25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Sav Kasabası...

17 Aralık 2015 Perşembe 16:46

‘Ne kadar zamandır görüşmüyoruz?’ diye sordum başkana, cevabı beni şaşırttı. Niye şaşırdığımı soracaksınız, değil mi? Siz sormadan, ben söyleyeyim.

Yerel seçimlerin yapıldığı, kendisinin yeni seçildiği günlerdi, öylesine gittiğim ziyaretimde, yaptığımız sohbetimizde bana projelerinden bahsetmişti. O bana bahsettiği projeler yapılmış, bitmiş, hizmete girmişti. Sav’ın ortasındaki bu projeler devasaydı. Bunlardan biri, Sav’a vardığımızda, bizzat çalışmaların başında durduğu, ses ve ışık düzeniyle uğraştığı ‘Düğün Salonu’ ve diğeri de ‘Sav Sosyal Tesisleri’ydi.

Düğün salonundaki işi bitince, sosyal tesislere geçmemizi söyledi. Sosyal Tesislerin bünyesinde bulunan internet Kafedeki sohbet arasında, daha öncesinde bahsettiğim, bardakta ‘Sav Davraz Suyu’ masaya konulmuştu. Başarıyı gözler önüne sermek, gözle görünür hale getirmek ne kadar güzel! Türkiye’nin sayılır dağlarından; kayak merkezinin olduğu, yaz mevsimlerinin sıcak aylarında bile bazen karın eksik olmadığı Davraz Dağı’ndan gelen suyu, şişeleyen Davraz Kasabası Su Fabrikası, bardakta su yapmayı da gerçekleştirmişti. Sav kasabası, Davraz Dağı’nın eteklerinde yer almakta… Çıkmaz Sokağın, saklı kent özelliği taşıyan bir dükkânı gibidir Sav! Sav, ayrıca dünürlerimin olması hasebiyle benim ikinci vatanımdır da! 2002’de Isparta’ya geldiğimin ilk senesi, Sav kasabasının bir mevlit yemeğine katılmıştım. O günlerde, Final Dershanesindeydim ve öğrencilerimin vesilesiyle yemeğe davet edilmiştim. O günkü, belediye başkanıyla aynı masadaydık. Sav maceram öyle başladı. Dünürde olunca, her belediye başkanı zamanında da Sav’la ilgili yazılarım oldu.

Konudan uzaklaşmadan, sosyal tesislere dönelim, kaldığım yerden devam edelim. İnternet kafedeki kütüphane, daha güzel bir görüntü kazandırmıştı sosyal tesislere! Hemen ‘Harman’ kitabımı rafa koydurdum. Sosyal tesisi gezdim. Sosyal tesiste, belediye işbirliği ve halk eğitim destekli kurslar var. El halıcılığı üzerine hizmet veren bir halı kursu, bay ve bayanlara ait spor salonları, biçki dikiş ve dikiş kursları… Savlı bayanların uğraş verdiği atölyelerde, bayanlar el becerilerini sunuyorlar. Zamanla bu ürünler, yapılacak sergide görücüye çıkacaklar. Halı dokumaları, bir şirkete aitmiş. Başındaki öğretmenden öğrendim. El dokumada çalışan bayanlara o şirket maaş da veriyor. Yapılan halıları kendi mağazasında satıyor.

Sosyal tesislere girerken, Başkan Mustafa Avşar’a şöyle bir şey dedim. Başkanım “Böyle bir sosyal tesis şehirde bile yok.” Dışarıdan baktığımda, çok büyük görünen sosyal tesisin, içine girdiğimde küçük göründü. Mevcut katlardaki tüm salonlar işler vaziyetteydi. Boş yer yoktu. Kurslar tam aktif vaziyete geldiğinde, sosyal tesis kifayet etmeyecek. O zamanda, hemen yanına bir ek bina yapılır, bu binayla da yeni bina bir koridorla birleştirilir.

Başkandan ayrıldıktan sonraydı. Hatta o günün akşamıydı. Oturmuş, yazımı yazıyorum. Yazımı yazarken, başkana düğün salonunun ve sosyal tesislerin bulunduğu yerin genişletilmesi konusunda bir hatırlatma yapmamla ilgili aklıma bir şey geldi. Sosyal tesislerle, Çınaraltı Kahvesinin arasında sıkışmış birkaç eski bina var. Bu alanda, belediye otobüslerinin park alanını da genişletecek bir iskân çalışması yapılabilir, diye düşündüm. Genç ve girişimci başkanımda, doğrusu düşünmüş olabilir. Ancak bugünkü şartlar neyi gösterir, zamanla mı bu iş olur, orasını gelecek şartlar belirleyecek… Doğru mu?

Belediye binası da, çınaraltı kahvesinin bünyesindeki bahçesindeki çınarın gölgesinde kaybolmuş durumda… Görünmüyor. Belediye binası da sosyal tesislerin veya düğün salonunun olduğu alana kaydırılabilir. Mevcut belediye binası, Sav’a inanç turizmi amacıyla gelenler için bir misafirhane olarak düzenlenebilir.

Sav Belediye Başkanı Mustafa Avşar bunları yapabilecek kapasitede! İnanın içten söylüyorum. Onun kasaba için bir kazanç olduğunu, ona sahip çıkılmasını, ilerisi için bir daha yeniden seçilmesini, bir yazımda bizzat söylemişimdir. Bu seçim sonucunda, Mustafa Avşar değil, Sav Kasabası kazanır. Doğru mu?

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR