25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
28 Mart 2013 Perşembe 18:31

‘Türkiye’de Başkanlık Sistemini’ Anlattı

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Tekin, Süleyman Demirel Üniversitesinin (SDÜ) konuğu oldu.
‘Türkiye’de Başkanlık Sistemini’ Anlattı

SDÜ Öğrenci Konseyince düzenlenen “Türkiye’de Başkanlık Sistemi” konulu konferansa katılan Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin, Türkiye’nin gündemdeki sıcaklığını koruyan Başkanlık sistemi hakkında üniversite gençliğine bilgiler verdi.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan konferansın açılış konuşmasını Türkiye Öğrenci Konseyi Başkan Vekili ve SDÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Feyzullah Tecirli yaptı. “Sistemleri ve kişileri değiştirilebilirsiniz fakat değiştiremediğiniz kişilerin ve kitlelerin zihin dogmaları ise orada kaybedersiniz” diyen Tecirli, başkası tarafından koyulan kuralların hüküm sürdüğü yerde özgürlüklerden söz edilemeyeceğini söyledi. Tecirli esas ve baki olanın devletin korunması ve içinde yaşayan halkın haklarının savunulması olduğunu ifade etti.

Devletler ve sistemler canlı birer organizma gibidir
Konuşmasına “Türkiye’nin gelecek gündemine yön verecek yeni arayışlara hoş geldiniz” diyerek başlayan SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu, devletler ve sistemleri canlı birer organizmaya benzeterek çevresel etkenlere, teknolojinin gerektirdiği yeni toplumsal örgütlenmelere, dünyadaki yakın ve uzak çevrenin ortaya koyduğu parametrelere uygun davranılmadığı takdirde rekabette öne geçilemeyeceğini kaydetti. Aristo’nun yönetim anlayışına getirdiği yoruma değinen İbicioğlu, krallık, başkanlık ya da parlamenter sistemin var olduğu pek çok ülkede demokrasinin de var olduğunu belirterek Türkiye’de yönetim sisteminin yeterince tartışılamadığını söyledi.

Başkanlık sistemini mutlaka tartışmamız gerekiyor
İbicioğlu, “Devletin, toplumun ve dünyanın gidişatına paralel, teknolojinin gerektirdiği örgüt ve paradigmalarına uygun olarak biz de kendi yönetim sistemimizi zaman zaman tartışmaya açmıyor, bundan çekiniyoruz. 21. yüzyılın yeryüzü mirasçıları olarak ülkemizi gelecek nesillere taşıyacak, gelecekteki başarılara, dünya çapında hayal ettiğimiz yıllara yani kısaca bizi ilelebet muzaffere taşıyacak sistemleri tartışmalıyız. Başkanlık sistemini mutlaka tartışmamız gerekiyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin diyorsak; millet de kendi yaklaşımlarıyla ilgili yaklaşımları ortaya koyma özgürlük ve imkânına sahip olmalıdır. Tartışarak toplumsal dokumuza uygun olan kanunlar ve anayasa değişiklikleri yapabilmeliyiz” diye konuştu.

Başkanlıkta federal bir yapı şart değil
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Tekin de, Isparta’da ve SDÜ’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Bakan Yardımcısı Tekin, SDÜ’nün genç bir üniversite olmasına rağmen yönetim ve öğrencilerin el ele vererek güzel bir atmosfer oluşturup önemli başarılara imza attığını söyledi. Başkanlık sisteminin Türkiye'de tam anlamı ile tartışılmadığını vurgulayan Tekin, başkanlık sistemi ile Türkiye'de federal bir yapının hakim olacağı yönündeki kanaatlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Hükümet sistemleri tartışmasının çok eskiye dayandığının altını çizen Tekin, bu tartışmaların hiçbir dönemde sağlıklı bir şekilde yapılamadığını belirtti.

Ülkemiz uzun bir parlamenter deneyime sahip
Türkiye’deki parlamenter sistemin uygulaması ve algısının darbelere –vesayetçi yapı diye tartıştığımız bu yapıya- davetiye çıkaracağını savunan Tekin, ülkemizin uzun bir parlamenter deneyime sahip olduğunu söyleyerek bu dönemlerde ülkenin gerek siyasal istikrar anlamında gerek demokratik idealler ve hukuk devleti prensipleri açısından anayasal ilke haline getirilen parlamenter sistemin Türkiye’nin sosyal ve siyasal yapısına uygun olmadığını iddia etti. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana istikrarlı ve hukuk devleti prensiplerinin uygulandığı bir Türkiye olduğunu vurgulayan Tekin, “Bizim arzuladığımız, bu tablonun devam etmesi” dedi.

Siyasal istikrarın sağlandığı bir yapı şart
“Hükümet sistemi açısından siyasal istikrarın sağlandığı bir yapının oluşturulması şart” diyen Bakan Yardımcısı, “Bunu yaparken önceliklerimiz demokratik devlet, hukuk devleti ve Türkiye’nin bütünlüğü. Bunlar bizim vazgeçemeyeceğimiz ilkelerdir. Bu ilkeler çerçevesinde Türkiye’nin siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel ve tarihsel birikiminden hareketle kendisi için en uygun olan sistemin tercih edilmesi arzusundayız” şeklinde konuştu.

Ülkenin bölünmez bütünlüğü üzerine hem fikiriz
Federal ve üniter sistem kavramlarının bir devlet sistemi; başkanlık sisteminin ise bir hükümet sistemi kavramı olduğunun altını çizen Tekin, şunları kaydetti: “Bu ülkede yaşayanlar olarak ülkenin bölünmez bütünlüğü konusunda hem fikiriz. Bu tartışma zorunlu olarak federal devlet tartışmasını beraberinde getirmez. Biz, devleti kurduk ama devlet adına kim hareket edecek; yasama ve yürütme arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğini tartışıyoruz.”

Hükümet kurmakta zorluk yaşanıyor
Tekin şöyle devam etti: “Bugün seçtiğimiz parlamento kendi içerinde bir hükümet seçme durumunda kalıyor yani yürütmeyi belirliyor yürütmeye güven oyu veriyor. Farklı politik tercihlerin yansıdığı bir parlamentoyla karşı karşıya kaldığımız için hükümet kurmak da zorluk yaşanıyor. Bu sorunları kaldırmak amacıyla diyoruz ki bu iki gücü birbirinden ayıralım yürütmeyi biz seçelim. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulunda bulunan yürütme yetkisi, başkanlık sisteminde başkana yükleniyor. Bu modellerden ikisi de demokratik bir biçimde uygulanabilir, otoriter rejim halini alabilir, her ülke kendi coğrafi, tarihi ya da sosyal yapısına uygun olanı seçebilir.”

Demokrasi hesap sorabildiğimiz bir yapıdır
Bakan Yardımcısı Tekin konuşmasını şöyle tamamladı: “Madem demokratik bir ülkeyiz, madem herkesin parlamentoda temsil edilmesini istiyoruz. O zaman hükümet kurma yetkisini millete verelim. Bir milletvekili bir de yürütme için oy kullansın. Başkanlık sisteminin özü budur. Diyoruz ki yasama ve yürütmeyi birbirinden ayıralım, yürütme erkini verdiğimiz başkan dediğimiz kişi bir kişi olsun, onu da biz seçelim. Demokrasi bizim seçtiğimiz ve seçimlerimizin karşılığında hesap sorabildiğimiz bir yapıdır. Hukuk devleti ilkesi açısından da en temel prensibimiz kendisine yetki verdiğimiz kişilerin hesap vermesinin sağlanması.”

Ayrıca, Bakan Tekin, konferans öncesinde SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu'nu makamında ziyaret etti. Ziyarette günün anısına SDÜ ürünlerinden oluşan hediyeler verildi.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR