24 Eylül 2017 Pazar

Kadir YAVUZ / Ajans32

Terör Yaşama Saldırıdır…

12 Ekim 2015 Pazartesi 15:39

Ankara’da yaşanan terör olayları, hepimizi derinden yaraladı. Böylesi bir terör saldırısı şimdiye kadar yaşanmamıştı. O nedenle, Ankara’daki kanlı teröre, Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör olayı, deniliyor.

97 insanımızı kaybettik. 100’lerce insan yaralı… Ankara Garı kan gölüne döndü. Barış yürüyüşüydü gaye! Peki neden barış yürüyüşü? Barışı devletimiz sağlıyor, çok şükür. Seçime 15 gün kalmış, sandıkta hangi barışı istiyorsan, ona doğru yürürsün; demokratik yollardan isteğini gerçekleştirirsin. Doğru mu? Ancak bu düşüncelerim sizi yanıltmasın. Barış yürüyüşüne karşı yapılan bu hain saldırıyı da, asla kabul etmiyorum. Tasvip etmiyorum. Şiddetle kınıyorum. Bir şekilde, barışa yapılmıştır bu hain saldırı... Yapılışının gayesi açıktır. Niyet, kardeşi kardeşe düşürmektir. Öylesine bir sınavın içindeyiz ki, tam 30 yıldır terörle savaşıyoruz. Tam 30 yıldır, can veriyoruz; kan akıtıyoruz. Ölüp, ölüp diriliyoruz. Düne kadar yapılanları nasıl unutabiliriz ki? Daha dün eşinin ve küçücük çocuğunun yanında verdiğimiz şehit! Ondan önceki gün, daha önceki gün; korucu, asker, polis, sivil, yaşlı, genç, kadın, erkek… 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra nice şehitler verdik. Hâlâ şehit vermeye devam ediyoruz. Yazımı yazarken, yine iki askerin şehit edildiğini öğreniyorum. Terör durmak bilmiyor. Ama bu menfur olay, şimdiye kadar ki cinayetlerin, en vahşice yapılanı oldu. 3 günlük yas ilan edildi. Acımız büyük! Acımız büyük ki, ülkemiz sağlık sektörüyle, emniyet güçleriyle, polisiyle, askeriyle, mitiyle, başbakanıyla, cumhurbaşkanıyla; senin suçlu ilan ettiğin, katil Erdoğan dediğin o şahsiyetlerin uzattıkları şefkat elleriyle yaralılara müdahale edildi, ölenlerin kimlikleri tespit edildi, faillerin ortaya çıkarılmasına çalışıldı… Devlet oradaydı. Geçici seçim hükümeti oradaydı. Başbakan eşiyle beraber hastaların yanındaydı. O ne anlamlı ziyaretti! Hasta yakınlarından bir genç, başbakana ‘Birlik, dirlik, kardeşlik! Bir olacağız, birlik olacağız, dirlik olacağız.’ Deyişi gözlerimi yaşarttı. Bir yaralı genç, başbakanı görünce, yaralı haliyle yatağından doğruldu, başbakanın eline uzandı. O yaralı haliyle, gösterdiği saygıyı görüyor musunuz? Bizim milletimizin bu hasleti, bu milleti ayakta tutuyor. Terör, bu birlik, beraberlik, kardeşlik duygularını yok etmek; aradaki sevgi, saygı bağlarını kaldırmak için yapılıyor.

Bu terör saldırısı hiç kimseye yarar sağlamaz. Birilerini hedef göstermek bizim insanımıza, bizim ahlakımıza, bizim inancımıza yakışmaz. Hedef gösterirken, hedefi saptırmayın. Öyle ki, menfur saldırının hemen ardından güvenlik zafiyetinden bahsedilmesi, devletin başının suçlu ilan edilmesi, yanlıştır. Bu kabul edilemez. Ağız birliği edilmiş gibi devlete, onun başına, başbakana karşı bir nefret fırtınası estiriliyor. Daha bugün bir çocuk öldürüldü. Onca sivil hayatını kaybederken, bir damla gözyaşı akıtmayan bir siyasi partinin başkanı; bugün hüngür hüngür ağlıyor, yanlı medya tam sayfa görüntü veriyor ve ardından cumhurbaşkanımıza ‘DEFOL GİT’ senaryosu oynanıyor. Anlaşılıyor ki, bu kanlı oyun planlı yapılmış… Seçimi yaptırmamak istiyorlar. Adı barış, soyadı düşmanlık! Devletine kendisini adamış bir lidere, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan bir düşmanlık! Anlaşılıyor ki, Suruç’ta denenen oyun da, Diyarbakır’da denen oyun da, Ankara’dakiyle aynı… Dinine, devletine, milletine bağlı Müslüman Türk Milletini sokağa dökemeyeceksiniz. Ülkemizi kan gölüne çeviremeyeceksiniz. Niye demokrasiden, yapılacak demokratik bir seçimden korkuyorsunuz? Seçime şurada topu topu 15 gün kaldı. Ortalığı bulandırmak isteyenler var. Ortalığı bulandırmak isteyenlere yardımcı olmayın. Hainlere yardım ve yataklık, hainliktir. Terör, korku yayma niyetindedir. Milleti korkutmak, yıldırmak, sindirmek istemektedirler. Bilmezler mi, bizim millet korku nedir bilmez? Milletim cesurdur. O ne yapacağını ve kimin yanında olacağını çok iyi bilir. Sanki korkuya kapılan, telaşlanan birileri var ve o korkuyla, etrafa saldırılıyor. Görünen o!

Ben, siyaseti yanlış adamlarla birlikte yapanlara üzülüyorum. Bu ülke de yaşıyorsun, bu ülkenin vergilerinden sana vekil maaşları veriliyor ve sen hep oradasın; kime hizmet ediyorsun, neden hizmet ediyorsun, bilmiyorsun. Yaptığınız şey, tehlikeli ve hem de korkunç!

Mağdurun yanında olan bir milletizdir. Bu defa kimin mağdur olduğunu fark ettik sayenizde! Şunu herkes anladı ki, terör yaşama saldırıdır. Terörün dini, imanı, mezhebi, kitabı, milleti, milliyeti yoktur. Terör ne benim yanımdadır, ne de kendisinin yanında olduğunu sananın… Terör, istediğini gerçekleştirdiğinde önce birlikte çalıştıklarını imha eder. O nedenle, boşuna ‘Arkasında kimler var? Kim yaptı?’ sorusuna cevap aranmasın. Bence, terörün arkasında kim olursa olsun. Yapılan şey hep aynı! Savunmasız insanlara karşı yapılışı, insan yaşamına kastedişi, terörün iğrenç niyetini ortaya koymuyor mu? Onun içindir ki, terörün her türlüsü birdir. Kime yapıldığı önemlidir. O da, korunmasız, savunmasız insanlara kalleşçe yapıldığı, milleti hedef aldığı, apaçık bellidir. İki gündür, dünya liderleri yapılan menfur saldırıyı kınamakta, birçok devlet baş sağlığı dilemekte ve terör belasında sonuna kadar mücadelede yanımızda olduklarını açıklamaktalar. Onlar birliktelik gösterdikleri gibi mevcut siyasi partilerimizde aynı birlikteliği göstermeliler. O zaman terör belasını daha çabuk defederiz. Terör belasıyla birlikte olanlar, er veya geç kendi canlarından olacaklardır. Ne olur, son bir defa vicdanlarınızı yoklayın. Ateşe atılırken, İbrahim(a.s) olun; birini yakmadan, kendinizi yakın ki, ateşin ehemmiyetini anlayasınız. Canlara kurşun sıkılırken, İsmail(a.s) olun; kurşunun önüne atılın ki, canın kıymetini bilesiniz. Suya atılırken, Yunus(a.s) olun; vurulduğunuzda, içinizdeki ateşi söndürecek bir damla suyun idrakini bilesiniz. Bir defa doğruyu söyleyin. İnsanları kandırmayın. Korku sizi sardı, biliyorum. O yüzden ne yapacağınızı, ne edeceğinizi bilemiyorsunuz. Türkiye’yi yangın yerine çevirdiniz; ateşle yârenlik olmaz. Yapmayın. Ateşinizle birlikte ahirete gitmeyin. O ateş, cehennem ateşiniz olmasın. Vakit geç değil! Uyanabilirsiniz. Yanlışımı fark ettim; bir daha yanlış yapmayacağım, milletimin yanında yer alacağım, diyebilirsiniz. Birliğimize, beraberliğimize halel getirmeyin.

Şu güzelim ülkenin, dünyada eşi benzeri yok! Yok, yok! Elin yabancısının ekmeğine yağ sürmeyin. Türkiye hepimizin, hepimize de yeter. Sen ben yok, biz varız, diyorum. Ayırım yapan bizden değildir, diyorum. Ben, insanımı seviyorum, diyorum. Ya sen? Benim seni sevdiğim kadar beni seviyor musun? Yapmayın, devletin başını, emniyeti, miti hedef göstermeyin. İnanın siz böyle yaptıkça, ben daha fazla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyorum; siz böyle yaptıkça, ben daha fazla Ak Partili oluyorum.

Canı gönülden Ak Parti tek başına seçilsin diye çırpınıyorum, didiniyorum, uğraşıyorum. Böyle yapmakla daha fazla kaybettiğinizin farkında mısınız? Biz millet olarak şuna inanırız, bilmem bilir misiniz? “Zafer Hakkın ve Hakka inananlarındır.” Bunu bilir, buna inanırız.

Terör yaşama saldırıdır. Kalleşçe, sinsice, habersiz saldırır. Savunmasız insanı yok etmeye çalışır. Suruç’taki, Diyarbakır’daki, Ankara’daki kalabalıklara saldırdığı gibi! İstediğiniz kadar insan yaşamına saldırın, bir gün oyunlarınız bozulacak, terör belası kurutulacaktır.

Milletimiz bölünmez bir bütündür. Allah’ın izniyle, eski günlere döneceğiz; Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle hep bir arada yaşamaya devam edeceğiz. Biz, zaten kardeşiz. Bizi birbirimizden ayırmaya kimsenin gücü yetmez.

Hepimizin başı sağ olsun.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR