21 Eylül 2017 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Yanılma Konusunda...

21 Şubat 2012 Salı 12:56

İNSAN, BİRİ HAKKINDA YANILMAMAK İÇİN BİR ZAMAN BEKLEMELİ…

Biri hakkında yanılmamak için o kişi hakkında ön yargılı olmayacaksın ve bir de o kişi hakkında acele karar vermeyeceksin.

Mantıklı davranabilmenin yolu, mantıklı düşünmekten geçer. Bir zaman dilimi geçmeli en azından; geçtiğinde, biri hakkındaki öncesinde verdiğin ön yargılı kararın, değişebiliyor. İlk verdiğin karar, sinirli anında verilmiş karardır… Bu sağlıklı olmayabiliyor. Ancak, ikinci aldığın karar yatıştığın zamanki verdiğin karardır… O an verdiğin karar en makbul olan karardır.

Biri devamlı sana kötülenmişse ona bir türlü yaklaşamıyorsun. Biri sana hep övgüyle anlatılmışsa ona da, sevgiyle yaklaşıyorsun. Öncekine kinin, sonrakine sevgin, değişmez mi? Zaman geçtiğinde değişir. Ben, kendi hatamı söyleyeyim. İçimde kin olmayan, çabuk kırılan biriyim. Birini överim, çok yaptığım şeylerden biridir. Onun hatasını gördüğümde de, her fırsatını bulduğumda; sözlerimle kendisini döverim. Kimseyle yumruk yumruğa kavgam olmamıştır hiç! Elden geldiğince kavgadan kaçtım. Şükür, kötülerin ve kötülüklerin hep uzağında kaldım. Kötü ve kötülüklerden uzak kalmanın sırrı; bir olayın ardından, şiddete gerek duymadan; olayın çözümünü sağlamak için makul ve mantıklı düşünecek zamanı kollamaktadır. O da, olaydan sonraki birkaç saat veya birkaç gündür. Bu zaman zarfında, sağlıklı düşünebiliyorsun. Hakkında yanlış düşündüğün birine o süreden sonra hak verebiliyorsun.

Kararın kati olduğu, kesinlikle değişmediği bir durum oluşmuşsa; insanın o kişiyle beraber yaşadığı zamanki, tetikleyici sebep ve sonuçlara bakmalı… Yaşanmışlar da, bir an da zihinden silinip atılamıyor. İnsan, insanca yaşasa arada çatışma olmaz. Kırılma da olmaz. İsteklerin fazlalığı, bir tarafın hırsının fazlalığından kaynaklanır. Hırs, kırılma noktasına varışı hızlandıran faktördür. Bir kişi hakkındaki fikrin hiç değişmiyorsa bu oluşum kindendir. Kin, hayatın sonuna kadar seni yalnız bırakmaz. Sağlıklı düşünmeye, ortamı güzelleştirmeye fırsat vermez. Kin, bitiştir. İnsanı, içten içe kemirir… Yer, bitirir. Kini bıraktığın an dünyaya yeniden gelmişsin gibi olursun. Yeniden doğmak gibi bir şey!

İnsan, kendinden büyük düşünmeli… Kendisinden büyüklerle oturup kalkmasıyla mümkün olabilecek bir şey, dediğim durum! Düşüncesi büyük olan, faziletli insanlarla bir arada olmalısın. Hani deniliyor ya “Hacı hoca birbirini bulur, tekkede… Sarhoşta sarhoşu  bulur, meyhane de!” herkes kendisine yakın olanlarla oturup kalkar. Farklı olmayı istediğin an iyiliğe namzetsin demektir. Senden daha bilgili insanlarla olman, seni yüceltir… Yükseltir. Senden aşağıdakilerle bir olman da seni küçültür. Friedrich Holderin “Hiçbir varlık, insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz” demiştir. Anlatmak istediğimi doğruluyor mu?

Her şey senin, benim kontrolümde de gelişmiyor. Sen istesen de, istemesen de hava soğuyor… Isınıyor. Mevsimler ani değişimler yaşıyor. O ani değişim anında istemediğin rahatsızlıklar oluyor. Bir soğuk, bir sıcak oluyor. Ani bir rüzgârla karşılaşıyorsun, sonra durgun ve sıcak bir hava! Yapraklar dökülüyor… Kış geldi, diyorsun. Ardından henüz yeni meyve veren ağaçlar ve onların rengârenk meyveleri alabildiğine şaşırtıyor seni! Henüz mevsim yaz, siz bakmayın ekimin veya kasımın bir sonbahar mevsimi ayı oluşuna! Alışamıyorsun ama kızamıyorsun da! Bu değişim sürecinde grip olmuş birine “Çok çok geçmiş olsun kardeşim de; sen de, kendini hiç korumuyorsun… Kollamıyorsun. Açıkçası, kendi elinle yapmışsın. Katlanacaksın sonucuna!” deyip, bir de arkadaşını, dostunu veya yakınını azarlıyorsun. Alışamadığın ve kızamadığın mevsim ve onun vazgeçilmez ayları gibi arkadaş dediğin veya dost dediğin yıllarca beraber olduğun, vazgeçilemeyecek insanların yaptığı karşısında da, hemen alışamadığımız gibi kızmamalıyız da!

Sağlıklı düşünebilecek bir zaman bulmalıyız, kendimize!  

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR