21 Temmuz 2019 Pazar

Kadir YAVUZ / Ajans32

Siyaset Nedir?

30 Ocak 2019 Çarşamba 17:34

Siyaset, devlet işlerinin yürütülmesini sağlayan yapısal bir işleyiştir. Demokrasinin bir gereğidir. Halkın sandığa giderek tercih ettiği ve çoğunlukla elde edilen bir yapının hükümet kurduğu ve iktidar olduğu bir idari sistemin işleyişini sağlayan sisteme siyaset denilmiş.

Siyaset, siyasi bir işleyiştir. İşleyende insandır, işletende! İlla ki, bu işleyiş belli bir bilgi ister. Bildiklerin yetmez. Yazılanları okumak, konuşulanları dinlemek gerekir. Yani kısacası siyaset bir ilim dalıdır. Siyaset bir bilim dalıdır. Bu kısımda biraz sıkıntı yaşanmakta, maalesef birçok alanda okumayan, okumadan yazan, okumadan konuşan, insanlarla fazlasıyla karşılaşmaktayız. Bu bir kurumun yöneticisidir, bir dernek başkanıdır, bir vakıf başkanıdır, bir holdingin yönetim kurulu başkanıdır veya resmi bir kurumun müdürü, şube müdürü veya genel müdürüdür. Bazen bu kurum ve kuruluşların birçoğunu siyaset sarar, sarmalar. Onları da içine alır veya onlar kendisini siyasete kaptırır, siyasetçiden çok siyaset yaparlar. Saydığım o kurum ve kuruluşların birçoğunun kuruluşunda siyaset yapma yasağı vardır. Bunları bazı siyasi kuruluşlar görmezden gelirler. Bazısının oy korkusu, bazısınında güç korkusundan olsa gerek bu göz yumma gerçekleşir.

Sonra bu hatalı siyaset, seçilene zarar verir. Ardından seçene de zarar verir. Bunların hepsinin baş sorumlusu siyaset eksikliğimizdir. Bunun okulundan çok siyaseti sokakta öğrendiğimizdendir ki, sokak siyaseti yani meydan siyaseti sadece hatibin etkileyici konuşmasına kalmıştır. Kim ne kadar etkilerse, o derece başarılı olur. Halktan yana yapılan her şey, meydanlarda başlar, meydanlarda da biter.

Ölçü nedir? Siyaset ahlakıdır. İnsanlıktır. Adil hizmettir. Bunlar için gelinir. Seçime az kala bol keseden dağıtılmaya başlanan hizmet şeklindeki sınırsız atıp tutmaların sonucu ahlaki olmadığından fiyaskoyla neticelenir. Verilen sözler meydanlarda, kahvehanelerde, Pazar yerlerinde veya iş yerlerinde kalır. Yapılmaz. Projesi hazır, temeli seçim sonrası atılacak denilenlerin yüzde doksanı ezberde kalır. Halk da bir müddet sonra unutur veya unutur görünür. Susar, sabreder, sandık gününü bekler, o güne kadar unuttuklarını o gün sorar.

Ancak siyaseti halka hizmetten çok eşine dostuna, yakın akrabasına hizmet olarak görenler ve o niyetle seçilmiş olanlar halkın karşısında siyaset yapar. Siyaset ilmini, bilimini o sahada kullanır. Yani kandırma sanatı üzerine kuruludur. Aldatır, kandırır ve bir şekilde o seçim atfosferini yalanla aldatır. Oysa bilmez ki, aldatan aldanır.

Kısacası dürüst siyaset yapılmalı. Mahalli gazeteler, halkı ve siyasetçileri aydınlatmalı. Uyarmalı. Geçen dönem ne sözler verildi, bunların hangisi yapıldı, hangileri yapılmadı, yazmalı. Gazetelerin köşe yazarları olur. Bunlar şehrin eksiğini sayfalara döker. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan, her şeye vakıf olmalı. Onları halka duyurmalı ki, halkta okuduğuyla siyasetçiye hesap sorsun. Gazeteciliğin maksadı neyse asıl maksadı doğrultusunda hizmet vermeli. Yalandan yanlıştan uzak bir gazetecilik. Maalesef oraya da bulaşmış olan siyaset o hizmetide aksatıyor. Doğru dürüst yapılmasına fırsat vermiyor.

İnsan bilgisiyle, bildiklerini uygulamasıyla sayılır. Bu bilgi, ezberlenen ve her yerde aynı şekilde söylenen kuru bilgi olmamalı. Ezber bozulmalı. Ama nasıl?

Ezberin bozulabilmesi için yeni bir nesil yetişmesi gerekir. Her şeyini, Allah rızasına adayan, insanlığa susamış insan yetişmeli. Bu insan da, kendiliğinden yetişecek değil her halde! Tarihinden kopuk, milli kültüründen yoksun, inancından uzaklaşmış bir milletin yetiştirdiği insan nasıl olur? O yetişen gençliği, kafelerden, tabletlerden, telefonlardan ve sanal alemin cambazlarının arasından nasıl söküp çıkaracaksın? Oralar renkli, oralar pembe dünyalı hayatlar sunuyor. Sen nasıl bir hayat sunmalısın ki, onu o bataklıktan çekip çıkarasın?

Siyaset, bu doğrultuda yapılırsa hayra geçer. O zaman başarı sağlanır. O halde, ne yapmalıyız? Dürüst ve ahlaklı bir siyaseti tercih etmeliyiz. Kırıcı olmamalıyız. Şahsi kavgalardan uzak durmalı, ortaya koyulan hizmetleri eleştirilmeli, onları tartışılmalıyız.

Son söz! Verdiğiniz sözünüzü mutlaka yerine getirin. Getirin ki, bir dahasında yine karşısına çıkacağınız halktan oyunu isteyebilecek yüzünüz olsun.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR



sanalbasin.com üyesidir