21 Eylül 2017 Perşembe

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

SAİD NURSİ-Hür Adam Filmi

11 Şubat 2011 Cuma 08:40

SAİD NURSİ-Hür Adam filmi

Şehrimiz Isparta, Bediuzzaman Sait Nursi ve Nur bağlıları için çok önemli bir yere sahiptir. Said Nursi inandığı değerler uğruna ırkçılıktan o kadar uzak kalmaya çalıştığı halde, maalesef Milli Şef İNÖNÜ kendisine “Said-i Kürdi” sıfatını yakıştırmıştır. İşte o Said Nursi’nin vefatı ile geride kalan talebeleri, birkaç gruba ayrılsalar da, hemen hemen her yıl Isparta’ya gelerek, Üstad’ın ayak bastığı, mecburi ikamete tabi tutulduğu Barla kasabası, Sav Kasabası ve Kuleönü kasabasını ziyaret ederler ve onlarca kilometre yol katederek ÇAM DAĞI’na çıkarak, dua eder ve namaz kılarlar…

Tüm bunları “Hür Adam” filminde ilgiyle, hüzünle, pür dikkat izledik. Yönetmen hoş bir film çekmiş. Said Nursi ve talebelerinin sadece risale yazmak ve okumak adına nelere maruz kaldıklarını gözü yaşlı izledik. Şükür bu günlerimize…

Said Nursi, Türkiye’de ölümünden sonra iade-i itibar verilen onlarca insandan sadece biri. Menderes, ZORLU, POLATKAN, Nazım HİKMET, Ahmet KAYA aklıma gelen ilk isimler. Geriye dönmek mümkün olsa bu ülkenin sağdan-soldan en az 100-150 kişiye iade-i itibar vermesi lazımdır diyenlerdenim. Çünkü bugün yargının elindeki dosyalar gözden geçirilse yıllar önce mahkum olup, idam edilen insanların birkaç katı suç işledikleri halde bırakınız ceza almayı, mahkemeye bile sevk edilmediklerini duyduk, gördük…

Tayip ERDOĞAN, son parti kongresinde AÇILIM konusunu anlatırken, toplumun bütün kesimlerinden önemli şahsiyetleri birer cümle ile hatırlatarak, onlarsız bir Türkiye’nin olmayacağını/olamayacağını belirtti. Bu sosyal barış adına hem cesaret, hem de atılan büyük bir adım idi. AK Parti tabiri caizse kelle-koltuk bir yola çıktı. Bir yandan Suriye ile açılım, bir yandan KÜRT açılım ve bir yandan da Ermenistan ile yakınlaşma aldı başını gidiyor. Dışişleri Bakanı gün geçmiyor ki, bu üç konu ile alakalı bir toplantı yapmasın, bir açıklama yapmasın.

Dün akşam Türkiye-Ermenistan dünya kupası elemelerinde son maçımızı izledim. Maç Bursa’da. Azeri bayrağı krizi var. Sarkisyan gelmiş. Abdullah GÜL ile beraber maçı izliyorlar. Herkes tatlı bir telaş ve tarihsel bir sorumluluk içinde. SARKİSYAN Ermeni diasporasını küstürmüş ama daha da küstürmemek ve gücendirmemek adına davranmıyor. Adam çok rahat. Açık. Gülüyor, gülümsüyor, heyecanlanıyor maçta. GÜL de aynı sorumluluk içerisinde. Devlet ciddiyeti var üzerinde ama o da çok rahat. Gol atıyoruz. Sarkisyan hemen elini uzatıp toka yapmak istiyor. Gül de gülerek, kabul ediyor tebriği. İkinci yarı bir gol daha bulduk. Yine dünyaya örnek gösterilecek tutumlar, davranışlar. Maç bitti. Her iki lider de gayet rahat, yapmacıktan uzak tavırlarla terk ettiler stadı. Çatlattılar ortak düşmanları.

Dünya OBAMA liderliğinde, barışa yönelik, daha doğrusu dünya jandarmalığına soyunmak istemeyen bir Amerika liderliğinde kendini yeni açılımların ortasında buldu. Hemen hemen dünyanın her tarafında soğuk savaş döneminin bittiği/bitmesi gerektiği düşüncesiyle birbiri ile yakınlaşmaya çalışmakta, Pazar ekonomisinin her türlüsünü denemeye çalışmaktadır. Kapitalist sistemin çökmeye başladığı, parayla paranın kazanıldığı dönemlerin yıkılması gerektiği inancı tüm dünyada hakim olmaya başladı. Herkesin üreterek, ürettiklerini pazarlaması ve sakin bir dünyaya doğru beklentilerinin olması yerli-yabancı tük yazarlar ve iktisatçılar tarafından telaffuz edilmeye başlandı. Aslında bunlar güzel dinimiz İSLAM’ın da öngördüğü şeyler. Hem de ta 1500 yıl öncesinden.

Her neyse devlet emin adımlarla ilerliyor. Tabii ki muhalefet de olacak. Muhalefetsiz iktidar ne kadar yavan ve zor oluyorsa, iktidarın her dediğine “yalan ve yanlış” demek de o kadar yavan ve yoz.

Bu coğrafyada omzumuzda çok büyük sorumluluklar var. Amerika rollerimizi deklare etsin veya etmesin. Komşularımız statümüzü beğensin veya beğenmesin dünya birbirine yaklaşıyor ve herkes birbirinden emin olup bir şeyler alıp-satmak sevdasında. İyi niyetli olan herkesin Yüce Allah yardımcısı olsun. Olacaktır da inşallah…!

Ziya ÖZTÜRK
11.02.2011

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR