21 Eylül 2017 Perşembe

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Silah Öldürür, Sanal Alem Süründürür.

16 Ağustos 2011 Salı 00:50

Hayatımıza sonradan giren; fakat hayatımızın da vazgeçilmezi olan, yüz yüze söyleyemediğimiz sözleri paylaştığımız, sevdiğimiz şarkıları, resimlerimizi kısaca her şeyimizi paylaştığımız sosyal paylaşım ağlarının zararlarını, günlerce yazsak bitiremeyiz…

Artık bilişim teknolojisinin çok güçlü bir silah olduğu zamanı yaşıyoruz. Bunu doğru yerde de kullanabiliriz; kötü emellerimize de alet edebiliriz. Bu silah herkesin evine kadar girmiş durumda. Yani silahlandık gibi bir şey; ancak bu silahı ne derece kullanabiliyoruz, hadi biz yerinde kullanıyoruz ya geleceğimize yön verecek olan yavrucaklarımız ne yapsın.

İşte; tabiri caizise düşünün: evinizin içinde, evde herkesin uzandığında eline alabileceği bir tabanca var. Bunu iyi kullananda var kullanamayanda var. Bir gün evde kimse yokken onunla oynayan çocuklar birbirini vurma ihtimali gibi bir olay. Bakın silahı da doğru yerde kullanıyorduk ama kontrol sağlanmadığında tehlikesi de ortada… Sanal âlem bu noktada evdeki patlayıcılardan da daha tehlikeli, kontrolü de çok zor. Geçmişte de bunun çok acı tecrübelerini yaşadık millet olarak.

Aslında bu tür sitelere üye olan hepimiz tehlike içindeyiz. E-mail adresimizi, şifremizi giriyor, kişisel bilgilerimizi kaydediyoruz. Bu iş aynen evimizin anahtarını hırsıza vermek gibi bir şey. Kişisel bilgilerimizle, bizim kimliğimizi rahat bir şekilde çalabilirler. Öğle bir dünyada yaşıyoruz ki! Birileri yerde bulduğu kimlikle şirket kurup, o şirket üzerinden yasal dışı işler yapıp, daha sonra bu yasal dışı işlerden kendi gerçek kimliğini göstererek kurtulabiliyor. Tabi ki! Kimliğini yere düşürüp kaybeden kişiye de kaçınılmaz oluyor hapis yolu.

Yararlarından çok zararları olan bu vb siteler, hayatımızdan, çok şeylerimizi de götürdü. Sahtekârlık, aldatma, yalancılık diz boyu. Aynı zamanda hastalık derecesinde bağımlılık yapan, tutulduğumuz bu siteler, arkadaşlık servisleri giderek buluşma noktası olmaya başladı. İnsanların burada arkadaş sayfalarının olması, hayran listesinin artması ve tanımadığı kişilerle konuşmasını kendine övgü olarak görüyor. Bir nevi egosunu tatmin ediyor.

Bakıyorsunuz aynı kişi farklı isimlerde ve cinsiyetlerde üye olabiliyor. Yanlış bilgi verenler sevinmesinler, onlarda tehlike altında. Bizim bilgilerimize ne yapacaklar diye düşünebiliriz. İnternete girdiğimiz İP adresleri statiktir. Yani bizlerin kimliğidir. Hepimizin kim olduğunu, nerde olduğumuzu, ne yaptığımızı izleyebilirler. Bu adreslerimiz sayesinde, bilgisayarlarda tüm bilgileri okuyabilen sistemler bulunmaktadır.

Bizlerin masumca arkadaşlarımızla paylaştığımız resimlerimizi kullanarak başka insanları kandırabilirler. Fotoğraflarımızı başka sitelerde porno yıldızı olarak paylaşabilirler, sanal Pazar olarak kullanmaya çalışılıyor. Maalesef burası bir sevgi yumağı değildir. Bu sosyal paylaşım sitelerinde tanışılıyor, Msn’de kaynaşılıyor, sonra telefonlar alınıyor, buluşuluyor sonrasını da hepimiz biliyoruz. Ya cinayet, ya soygunculuk ya da daha kötü emellere alet etme…

Amaçları kötü olan kişilere bilgilerimizi bu kadar kolay vermemeliyiz aslında. Hepimizin zaafları ve açık yönlerimiz kayıtlı bulunmakta. Bizler silecek bile olsak kayıt altına alınmaktadır. Bu tip sitelerde dikkat edersek en çok bayanlar ön plana çıkartılarak, en çok ta onlar zarar görmektedir. Beyinlerimize uyuşturarak yerleştirdiler. Birçok şeyi farklı göstererek samimiyetleri kaybettirdiler. Doğru bildiğimiz kişilerin ne hale geldiğini görür hale geldik.

Hastalık derecesinde tutulduğumuz bu sitelerden biran evvel kurtulmaya bakalım bence. Sesimizi çıkarmadığımız sürece bu bitmeyecek, hatta çığ gibi büyüyecek. İnsani ilişkilerimizi yok etti, öğrencilerimizin not ortalamalarını düşürdü. Boşanmalara sebep oldu, bir çok evlilikleri yok etti. Çünkü herkes zamanını artık bu sitelerde öldürüyor.
Acıyorum hepimize, başına geçip saatlerimizi harcadığımız zamana. Acaba sosyal paylaşım siteleri yokken daha doğrusu bu kadar popüler olmadan insanlar ne yapardı?


İnterneti bilinçli kullanmak gerek. İşimizin gerektirdiği ölçüde kullanmalıyız. Geleceğimize yön verecek, zürriyetimizin sebebi olacak evlatlarımızı bu noktada bilinçlendirelim, eline verdiğimiz silahla kendi ayağından vurmasına ve başkasının hayatına kastetmesine musaade etmeyelim... En güzeli sanal değil, gerçek ortamlarda samimi, gerçekçi, yalansız dostluklar kurmak dileğiyle…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR