21 Eylül 2017 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Tuncay Engin'in Şair Yanı...

21 Ocak 2014 Salı 14:45

 BAKA GENEL SEKRETERİ TUNCAY ENGİN’İN ŞAİR YANIYLA KONUŞTUK… SOHBET ETTİK.

Bizi birbirimize bağlayan yanını daha öncesinde tespit etmiş, az da olsa şiirleriyle tanışma fırsatı yakalamıştım.

 

Zaman yetmemişti, yoğun bir çalışma temposu içinde olduğundan, tam kaynaşamadan ayrılmak zorunda kalmıştım, kendisinden!

Bugün istedim ki, bana biraz zaman ayırır, şiirlerini dinlerim, onunla bir olurken, duygularımızı yatıştırırız. Onedenle, iki gün önceden kendisini aradım, bugün için randevu aldım. Baka’ya gittiğimde, yine kalabalıktı… Bekleyenler vardı. Ben önceden talepte bulunmuştum, yanıma yaklaştı ‘bir küçük ricada bulundu’ ne diyebilirdim. ‘tabii ki, memnuniyetle’ dedim. Baş başa kalmak, şairle şiiri konuşmak adına öğlen saatine kadar bekledim.

Baka’nın hizmetlerine az değinebildik… ‘Neler yapıyorsunuz, kimler Baka’dan faydalanıyor, kimler kredi almak için proje sunuyor, genellikle Baka’ya projesunanlar, hangi ilden, hangi ilçeden, hangi kasaba veya köyden?’ diyecektim ama yine katılacağı bir programa geciktiği için çağırılınca, her şeyi bıraktım.

Baka, hangi girişimciyi destekliyor? O girişimci ruha sahip olan insanlar, hangi bölgenin insanı? İstatistiklere göre verilen teşviklerin yıllara göre dağılımı? Kurulduğu yıldan beri desteklediği projelerin genellikle ne gibi yatırımlara yönelik oldukları? Öğrenmek istediğim sorulardan bazılarıydı. Sonraki bir gün yapacağımız sohbetimize kaldı.

 

Kısa adı Baka, uzun adı Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olan bu kurum kurulduğundan beri Tuncay Engin’in Genel Sekreterliği tarafından yürütülmekte ve Isparta, Burdur, Antalya ili, ilçeleri bu kapsamın içinde bulunmakta… Tuncay Engin, bir gün Antalya cephesinde, diğer gün Burdur cephesinde, ondan sonraki gün Isparta’da! Yerinde bir dakika durduğu yok!

Baka’nın genel sekreterinin şair ve yazar oluşu, beni anlaması yönünden anlamlı ve o nedenle de kendisiyle 3-5 defa görüşmüşümdür.

Bir önceki görüşmemde, şiirlerinden bazılarıgöstermişti ve çok hoşuma gitmişti. ‘Bir şiirine bakabilir miyim?’ dedim. Hemen bilgisayarı açtı, açtığı şiiri kendim bizzat okudum. ‘Nasıl güzel mi?’ dedi. ‘Çok güzel! Bir dörtlükte olsa, yazımın altına ekleyeceğim bir şiirini istiyorum’ dedim.

 

Ben, teşvik yönüyle bakmıyorum Tuncay Engin’e: Elbette bulunduğumuz ilin veya yöre illerimizin gelişmesine katkısı oluyor, olacaktır. Görevini layıkıyla yaptığına eminim. Orada bir şair, orada bir yazar var. Beni anlayacak biri, içimizden biri, bizden biri! Yok işte, koca şehirde kaç kişiyiz ve ne kadar biliniyoruz.

 

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ve bünyesindeki Kütüphane Müdürlüğünün, şehriyle ilgili, şehrindeki yazarlarıyla ilgili, onların çalışmalarıyla ilgili bir çalışması var mı? Kaç kitap yayınlamış, bu kitaplar hangi konularla ilgili? Böyle bir araştırma çalışması var mı?

Şehri anlatan, şehrin insanını anlatan eserlerden daha çok eski kalıntıların peşine düşmüşüz. ‘Bu şehirde, asırlar öncesinde kimler yaşamış?’ Güzel de, bugünü, bugünün insanını yok sayarsak, yarın mevcut günümüzde yaşayanlarınmedeniyetlerinden, araştırmacılar ortaya eski kalıntı olarak ne çıkaracaklar? Merak ediyorum doğrusu! Beton binaların yığınlarının arasında, eskilerin işledikleri o doğal taşlarda olmuyor. Günümüzün modern binaları yıkıldığında, geriye bir toz yığınından başka bir şey kalmıyor. Bir medeniyet, toz bulutları arasında yok olup, gidiyor.

Şehri kuran insanlar, teşvik edenler, proje sunumlarını destekleyenler; modernliğin basmakalıp telkinlerinin yanında, yaptıkları işlerin arasına duygusallık katsalar, yepyeni bir dünya kurduklarını göreceklerdir.

 

İşte Tuncay Engin’de, Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik’te, Gramofon Kafe’nin Sahibi Hasan Büyükçam’da gördüğüm şair yönlerinin işlerine yansıyışı şiir olup, robotumsu tutum ve davranışı yok etmekte! Yalnız değilmişim, dedirtiyor bana… Seviniyorum.

‘Şairi seviyorsan, şiirini de seversin veya şiiri seviyorsan şairini de seversin gibi bir şey denilmişti, bir yerde!

 

İşte Tunay Engin’in şiiri… Sizi, şiiriyle baş başa bırakıyorum. Bakalım, yukarıdaki yoruma katılacak mısınız,şairin şiirini sevecek misiniz?

 

 

NEREDESİN

Susadım, gizleyemem artık,
İtiraf ediyorum... 
Ne kadar da muhtaçmışım,
Şefkatiyle kucaklayan,
Sımsıkı saran,
Ruhumu cendereden çıkaran,
Bir dost sıcaklığına...

Hasretim inan,
Hissediyorum iliklerime kadar,
Yokluğunu bir dost elinin.
Gönülden seven, derdimle hem dem, 
Varlığıyla huzur veren,
Görünce sevinçle dolduğum,
Firakıyla hüzünlere salan...
Bir can dostuna...

Kızgın çöllerde, 
Sevgisizlik evreninde,
Muzdarip gönlüme dökülen,
Coşkun bir çağlayan gibi,
Dol gönlüme gürül gürül...

Sar muhabbetinle,
Kucakla merhametinle,
Bekliyorum yıllardır,
Dindir ruhumun acılarını,
Şifalı bir merhem ol...

Gel artık ne olur,
Gözüm yollarda, 
Bekliyorum hep,
Yakub misali gözyaşlarıyla,
Ve Eyyub sabrıyla

Gel artık,
Neredesin...

30 Haziran 2012 23:33 Tuncay Engin

    

     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR