21 Eylül 2017 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Siyaset Üzerine - 1

11 Nisan 2011 Pazartesi 20:07

SİYASET ÜZERİNE… I

 

Siyaset üzerine yazmaya başladık… Bir, iki, derken üç… Her hâlde uzayıp gidecek. Bakalım neler yazacağız, demiştim.

 

Özellikle ve öncelikle şunu söyleyeyim… Hemen aklımdayken ve unutmadan söyleyeyim ki, ne bileyim sonraya kalınca bazen unutuyorum. Hani diyoruz ya: “Sona kalan, dona kalır”

 

Ben istatistikî bilgi vermeyeceğim. Şu parti 2 milletvekili çıkarır, şu 1 ve belki şu filan partide 1… Yani 4 milletvekili seçilecek ya, böyle bir taksim. Onu yapanlar var ve bu bir şekilde gerçekleşecek. Milletvekili seçimi veya parti seçimi netice de, her insanın kendi tercihidir. Saygı duyarım. Biri A Partisini tercih eder, bir diğeri B Partisini… Demokrasinin gereğidir, çok partili bir sistem ve çok milletvekili tercihi! 

 

Ben siyasi partilerin şu seçim zamanları hazineden aldıkları milyarlara bakıyorum. 2-3 parti arasında paylaşılan paralar, ne parası, kimin parası? Niye verilir onca para! Devletin tüm imkânları zaten siyasi partilere tahsis edilmiyor mu? Radyosu, televizyonuyla kendini anlatma hakkına sahip deği mi, siyasi partiler? Meydanlar yerine radyo ve televizyonlardaki konuşma sürelerini ve tanıtım biçimlerini uzun ve de miting havasına sokarak gerçekleştirebilirler.

 

Hazineden bir kredi almaya kalk, yedi ceddini araştırırlar… Yapmış olduğun bir iş olsa dahi projeyi kendileri kontrol eder, dirhem dirhem verir krediyi! Sen sanıyorsun öyle kolay mı? O hâlde bizden toplanılan, alın terlerimizi çarçur ettirmenin anlamı var mı? Hazinenin parası kimin parası! Tabii, bunun yanında 49 yıllığına ve bir lira faiz vermeden kredi alanlar da var. Bizlerden toplanılan paralar, bir takım yollarla partilere verilir… Seçime hazırlansın diye! Neden, yapılır bunca masraf! Her seçimde, asılan kâğıt bayraklar, şapkalar, su vs. gibi meydanlarda dağıtılanlar… Bir de, fakirlere yapıldığı iddia edilen; kömür, bisiklet, buzdolabı vs. gibi dağıtımlar… Yazık değil mi, bu zayi olan meydanlara atılan ve sonra çöpçüler tarafından süpürülüp çöpe atılan paralarımız… Hazinenin parası değil mi?

 

Yazık, 4-5 yılda bir dağıtıldığının söylendiği kömürler ve ardından zamlarla cebimizi yakan seçim sonrası gelen vergi yükü! Kambur üstüne kambur oluyor. Sonra hep beraber çekiyoruz ama yine de aklımız başımıza gelmiyor. Yazık, bir şey dağıtmayın… Benim paramla lütfen bir şey dağıtmayın. Ne siz hazineden yardım alın, ne de bizlere ucuz yardımlar yapın. Bir defalığına aldığımız yardımın karşılığında, 4-5 yıl onun sıkıntısını çekmekteyiz. O an belki hoşumuza gidiyor ama ardından yıllarca çekiyoruz. Bu varsayılan dağıtım yerine; bağ-kur, sigorta ve memur emeklilerine adil bir şekilde; maaşlarına taksim ederek, dağıtın. 6 ayda maaşlara yapılan 25-30 liralık zamlarla vatandaş yaşayamaz. Hazineden para yardımı almayın. Bize meydanlarda nutuk atmayın. O hazine yardımlarını tüm millet evlatlarına eşit olarak dağıtın. Her seçim sonrası, yeni bir sıkıntı yaşıyor… Ülkemiz!

 

Millet zaten kimi seçeceğini biliyor… Kime oy vereceğini iyi biliyor. Millet, siyasetin kralını biliyor. Ama merkezden, ama başka bir yerden önüne koyulanı seçip, gönderiyor. Ben şunu tanıyorum, yok şunu tanımıyorum, şu kardeşim yabancı filan! Biliyor mu? Evet, biliyor… her seçim öncesi yapılan yabancı dedikodularına kulak vermiyor çok fazla! Kim hizmet edebilir, ona bakıyor… Ona göre karar veriyor. Demek ki, bir şeyler biliyor. O zaman her şeyden önce kimleri seçecekse vatandaş, önce ona sorun. Ne anketi yaptırıyorsunuz? Halka sorun. Onlar her şeyi bilir… En son halka gideceğinize ilk önce varın yanına!

 

Seçim büroları kuruluyor… Sırf masraf! Bir veya iki aylığına caddelerin en işlek yerlerinden büyük paralara seçim büroları tutuluyor. Ne anlamı var… Buna ne gerek var. Aslında o ki, seçim bürosu tutuyorsunuz; kalıcı seçim büroları oluşturun. Milletvekili adayları seçilip milletvekili olduğunda, ayda bir gelsin seçmeninin derdini bu seçim bürolarında dinlesin. Seçim büroları devamlı açık olsun. Ankara’da, mecliste her milletvekiline ofis, danışman, sekreter verileceğine buralara yerleştirilecek birer sekreter aracılığıyla direk milletvekiliyle seçmeni görüştürme yolu gerçekleştirilir. Bu ofisler üstelik tüm partilerle bağlantıyı kurabilmeli… Meclisteki 550 oda ortadan kalkar… 81 ile 81 seçim bürosu kurulduğunda, 429 ofis katkısı olur, hazineye! Milletvekili direk meclise girer… Ve böylece milletvekilim devamsızlıktan da kaçınır.

 

Hem milletvekilleri de, seçmeninden kopmamış olur.  

 

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR