25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
08 Eylül 2017 Cuma 14:23

Siz Hiç Gözlerinizle Cümleler Kurdunuz Mu?

Siz Hiç Gözlerinizle Cümleler Kurdunuz Mu?
Siz Hiç Gözlerinizle Cümleler Kurdunuz Mu?

Gülsüm Kurşuncu Şahin Yazdı...

Ben yapıyorum. Daha doğrusu yeni yeni öğreniyorum. İnanın muazzam bir duygu. Kimseyi yormadan, hiç yorulmadan, kelimeleri, cümleleri ziyan etmeden… Bunu yapabildiğiniz zaman susmanın konuşmaktan daha değerli olduğunu da fark ediyorsunuz.

Bunu yapmayı öğrenmeden önce yıpratırdım kendimi hatta cümleleri bile… Nasıl etsem, hangi kelimeyi hangi kelimenin yanına koysam da anlatabilsem derdimi diye. Yüklemi mi başa koysam, özneyi mi? Virgülü hangi kelimenin neresine kondursam da vurgulasam hangi kelimeyi? Daha mı yüksek sesle konuşsam acaba? Hani yabancı bir insana Türkçe bir şeyler anlatmaya çalışırken sanki yüksek sesle söylersek anlayacakmış gibi konuşuruz ya o hesap bende.

Hangi vakit anlatsam daha iyi anlar? Sabah zihin dinç olurmuş derler ya o sırada mı anlatsam? Yoksa sakin bir vakitte durgun bir tavırla mı döksem içimi? Anlamayan hatta dinlemeyen birine neresinden başlasam da kalbine dokundursam sözlerimi?

Ne çok uğraşmışım. Ne çok yorulmuş, ne çok yormuşum. Nasılda ziyan edivermişim cânım cümlelerimi...

Ah Şimdi gülüyorum o hallerime. Yazık etmişsin diyorum kelimeleri söylemek için harcadığın her nefesine yazık etmişsin. Kullandığın kelimeler ne de çok yıpranmış. Niye? Dinlemeyi bile bilmeyen birine karşı söylendiğinde hep yerlere düşürmüşsün onları.

Artık yapmıyorum. Kıymetli artık cümlelerim. Baktım anlamayacak hiç ağzımı açmıyorum. Ne gerek var ki? Beni anlayan zaten cümle falan beklemez. Baksam anlar. Baksa anlar. Azıcık şöyle derinden alsam nefesi öyle bile anlar. Sonra olay başlar işte; gözlerinle cümleler kurmaya başlarsın. Ve bu aslında iki kalp arasında ki bağın kuvvetini ortaya çıkarır. Düşünsene senin söylemek istediğin bir cümleyi gözlerinden okumuş ve senden önce söyleyivermiş.

İmkansız geliyor değil mi? Öyle oluyor önceleri sonra imkansız diye bir şeyin aslında olmadığını görüyorsunuz...

Bu muhteşem bir duygu;
Gözlerinizle cümleler kurun bırakın sadece gözleriyle okumayı bilenler anlasın. Diğerleri hak etmiyor sizi anlamayı demek ki. Teşekkür edin onlara. Ve şöyle söyleyin "İyi ki anlayamamışsın beni."

Yoksa sığ insanların sağır kulaklarında pekte önemsenmeyen cümlelerin sahibi olacaktınız. İyi ki anlamamışlar sizi. İyi ki anlayamamışlar bizi... Bana gözlerimle konuşma yeteneğindeki kazandıran herkese ve her şeye; başta beni anlayamayanlar olmak üzere teşekkür ediyorum. Çünkü gözlerimle cümleler kurabiliyorum artık ve bu muhteşem bir yetenek. Sihir gibi...

En güzeli de duygusu olmayan, halden anlamayan, ruhsuz insanlara karşı kapalı bir kutu gibi oluyorsun belki de bir hayalet gibi... Seni görmüyorlar. Bir kaç kişiden başka herkese kapalısın... Özel artık içindekiler. Ve yalnızca gözleriyle okuyabilen o güzel insanlara özel...
Gözleriyle konuşup, gözleriyle okuyup bana da bu muhteşem sihrinden bulaştırdığı için belki de tekrar tekrar teşekkür etmeliyim kalbi güzel insanlara…

Yani kısacası; Değersizleştirmeyin cümlelerinizi değersiz kulaklarda!

Bırakın o cümleleri yüreğinin derinliklerinden hissedip, gözleriyle sizi okuyabilenlere...

İnanın bana çok daha anlamlı oluyor…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 5 yorum yapıldı.
    YAZARLAR