığın her şeyin arkasında dur ki! Herkesle paylaş.
Ben küçük yaşta tanış oldum başörtüyle. Dolayısıyla yaşamsal önem taşımadığını ama toplumsal katında kimi durumlarda ve kişiler için bir değer olduğunu öğrendim. Benim ailemin geneli kapalı fakat ben açığım. Ben onları öğle seviyorum, onlarda beni bu şekilde. Bence insanları olduğu gibi kabul etmeli.
Kamuda çalışamayan başörtülü bayan, özel sektörde çalışmak zorunda kalıyor. Başörtüsüne göz yuman özel sektörler olsa da, buralarda da ücretler ve çalışma koşulları başörtülü bayanların aleyhine oluyor. Özel sektör çalışma saatleri, kamudaki saatlerin iki misline çıkabilirken, ücretler yarısına kadar inebiliyor. İşe başvururken vermeleri gereken ilk karar, özgeçmişlerinin resimlimi, resimsizimi gönderecekleri. Başörtülü resimle özgeçmiş yollamak, çoğu zaman ayrımcılığı baştan kabul etmek anlamına geliyor. Öte yandan özgeçmişe başörtülü resim eklemek de başvurumun ciddiye alınması riski taşıyabiliyor. Resimsiz gönderilen özgeçmişle, görüşmeye çağrılan başörtülü bayan bu sefer görüşme sırasında, başörtü yüzünden çeşitli problemler yaşıyor.
Bırakalım bireysel ön yargılarımızı. Her kitleden dostumuz, her görüşten arkadaşımız olmalı. Her insandan alabileceğimiz mutlaka güzellikler vardır.
İyi düşünelim! Uzağı gören akıl sahibi olalım. Sevgilerimle…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 5 yorum yapıldı.
    YAZARLAR