25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
07 Mayıs 2012 Pazartesi 17:46

Semt Pazarı Enflasyonda Şampiyonuz

26 bölge arasında Isparta, Antalya ve Burdur’un yer aldığı Batı Akdeniz yılın ilk dört ayında ve nisanda enflasyon şampiyonu oldu.
Semt Pazarı Enflasyonda Şampiyonuz

ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, “2011 yılında para politika önlemlerindeki gecikme büyüme ve fiyat istikrarını bozmuş, bu yıl ekonomideki yavaşlamaya rağmen yükselen bir enflasyonla karşı karşıya kalmamıza neden olmuştur” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Osman Budak’ın enflasyon rakamlarını değerlendirdi. 2012 Nisan ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de %1,52, ÜFE’de %0,08 olarak açıklandığını kaydeden Budak, “Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında %11,14, üretici fiyatlarında %7,65 olarak artış göstermiştir. Tüketici enflasyonunda giyim-ayakkabı, doğal gaz, elektrik ve akaryakıt fiyatlarındaki artışa bağlı olarak Ekim 2008’den sonraki en yüksek yıllık enflasyon kaydedilmiştir. Giyim ve ayakkabıda 2005 yılından bu yana en yüksek aylık ve yıllık fiyat artışı yaşanmıştır. Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış %13,20 ile “giyim ve ayakkabı” grubunda görülürken, “gıda ve alkolsüz içeceklerde” %0,12 ile en yüksek düşüş gerçekleşmiştir. Yıllık bazda enflasyonun, %60’lık ağırlığa sahip “alkollü içecekler ve tütün”, “çeşitli mal ve hizmetler”, “konut”, ”giyim ve ayakkabı” ve “gıda ve alkolsüz içecekler”” gruplarında daha yoğun gerçekleştiği görülmektedir. Özellikle bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE’de en yüksek artış %18,53 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşmiştir” dedi

2012 yılı Nisan ayında endekste kapsanan 444 maddeden; 85 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 263 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 96 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleştiğini kaydeden Budak, “ Üretici enflasyonunda da artışın yine enerji, giyim ve metal gibi temel girdilere bağlı olduğu, buna rağmen önceki aylarda döviz kuruna bağlı olarak ortaya çıkan ÜFE artışının hız kestiği ve ekonomide yavaşlamanın imalat sanayi fiyatları üzerinde etkisini göstermeye başladığı izlenmektedir. Mayıs 2011’de enflasyonun yükselişe geçmesi nedeniyle baz etkisi Mayıs ayından itibaren yıllık enflasyonu sınırlayıcı bir rol oynayacaktır. Sektörler bakımından değerlendirildiğinde tarımda aylık bazda %3,43 ve sanayide ise %0,01 artış meydana gelmiştir. Sanayinin üç sektöründen, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %0,28,imalat sanayi sektöründe %0,13 artış, elektrik, gaz ve su sektöründe %1,30 düşüş yaşanmıştır. Nisan ayının zam şampiyonu %17,4’lük artışla etek olur iken, onu %16,6 ile bayan pantolon-ceket takımı, %15,9 ile erkek gömleği, %12,1 ile erkek takım elbisesi izlemiştir. Fiyatı en çok azalan üründe ise %33,4 ile patlıcan olarak belirlenmiştir” diye konuştu.

Nisan ayı enflasyonunda bölgemizin aylık ve dört aylık enflasyonda lider olduğunu kaydeden Budak, “ Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık %1,89, dört aylık % 3,64 ve yıllık bazda %10,27 olarak gerçekleşmiştir. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, aylık ve dört aylık bazda Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu, yıllık değerlendirme de ise ortalamanın altında kaldığı görülmüştür. Bölgemizde yüzde 1,89 oranındaki enflasyonun yüzde 1’lik kısmı giyim fiyatlarından, yüzde 0,3’lük kısmı elektrik zammı nedeniyle konut grubundan ve yüzde 0,2’lik kısmı mevsimsel gıda fiyatı arışından kaynaklanmıştır. Giyimde aylık fiyat artışı Türkiye ortalaması % 13, bölgemizde ise % 20’dir. Giyim dışında gıda grubu fiyatları da Türkiye ortalamasından yüksek artış göstermiştir. Antalya’nın geleneksel giyim enflasyonu uzun bir aradan sonra geri dönmüştür. Ayrıca gıda grubunda da aylık enflasyon Türkiye’de eksi yüzde 0,12 iken, bölgemizde yüzde 0,87 olarak kaydedilmiştir” ifadesinde bulundu.

Enflasyonun önümüzdeki aylarda düşüşe geçeceğini ve bölgemiz enflasyonunun da Türkiye düzeyine yaklaşacağını ümit ettiklerini söyleyen Budak, “ Ancak, geçici de olsa yıllık enflasyonun % 11 düzeylerine çıkmış olmasında özellikle 2011 yılındaki para ve maliye politikalarının etkisinin de sorgulanması gereklidir. 2011 yılında politika önlemlerindeki gecikme büyüme ve fiyat istikrarını bozmuş, bu yıl ekonomideki yavaşlamaya rağmen yükselen bir enflasyonla karşı karşıya kalmamıza neden olmuştur. Buna rağmen, dünya ekonomisinde ana gündemin enflasyon değil, durgunluk olduğuna ve Türkiye ekonomisinin de ciddi yavaşlama belirtileri gösterdiğine dikkat edilmeli enflasyon nedeniyle ekonomiyi daha fazla yavaşlatacak tepkisel kararlar alınmamalıdır. Diğer taraftan vergi temelli fiyat artışlarından kaçınılması için kapsamlı bir vergi reformuyla kamu maliyesinin sağlam temellere oturtulması konusunda da artık daha fazla zaman kaybedilmemelidir” diye konuştu.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR