23 Eylül 2017 Cumartesi

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Sevdiklerimi Bayramda ve Hazanda Kaybettim.

24 Ekim 2012 Çarşamba 23:48

KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ HAYATLARIMIZDAN

Hava soğuk, etraf buz gibi. Kalbim ise kırık ve yaralı. Yine hazan ve bayram geldi. Hüzün verir bana bayramlar ve hazanlar. Sevdiklerimi bayramda ve hazanda kaybettim, hazan yaprakları gibi, gittiler benden. Öğle bir gittiler ki ansızın ve sessizce, habersizce.

Acıları kaldı hatıra.
Onun için dilsizdir benim acılarım…
Konuşmazlar kimseyle…
Sadece benim acımı taşırlar…
Ağlayarak geçirdiğim her günüm,
başka türlü geçmek bilmeyen acıdır.
Tek başıma yastığıma akan gözyaşlarım, alev alev yanan bir ateştir!
Nasıl ki kocaman bir ateş bir anda sönmez.
Ölüm ayrılıkları, ölüm acısı da öğle…
Bir anda geçmez zaman alır.
İşte bayramlarda,
gidenler ardından kalan yaralarımın üzerine bastıkça sızlayan günlerdir.
Her bayram yaklaşırken hüzün çöker içime.
Dalarım uzaklara. Hani dereler ya ''Uzaklara dalanın, yakınlarda olmayan bir hikayesi vardır.'' Benimkide işte öyle bir şey... Bir önceki bayramları düşünürüm.
Kimler vardı ve şu anda neredeler diye…
Bunun için “ Kimler geldi, hayatımdan kimler geçti.
Hiç birisi hasretini gidermedi.''

Kimler geldi, kimler geçti” şiirini çok sevmişimdir.
Şairinde dediği gibi:
Dostlar seni söylüyor sahi mutsuz musun?
Bu yolda dönüş yok sen bilmiyor musun...
Herşey gönlünce olmaz demiştim sana
Kaderden kaçılmaz görüyorsun.

Evet düşününce hayatımızdan kimlerimiz geldi, kimlerimiz geçti değil mi?
Kimileri çıktı, kimileri geldi, kimilerini de unuttuk. Şarkı sürecinde düşünürüm bir zamanlar anneannem, babaannem, halalarım, amcalarım,dayılarım, komşularım, arkadaşlarım, canım bir tanecik anneciğim, ve combom vardı. Ama ya şimdi kimse kalmadı… Ölüm acısı insanın elinden bir şey gelmiyor. Gidişleri takdir-i ilâhi. İnsanın en büyük mücadelesi sevdikleri olmadan yaşamak… Halimize çok şükür, Allah bu günümüzden daha kötü yapmasın.

Yaşadıklarım bana acı mı, azap mı bilmiyorum. Kanıyor işte içi insanın. Hem de kılıç yarası gibi derin. Ne keser? Bu kadar derin acıyı bilmiyorum. Acıları herkes farklı yaşıyor biliyorum. Hayatlarımız farklı ama yalnızlıklarımız aynı. İşte insan geçmişini bırakamıyor. Özlemek; özlenenler özelse görülen rüyalarla yetinmek, kapalı gözlerin yaşarması, uykularda ağlamak, en mutlu anlarımızda bile aklımıza geldikleri anda nefesimizin sıkışıp gözlerimizin yaşarmasıdır…

Ben yaşamadan yazamayanlardanım. İllaki duygularımı katmalıyım yazılarıma. Gerçekçiliği seviyorum.İyi ki dini bayramlarımız var diye düşünmeden geçemiyorum. İnsan ilişkilerine çeşitli renklilik ve değer katan bayramlarımızın toplumumuz için bir ibadet olmasının yanı sıra, aynı zamanda bir moral kaynağı da olmaktadır.

Bayramlar karşılıklı saygı ve hoşgörü ile , küslerin barıştığı , kabir ziyaretlerinin yapıldığı, yaşlılarımızın, huzur evlerindeki kalanlarımızın, akrabalarımızın birbirine kavuştuğu bayramlarımızdır. Ramazan bayramlarındaki maddi durumu iyi olanların, ekonomik durumu kötü olanlara yardım etmesi, kurban bayramlarında da kurban etlerinden dağıtmasıyla dini görevlerini de yerine getirmiş olurlar. Ahirete gönderilen akrabalarımızın eksiklikleri bayramlarda fark edilerek ve hayatın faniliği bir kez daha hatırlanmaktadır.

Bu bayramda vesile edilip biraz daha insafa gelerek, insana hayvan kadar değer vermeyen anlayışların yeryüzünü ne hale getirdiğini görmeliyiz. Kurban kesmeyi eleştirmek yerine asıl kınanması gereken bu kanlı katliam tablolarının artık sona ermesini temenni ediyorum.
Bütün bayramları sıhhat, neşe ve başarı içinde sevdiklerinizle beraber her gününüz bayram olsun.
Bu vesileyle mübarek Kurban bayramınızı tebrik ederim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR