25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
21 Şubat 2013 Perşembe 08:30

Sahip Çıkamadık(!)

Isparta’da çocukluğundan bu yana halıcılıkla uğraşan 67 yaşındaki Halıcı Ekrem Çetinbaş, bu sektörün teknoloji- yanlış yatırımlar ve bazı oyunlarla bitirildiğini iddia ederek, yetkililerden güle verilen önemin halıya da yansıtılması talebinde bulundu.
Sahip Çıkamadık(!)

Isparta’da çocukluğundan bu yana halıcılıkla uğraşan 67 yaşındaki Halıcı Ekrem Çetinbaş, bu sektörün teknoloji- yanlış yatırımlar ve bazı oyunlarla bitirildiğini iddia ederek, yetkililerden güle verilen önemin halıya da yansıtılması talebinde bulundu.

Isparta’da halıcılık sektörünün günümüzde artık unutulma noktasına geldiğini belirten 67 yaşındaki yarım asırlık halıcı Ekrem Çetinbaş, Isparta Halısı’nın tarihe karışmak üzere olduğuna dikkat çekti.

60 yıldır halıcılık sektöründe aktif olarak faaliyet gösterdiğini dile getiren halıcı Ekrem Çetinbaş, kentteki gül ve halı festivallerinde halının öne çıkarılmamasından yakındı.

“HALICILIK KUTSAL BİR MESLEKTİR, BUNDA MELEK TÜYÜ VAR”
Halıcı Çetinbaş, Isparta’nın ticari alandaki kaymağı olarak nitelendirdiği halıcılığın kutsal bir meslek olduğunu söyleyerek, “Halıcılık sektörünün Hz. İbrahim’e kadar (A.S) dayandığı rivayet edilirdi bize… Hz. İbrahim peygamberimizin oğlu Hz. İsmail’i kurban ettiği sırada gökten inen koyunun (meleğin) tüyünden üretilen bizim halılarımız. Biz bunu ‘melake tüyü’ olarak nitelendiririz. O yüzden ‘Isparta Halısı’ manevi anlamda da çok büyük değere sahiptir” dedi.

“TÜRKİYE, ISPARTA HALISINI KULLANIRDI”
60 yılı aşkın süredir yaptığı halıcılık serüvenini muhabirlerimizle paylaşan Çetinbaş, “Ben 5 yaşında halı işlemeyi öğrendim. O dönemlerde geceleri bile halı işlerdik. Türkiye’nin her bölgesine Isparta halısı gönderilirdi, iş yetiştirilemezdi. Bunun için halıyı bir an evvel çıkarabilmek adına çok çalışırdık. Halı bizim velinimetimizdi. Biz halıyla karnımızı doyurduk, halıyla büyüdük – yetiştik, çoluğumuzu – çocuğumuzu da bu bu halı sayesinde büyüttük” ifadelerini kullandı.

“50 YIL ÖNCESİ, GÜNDE 5 – 6 KAMYON HALI ÜRETİLİRDİ…”
1950’li yıllarda halıcılık sektörünün büyük önem taşıdığına işaret eden Çetinbaş, “O dönemde büyük şehirlerden Isparta halısı almak için tüccarları sürekli takip ederdik. Halılarımızı satamamak gibi bir derdimiz yoktu ama en iyi fiyata satmak adına bu tüccarların geliş gidişlerini izlerdik” dedi.

Isparta’nın 50 yıl öncesinde günde 5 – 6 kamyon halı üretimi yapabilme kapasitesinin olduğunu anlatan Çetinbaş, “Bizim çocukluğumuzdaki tek geçim kaynağımız halıcılıktı. Başka bir alternatifimiz olmadığı gibi bu sektörü herkes değerlendiriyordu, herkes de kazanıyordu. Çok bereketli bir meslekti halıcılık o günlerde…” şeklinde yorumladı.

HER EVDE BİR TEZGAH, HER TEZGAHTA 3 -5 İŞÇİ OLURDU…
Çocukluk günlerindeki halıcılık anılarını Ajans32 ile paylaşan Çetinbaş, “Benim çocukluğumda Isparta’daki her evde en az bir tezgah bulunurdu. Her tezgahta da en az 3-5 işçi olurdu. Bu şehirdeki her ev birer imalathane gibiydi… Fakat şimdi öyle değil, evlerde tezgah yok, kimsede halıcılık hevesi yok, bu sektör artık bitme noktasına geldi” diye konuştu.

“ÇIRAK DEĞİL, İŞÇİ BİLE BULAMIYORUZ!”
Günümüzde artık halı dokuyacak kimse kalmadığından yakınan Çetinbaş, bu sektörün para kazandırmadığı bahane edilerek gençlerin farklı meslek dallarına yöneldiğini söyledi.

Çetinbaş, “Artık halı dokutacak kimse bulamıyoruz. Bırak çırak bulmayı, işçi bile bulamıyoruz. Zamane gençleri artık halıcılığı pek önemsemiyor ama bu meslekte bir tarih yatıyor. Geçmişine önem veren kimse kalmadı artık” ifadelerini kullandı.

“KIRPIKLARIMIZDAN DÜNYANIN KİLİMİNİ ÜRETTİLER”
Geçmiş yıllarda Isparta’ya gelerek, kentteki halı dokumacılarından arta kalan iplerden Uşaklıların kilim dokumayı öğrendiklerini kaydeden Çetinbaş, “Uşaklılar tarihi değerlerine çok önem veriyor. Onlar bizim buradan götürüp, artık iplerden ürettikleri kilimlerle şimdi dünyaya kilim satıyorlar. Oradaki verilen önem burada da halıya verilseydi, Isparta halısı şu an bu halde olmazdı. Halımıza rağbet kalmadı artık…” dedi.

“TEKNOLOJİ VE YANLIŞ YATIRIMLAR ISPARTA HALISINI BİTİRDİ!”
1990 yılının başından itibaren, teknolojinin gelişmesi ve halı üretiminde daha fazla kar etmek için yapılan hilelerin de Isparta halısının adına kötülediğini belirten Çetinbaş, geçmiş yıllarda değerli olan halıların bazı kişiler yüzünden değerinin düşürüldüğünü iddia etti.

Makine halılarının çıkmasıyla birlikte, hem süre hem de maliyeti fazla olan Isparta halısının rağbet görmediğini aktaran Çetinbaş, “Halıcılık 90’dan sonra duraklama dönemine girdi. O zamanlar halının 1000 düğümüne bin TL veriliyordu da, biz o parayı harcaya harcaya bitiremezdik bereketi fazlaydı… Ama şimdi 1000 düğüme 2 bin TL – 3 bin TL veriyorsun ama halı işleyen yok. Bu meslekle uğraşan adam yok” ifadelerine yer verdi.

“HALIMIZA SAHİP ÇIKAMADIK”
Ispartalıların da zamanında kazandıkları paralarla, bu sektöre yatırım yapmamasının da bu değeri bitiren etkenler arasında yer aldığına vurgu yapan Çetinbaş, “O dönemlerde bizim Ispartalı zenginlerimiz, işadamlarımız kazandıkları parayı halıya değil de bankaya – repoya – gayri menkula yatırdılar.

Ama parayı kazandıkları halıyı da unuttular. Fabrika yapmaya kalkanlar, kendi memleketine değil de başka şehirlere yatırım yaptı. Isparta halısını Antep’te Uşak’ta, orada – burada ürettiler. Bu halının adını başka şehirlere mal ettiler. - Bütün bunların sonucunda da ne oldu? Isparta halısı diye bir şey kalmadı. Isparta’da halıcılık adına bir şey bırakmadılar” diye serzenişte bulundu.

MAKİNE HALISI, EL DOKUMASINI ÖLDÜRDÜ!
Makine halısının artık günümüzde daha rövanşta olduğuna dikkat çeken Çetinbaş, “Bu durum böyle devam ettiği sürece Isparta’da halıcılık canlandırılamaz. El dokuma halısını günümüzde artık tabiri caizse müzelik alıyorlar. Kullanım için değil de bir süs eşyası olarak görüyorlar. Zaten el dokuması halıların maliyetinin fazla olması alım gücünü bitirdi” diye konuştu.

Ailelerin evlenen çocuklarına Isparta halısını hediyelik eşya olarak armağan ettiklerini aktaran Çetinbaş, “El dokuması halılar artık sadece hediye olarak görülüyor. Ama işin kötü tarafı Isparta halısı hediye edilen kişi de bu halıyı kullanmıyor, beğenmiyor, alıp bir kenara atıyor” dedi.

“YETKİLİLER EL ATMADIKÇA BU DURUM DÜZELMEZ”
Isparta halısının hak ettiği yere gelmesinin ancak ve anacak yetkililerin bu işe el atmalarıyla mümkün olabileceğini dile getiren Çetinbaş, “Ispartamızda önde gelen yetkililerimizin halıcılık değerimize sahip çıkmalarını istiyorum.

Bizim bu değerimizin yok olmaması için sahip çıkılması şart. Biz bu halıdan çok ekmek yedik. Ne olur bu sektör bitmesin. Festivallerimizde güle verilen önemi halıya da verin. Yetkililerimiz bu işe el atarsa, halımızın reklamı yapılırsa, tarihi anlatılırsa az da olsa bu sektör canlılık kazanacaktır” dedi.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR