21 Eylül 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
29 Mayıs 2013 Çarşamba 16:05

Şevket Ağa'dan Duygusal Bir Yazı...

Şevket Demirel, Ağabeyi Süleyman Demirel'in eşi Nazmiye Demirel'in vefaatını bakın nasıl anlattı.
Şevket Ağadan Duygusal Bir Yazı...

Ağa saat 23:50’ de Ankara’dan beni aradı:
ŞD: Buyur Ağa dedim.
Ağa: Şevket, Emri Hak vaki oldu.
ŞD: Anladım.
Ağa: Nereden bildin?
ŞD: Ben de iki gündür seninle olan telefon konuşmamızda onu sormuyordum. Bugün de bir boşluk vardı kafamda. Öldü öyleyse dedim, demek ki hissim doğruymuş.
Ve böylece 27 Mayıs 2013, Pazartesi günü Nazmiye Demirel Ankara’da vefat etmiş oldu.

NAZMİYE DEMİREL’İN KİMLİĞİ NE İDİ?
1935-1942 kurak yıllarında, İslamköy’ün harımlarında afyon çapalayan pek çok kız; “çamurumuzda var, hamurumuzda var, gülümüzde var, bağımızda var, afyonumuzda var, paramızda var” diye şarkılar söylüyordu. (İslamköy’ün refah unsurları bunlardı.) Bu kızlar, halı dokuma mesleğini de öğrendiler. Çapadaki türküleri, kirkid seslerine bestelediler.

İslamköylü, ailesi ve akrabaları ile birlikte, mutlu yaşıyorlardı. Bu hava içerisinde yaşayan genç kızlar arasında biri vardır. O, üniversite öğrencisi bir gencin dikkatini çekiyordu. Demirel beğendi (1940), aileler de öyle olmasını istiyordu. Gencin beğendiği kız, akrabası da olan Nazmiye Hanım’dı. 1948’e kadar sözlü kalan gençler, (Nazmiye ile mühendis Süleyman Demirel), mütevazi bir köy düğününde hayatlarını birleştirdiler.
Demirel, 1955’de Genel müdür, 1965’de Başbakan oldu. Nazmiye Hanım bu süre zarfında çeşitli seyahatlerde, bazen bekleyerek bazen de buralara iştirak ederek yaşadı.

12 Eylül ihtilalinde gece yarısı çalışma salonunda diğer bazı hükümet erkanı ile beraberdik. Gün ağarırken askeri kurye; sizi alıp götüreceğiz tebliğini verdi (İhtilal komutanları)
Ağa, yukarıda uyuyan Nazmiye’ye telefon etti. Bir saat içerisinde hazırlan, buradan ayrılıyoruz! dedi. Biraz sonra “ben hazırım” diye Nazmiye ufak bir çanta ile aşağıya indi ve bana; “ne yapalım Şevket? Kader bu!” dedi ve arabaya yürüdü.

Demirel’in esas hareketli hayatı 1962’de başladı. Politikacılar onu pek çok tehlikesi olan bir göreve çekmek istiyordu. Hızla gelişen bu olay ile milletvekili dahi olmadan, 1963-64’de Başvekil yardımcısı oldu. 1964’de Adalet Partisi Genel Başkanı, 1965’de Başbakan oldu. Bu geçişler her an bir risk taşıyordu. Nazmiye Hanım bu dönemin şaşalı günlerinde ne kadar vakur ise, ihtilallerde de o kadar metindi.

Ankara’da, 1950-1955 arası Ağa ve ben beraber memurluk yaptık, ama tek evde oturduk. Burada bana yapılan hizmetlerden dolayı, hiçbir zaman kaşını kaldırmadı. Zevkle hizmet verirdi…

16 Mayıs 2000’de biten Reis-i Cumhurluk görevinden sonra, Güniz sokaktaki evlerinde, Ağa’nın çalışmalarında da yardımcı olurdu.
Bu mutlu yuvada, Nazmiye Hanım 2006 senesinde hastalandı. 14/10/2010 senesinde hastanede başlanan tedavisi, 2.5 sene sürdü. Nazmiye Hanım, yalnız Türkiye’nin “baba’sı unvanını kazanan Süleyman Demirel’in hanımı değil, aynı zamanda, Türkiye için yapılan hizmetlerde, “savaşçı yardımcısı” gibi çalışmış bir kişiydi. Bugün bütün ülkede onun için dualar yükseliyor: “Ana Nazmiye” diye hitap eden herkes ona yeni dünyasında rahmet diliyor.

Allah rahmet eylesin.
ŞD.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 4 yorum yapıldı.
    YAZARLAR